Geri Dön

Endüstriye direnen ‘bayraklar’!

39 yaşındaki Francesco Totti’nin kulübü Roma ile yeni bir sözleşme imzalamaya hazırlanışı, futbolda kaybolmaya yüz tutan ‘bayrak adamları’ yeniden gündeme getirdi. Maldini, Baresi, Carragher, Baba Hakkı, Süleyman Seba gibi isimler endüstriyel futbolun yıkamadığı efsaneler arasında...

Endüstriye direnen ‘bayraklar’!

Taraftarlık bir sadakat işi. Fakat söz konusu futbolculuksa moda kelimemiz “profesyonellik”... Futbol tarihi taraftarların şaşkın bakışları arasında takımının en büyük rakibine transfer olan çok futbolcuya şahit oldu. Hepsi de “profesyonellik” bahanesine sığındı ama taraftarları ikna edemediler. İlk maçta sahaya yabancı maddeler yağdı; küfürler edildi. Barcelona’dan Real Madrid’e transfer olan Portekizli Figo’ya Camp Nou’da kesik domuz başı atıldığını hatırlayanlar olacaktır elbette.

Nadir olsa da gönül verdiği takımı terk etmeyen, bu sayede efsaneleşen isimler de var. En büyük örneği İtalyan efsanesi, Roma kaptanı Francesco Totti. 39 yaşındaki süper yıldızın kramponlarını asmaya niyeti yok. Birkaç gün içinde takımı Roma ile yeni bir sözleşme imzalaması bekleniyor hatta. “Paranın önemi yok” açıklamalarından, bu sözleşmenin imzalanacağını tahmin etmek güç değil. Fakat tek talibi Roma değil! Geçtiğimiz günlerde Barcelona teknik direktörü Luis Enrique’nin 40’ına merdiven dayamış Totti için “Mümkün olsa takımımda görmek isterim” açıklaması yapmıştı. “Mümkün olsa” diyor çünkü Totti’nin Roma’yı bırakmayacağını biliyor. Çünkü zamanında özellikle Real Madrid, Roma’nın ve kaptanın kapısını çok aşındırmış ama bir sonuç alamamıştı.

‘İtalyan işi’ sadakat!
Takımını hiçbir zaman bırakmayan futbolcular için İtalyanlar “Bandiera” kelimesini kullanıyor. İtalyanca karşılığı “bayrak” olan bu kelimeyi spor yorumcusu Bülent Timurlenk “bayrak adam” olarak çevirdi ve kullanımı yaygınlaştı... Bu tanımın dilimize İtalyancadan girmesi şaşırtıcı değil. Çünkü İtalyan futbolcular ve kulüpler sadakatleriyle ünlü.

Totti ile birlikte Daniele De Rossi’nin de sırtına Roma’dan başka hiçbir kulübün formasını geçirmediğini söylemek lazım. Milan’ın baba-oğul efsaneleriyle devam edelim... Bir ay kadar önce hayatını kaybeden ünlü İtalyan futbolcu Cesare Maldini yaklaşık 12 yıl aynı takımda, Milan’da forma giymişti. Ondan bayrağı devralan oğlu Paolo Maldini ise Milan’dan başka hiçbir kulüpte (altyapı kariyeri de dahil) oynamadı. 1960 doğumlu Franco Baresi’yi de saymak gerekir. 1977’de başladığı kariyerine 1997’de yine Milan’da son veren Baresi, kulüp için en az Maldini’ler kadar özeldi. Milano’nun diğer büyük takımı İnter ise Giuseppe Bergomi’ye sahipti. Bergomi 1980’den 1999’a kadar mavi-siyahlı formayı giydi.

İspanya takipte
İtalya kadar olmasa da İngiltere de bayrak adamlarına sahip çıkan ülkelerden biri. En önemli örnek Jamie Carragher... Liverpool’da efsane olan defans oyuncusu altyapı da dahil tüm kariyerini “kırmızılar” için harcadı. Steven Gerrard ise 1998’den 2015’e kadar kırmızı formayı giydikten sonra yönetim sözleşmesini uzatmayınca Amerika’nın, yıldızları toplayan takımı Los Angeles Galaxy’nin yolunu tuttu.

Bir diğer futbol ülkesi İspanya’da ise “bayrak adam” tanımının karşılığı Athletic Bilbao efsanesi olan Julen Guerrero’dur. Bayern, Lazio, Barcelona, Manchester United ve Real Madrid gibi devlerin peşinden koştuğu dönemde Guerrero takımıyla 10 yıllık bir anlaşma imzalamıştı. Formdan düştüğünde ise sadece takımını değil, futbolu bıraktı. Dünya devi Barcelona’dan da bahsedelim... Takımın efsane kaptanı Carles Puyol formasını 15 sene üzerinden çıkarmadı. Dünyanın en büyük futbolcusu olarak tanınan Lionel Messi de Katalan ekibinden başka hiçbir kulüpte forma giymedi. Keza İspanyol yıldız Andres Iniesta da 2002’den beri Barcelona’da...

Baba Hakkı ve Bernabeu benzerliği

Türkiye’de futbol endüstriyelleşmeden önce daha çok bayrak adamımız vardı. Fakat endüstriyelleşen futbol kulüplerle oyuncuların arasını açtı. Modern zamanlardan bize geriye sadece iki isim kaldı: Rıza Çalımbay ve Bülent Korkmaz. Korkmaz Galatasaray formasını tam 18, Rıza Çalımbay ise Beşiktaş formasını tam 16 sene terletti. Bir diğer örnek de Trabzon’dan: Şenol Güneş! Güneş, Trabzonspor’un kalesinde 6 şampiyonluk görerek efsaneleşti.

Biraz daha geriye gidelim... “Berlin Panteri” Turgay Şeren’i saymazsak olmaz. Şeren, 1967’den 1987’ye 20 yıl boyunca Galatasaray forması giymişti. Sivassporlu Hayrettin Yerlikaya ise 1999’dan 2013’e kadar aynı kulüpte mücadele etti. Fenerbahçe’nin bayrak adamı olarak ise Müjdat Yetkiner’i sayabiliriz. Yetkiner 1980’den 1995’e tam 15 sene Fenerbahçe’nin başarısı için ter döktü.

Beşiktaş’ın iki efsane ismi ve onursal başkanları “Baba” lakaplı Hakkı Yeten ile Süleyman Seba ise ayrı bir paragrafı hakediyor. 1931’den 1948’e tam 17 sezon siyah-beyazlı formayı giyen Yeten, Real Madrid efsanesi Bernabeu gibi futbolculuk kariyerinden sonra teknik adam ve başkan olarak da kulübe hizmet etti. Kısa süren futbolculuk kariyerine rağmen İnönü Stadı’nın ilk golünü atarak tarihe geçen Seba ise 1984-2000 yılları arasında kulübün başkanlığını yaparak efsaneleşti.

Acımasız olan kulüpler de var!

Futbolcu sadık olabilir ama kulüpler de bazen yıldızlarını kapıya koyar! Bu konuda en acımasız kulüp Real Madrid olabilir. Kulübün stadına ismi verilen Santiago Bernabeu; futbolcu, teknik direktör ve başkan olarak uzun yıllar kulübüne hizmet verdi ama Madrid temsilcisi son yıllarda iki süper yıldızını takımdan gönderdi. İlki unutulmaz golcü Raúl’dü. Real Madrid’den sonra Raúl Almaya’nın yolunu tuttu. İkinci isim ise 17 yaşında kaleyi devralan Iker Casillas’tı. Casillas 16 sezonun ardından takımdan gönderildi.

90 yaşında rekor denemesiRusya'da 90 yaşındaki Boris Grafov Mikhailovich, Rekorlar Kitabı'na girmek için 9'uncu kez 200 metreden bungee jumping yaptı

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber