Geri Dön

Geleceği önceden tasarlamak gerek

Sabancı Üniversitesi’nin eski Rektörü Tosun Terzioğlu, üniversitedeki eğitimin lisedekinden çok farklı olduğunu söylüyor. Terzioğlu’na göre okulda ve aile çevresinde ‘sorgusuz sualsiz uslu çocuk ol’ anlayışıyla yetişirseniz, üniversitede zorlanırsınız

Geleceği önceden tasarlamak gerek

ABANCI Üniversitesi eski Rektörü Tosun Terzioğlu, 2009 yılında bu görevden ayrılarak akademisyenliğe döndü. Lisansını matematik dalında İngiltere Newcastle-upon-Tyne Üniversitesi’nde, doktorasını aynı dalda Frankfurt Üniversitesi’nde yapan Terzioğlu, Michigan, Wuppertal ve Orta Doğu Teknik üniversitelerinde ders verdi. ODTÜ’de Matematik Bölüm Başkanlığı da yapan Terzioğlu, hem Türkiye’deki hem de yurtdışındaki üniversiteleri yakından tanıyor. Tosun Terzioğlu’nu ziyaret ettik ve kendisine merak ettiklerimizi sorduk.

Büyüklerimiz bizlerin çok sanal yaşadığını söylüyor. Sizce de öyle mi?

Bazen biz akademisyenler de aynı şeyden şikâyet ediyoruz. Çünkü öğrenciler tüm zamanlarını bilgisayarda geçiriyorlar.

Bilgiyi ararken bilgi kirliliğiyle de karşılaşıyoruz aslında. Doğru bilgiye nasıl ulaşabiliriz?

Bugün bilgiye çok rahatlıkla ulaşıyorsunuz ama önümüze gelenin doğru olup olmadığını anlamanız çok zor. Çabuk bilgiye ulaşmak için tembellik edip bazen Wikipedia’yı kullanıyorum. Bildiğim konular olduğunda “Bu madde çok zayıf” gibi değerlendirmeler yapabiliyorum. Sizlere de tavsiyem tek bir kaynaktan edindiğiniz bilgilere güvenmeyin ve başka kaynakları da araştırın. Bilgiyi süzecek, elde ettiğiniz bilgiyi içselleştirecek ve sorgulayacaksınız. Bunları yapmadan o bilgi sizin bilginiz olmaz, sadece sınav bilgisi olur.

Üniversiteye gelen öğrenciler sizce hazır mı?

Lisede ne öğrendiğiniz, yeterli bilginiz var mı, yok mu, hiç önemli değil. Birtakım alışkanlıklar kazanıyorsunuz, bu çok daha önemli. Eğer okulda ve aile çevrenizde “sorgusuz sualsiz uslu çocuk ol” anlayışıyla yetişiyorsanız üniversitede zorlanırsınız. Çünkü bilim bir teoremi tahtaya yazıp “bu doğrudur” diyerek olmuyor. Teorem doğruysa “Neden doğrudur?” sorusunu ortaya koymak, ispatını yapmak gerekir. Bu da daha önce ispat edilmiş teoremlere dayanarak akılla ve mantıkla oluyor. Eğer siz lisedeyken buna alıştıysanız, üniversitede çok zorluk çekmezsiniz. Elbette üniversite lisenin tekrarı değil ama öğrenme biçimi üniversitede farklı.

t-MBA programı kapsamındaki etkinliklerimiz hakkında ne düşünüyorsunuz?

Farklı bir dünyayı daha okuldayken tanıyorsunuz, bu güzel bir fırsat. Bir de şu çok önemli; artık dünyada liderlik ve yöneticilik tanımları çok değişti. Yani “en büyük benim” diyerek yumruğunu masaya vurarak hükmeden bir lider profili yok artık. Liderliğin önemli bir kısmı takım oyununa yatkın olmakla ilintili.

Mutlaka yurtdışı eğitimini hedeflemeli miyiz?

Türkiye’de kimi üniversitelerin lisans eğitimi yurtdışındaki üniversitelerle aynı kalitede. Hatta yer yer daha iyi kalitede eğitim veren birden fazla üniversite var. Bütün Amerikan üniversiteleri de çok iyi değil zaten. Amerika’ya gidip oraya uyum sağlayamamış çok sayıda öğrenci bize gelmek istiyor. Ancak öğrencilik hayatınızın bir döneminde master, doktora ya da değişim programı altında bir süre yurtdışında eğitim almanız size yeni ufuklar kazandırır. Özgüveninizin yerine gelmesi bakımından önemli.

Sizce matematik öğrenciler tarafından neden sevilmiyor?

Bunun nedeni biraz müfredat biraz da öğretmenlerimiz maalesef. Bir de öğrencileri matematikle korkutuyoruz galiba. Matematikte başarılı olmayanın “aptal” diye damgalanması da söz konusu. Hiç böyle bir şey yok. Giriş sınavlarında matematiğe ilişkin gerçekten çok soru soruluyor: Çünkü çoktan seçmeliye çok yatkın bir bilimdir. Ben bu sınavlarda şu sorunun yöneltilmesini çok isterim: “Neden üniversitede okumak istiyorsun?”

Başarının sırrı okumak

Başarılı televizyon programcısı ve belgeselci Nebil Özgentürk, her şeyin okumaktan geçtiğine inanıyor. Ona göre başarıyı yakalamanın formülü de basit: “Yapmak istediğiniz meslekle ilgili hayaller kurun, ilgi alanınıza yoğunlaşın, insan ilişkilerinde de hoşgörünün gerekliliğine inanın.”

NEBİL ÖZGENTÜRK’ün hazırladığı nitelikli televizyon programları ve belgeseller belki izlenme rekorları kırmadı ama hatırı sayılır bir izleyici kitlesini televizyon karşısına çekmeyi başardı ve çok sayıda ödülün sahibi oldu. 11 yıl gibi uzun bir süredir ekranda kalmasının nedeni de bu. Gazete yazıları da ilgiyle okunan Nebil Özgentürk, başarılı olmak isteyen gençlere önemli ipuçları da verdi. Özgentürk ile t-MBA programımız kapsamında başarıya giden yolun ipuçları üzerine konuştuk.

Başarı öğrenci dünyasında çok önemli bir kavram. Yetişkin dünyasındaki anlamından da siz söz edin istiyoruz. Sizce başarı nedir?

Cevabı zor sorularından biri bu. Başarı bence ilerleyeceğiniz alana göre biraz matematik olarak çerçevelenmiş bir şey. Biri aktör olacağım dediği zaman otomatiğe basıp aktör olamaz. Bir formülü yok çünkü bu sahip olduğu Tanrı vergisi yetenekle alakalı bir durum. Eğer kendi alanında çok yoğunlaşırsan başarı gelir diye düşünüyorum. Şimdiden, sizin hayal kurmanız gerekiyor. Eğitimini de göreceksin elbet. Bence başarı formülleri olmakla birlikte her alana işletilecek sabit bir formül de yoktur. Aslında ben her şeyin çok okumaktan geçtiğine inanıyorum. Okumak bence başarının ilk basamaklarından biridir. Bir de insan ilişkileri. Her ilişkide sabrın, hoşgörünün, önyargısız olmanın gerekli olduğunu düşünüyorum.

Yeteneğin hayallerimizi gerçekleştirmede etkisi var mı?

Var tabii. Benim yeteneğimin yazıyla ilgili olduğunu 18 yaşındayken fark ettim. Şiirler yazdım önce. Çevremdeki birkaç kişiye bunları okudum, teşvik edenler oldu. Sonra fotoğraf çekmeye başladım. Baktım fena çekmiyorum “Bu konuda bende yetenek var, ben bu alanlarda yürüyeyim” dedim.

‘Şimdiki aklım olsaydı’ diye başladığınız bir cümleyi nasıl devam ettirirsiniz?

Doğrusu hayalini kurduğum ve çok sevdiğim bir işi yapıyorum. Bir yazımda, “Ben işime değil, hayatıma gidiyorum” demiştim. Evime gider gibi geliyorum buraya. İkincisi belgeselciyim. Mesela bir adamın hayat öyküsünü araştırıyorsun, onun inceliklerini bulup çekip çıkarıyorsun. Çektiğin belgesel de alkışlanıyor, ödüller alıyor. Bunlar çok güzel. Sadece şunun pişmanlığını yaşıyorum, dil konusunda biraz tembel davrandım. Keşke bol bol İngilizce kursu alsaydım diyorum. O zaman History Channel’daki bir belgeseli İngilizcesinden izlemek daha hoş olurdu.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Satır aralarında söyledim ama bir kez daha vurgulamakta fayda var. Yapmak istediğiniz meslekle ilgili hayaller kurun ve ilgi alanınıza yoğunlaşın.

Dünya sorunlarına çözüm üreteceğiz

Doğa Koleji Lise ve Ortaokul İngilizce bölümlerinde 7 yıldır faaliyet gösteren Model United Nations (Model Birleşmiş Milletler-MUN) kulüplerimiz, UNA USA ve Harvard MUN’un da aralarında bulunduğu pek çok uluslararası konferansa katıldı ve 11 ulusal d’MUN konferansı düzenledi.
Dünyanın pek çok ülkesinde öğretim programlarının bir parçası olarak gençlerde dünya meseleleriyle ilgili farkındalık yaratmak amacıyla gerçekleştirilen d’MUN konferansları, bizlere dünya vatandaşlığı yolunda önemli kazanımlar sunuyor. MUN konferanslarına katılarak başarılı delegasyonlar yapıyoruz, vizyon ve sorumluluk sahibi oluyoruz, sorunlara karşı pratik çözümler üretiyoruz, empati kurabilen, farklı bakış açılarına saygılı ve özgüveni yüksek bireyler olma yolunda hızla ilerliyoruz.
Doğa Koleji Ortaokul ve Lise İngilizce Bölümleri olarak 2014-2015 eğitim öğretim yılında 1300 delegenin katılımıyla 5 d’MUN Konferansı düzenleyeceğiz. d’MUN İlkbahar Dönemi Konferansları 15 ve 31 Mart 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Velilere özel eğitim

Doğa Koleji Bursa Kampusu’nda velilerimiz, çocuklarının İngilizce eğitim süreçlerinde yer almak ve katkıda bulunmak için ELT Parents Bursa seminerine katıldılar. Velilerimiz, alanında uzman eğitmenler tarafından verilen, İngilizce eğitimi sürecimizi tanıyıp bu aşamalara dahil olabilmek amacıyla ev ortamlarında fark yaratacak aktivite önerileriyle ilgili eğitim aldılar. Seminerde Ecehan Akbaba “Ortaokul yaş grubunda dil edinim süreci”, Özge Karaoğlu Ergen “Evde yabancı dil edinimini destekleyecek etkinlikler”, Devrim Özdemir de “Dil öğreniminde dijital yol haritası” konularını ele aldı.

En lezzetli yarışma!

Doğa Koleji, ISS Catering işbirliği ile “Sağlığın Renkleri Resim, Kompozisyon ve Yemek Tarifi Yarışması” düzenliyor. Tüm kampuslerdeki öğrencilerin katılabildiği ve her yaş düzeyine farklı çerçevede düzenlenen yarışmada ilkokul 3 ve 4. sınıf öğrencileri, “Anneme Sağlıklı Beslenme Önerileri” konusuyla kompozisyon yazarak yarışacak. İlkokul 2, 3 ve 4. sınıfta okuyan arkadaşlarımız ise “Anneme Sağlıklı Beslenme Önerileri” konulu resim çalışmasıyla yarışacaklar. Ortaokul ve lise öğrencisi arkadaşlarımız da sağlıklı beslenme kapsamında yemek tarifi sunarak yarışmaya katılacaklar. Yarışmada dereceye girenleri yurtiçi, yurtdışı eğitim için para ödülü, playstation, camera, tablet bilgisayar gibi ödüller bekliyor.

AJANDA

SİNEMA: Yönetmenliğini David Koepp’in yaptığı Üçkağıtçı Mortdecai adlı komedi filminde Johnny Depp, Ewan Mcgregor, Gwyneth Paltrow, Paul Bettany rol alıyor. Film, iflasın eşiğine gelen bir sanat simsarı olan Charles Mortdecai’nin çalınan bir tablonun izini sürmesi ve başına gelen olaylar dizisini konu alıyor .
SERGİ: “Ressam ve Resim: Mehmet Güleryüz Retrospektifi”, 28 Haziran’a kadar İstanbul Modern’de.
KİTAP: İtalo Calvino’nun “Efsunlu Hayvan Masalları-İtalyan Masalları” adlı kitabı Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.
TİYATRO: Akbank Sanat oyun yazma atölyelerine katılan çocukların senaryolarından ve yönetmen Jonathan Lloyd’un bir öyküsünden uyarlanarak Rachell Barnett tarafından kaleme alınan “Aile Ağacı” adlı oyun 31 Ocak, 7, 14, 21, 28 Şubat’ta Akbank Sanat’ta izlenebilecek.

Erzincan'da kar ve tipi nedeniyle ulaşımda aksama yaşanıyorErzincan-Sivas kara yolundaki Sakaltutan, Kızıldağ ile Erzincan-Gümüşhane kara yolundaki Ahmediye Geçidi'nde kar ve tipi nedeniyle ulaşım güçlükle sağlanıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet