29.08.2026 - 09:44 | Son Güncellenme:
AA
Adalet Bakanı Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının koordinasyonu, Cumhuriyet başsavcılıkları ile emniyet ve jandarma teşkilatlarının işbirliğiyle faili meçhul suçları aydınlatmaya devam ettiklerini belirtti.
Güncel teknolojik imkanlar ve elde edilen yeni deliller ışığında bugün 2 önemli dosyada daha kritik gelişmelere ulaştıklarını kaydeden Gürlek, "Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarımız ile emniyet ve jandarma teşkilatlarımızın koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında bugün 5. dalga operasyon gerçekleştirildi ve 10 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada, Gülistan'ın son görüldüğü köprü ve zaman dilimine ilişkin Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ve iletişim kayıtlarında yeni bulgulara, kaybolmasının ardından Doku'nun Instagram hesabına gerçekleştirilen şüpheli erişim/işlemlere ve su altı arama çalışmalarına ilişkin dikkat çekici tespitlere ulaşıldı. Adli makamlardan gizlendiği belirlenen dalgıç defterindeki kayıtlarla resmi arama tutanaklarının uyuşmadığı tespit edildi. Gülistan'a ait bazı kişisel eşyaların, intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla su altına sonradan yerleştirilmiş olabileceğine ilişkin bulgulara ulaşıldı." ifadelerini kullandı.
Gürlek, ikinci önemli gelişmenin ise 18 yıldır faili belirlenemeyen Dede Baltacı cinayetinde yaşandığını belirterek, şunları kaydetti:
"2008 yılında Şereflikoçhisar'da ölü bulunan Baltacı'nın dosyası, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda Şereflikoçhisar Cumhuriyet Başsavcılığımız ve Şereflikoçhisar İlçe Jandarma Komutanlığımızın yürüttüğü çalışmalarla yeniden incelendi. Daraltılmış baz çalışması, HTS kayıtları, Adli Tıp raporu ve bu verilerle uyumlu tanık beyanı sonucunda cinayetin failleri olduğu değerlendirilen 5 şüpheli tespit edildi. Gerçekleştirilen operasyonun ardından F.K, R.K, A.Ö. ve F.E. tutuklandı; cezaevinde bulunan M.K. hakkında ise adli kontrol kararı verildi."
Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir faili meçhul dosyanın peşini bırakmayacaklarını vurgulayan Gürlek, Cumhuriyet başsavcılıkları, emniyet ve jandarma teşkilatlarının güçlü koordinasyonunda, teknolojinin ve bilimin bütün imkanlarını kullanarak gerçeği ortaya çıkarmaya devam edeceklerini bildirdi.
Gürlek, "Ucu nereye giderse gitsin, suçlular er ya da geç adalet önünde hesap verecektir." ifadesini kullandı.
DEDE BALTACI CİNAYETİ SORUŞTURMASI
Ankara'nın Şereflikoçhisar ilçesinde 2008 yılında cesedi bulunan Dede Baltacı'nın faili meçhul cinayetine ilişkin dosya, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden değerlendirildi. Şereflikoçhisar Cumhuriyet Başsavcılığı ile yürütülen koordineli çalışmalar kapsamında Şereflikoçhisar İlçe Jandarma Komutanlığı personelinden oluşan özel bir ekip görevlendirildi, şüphelilerin olay tarihinde kullandıkları GSM numaraları tespit edilerek olay tarihinin üç ay öncesi ile üç ay sonrasını kapsayan HTS kayıtları talep edildi.
CEP TELEFONU SİNYALLERİ İNCELENDİ
Şüpheli Fedakar Koçak, ifadesinde cesedin bulunduğu yeri bilmediği, diğer şüphelilerin eylemi gerçekleştirdikleri şeklinde beyan vermesine rağmen daraltılmış baz çalışması sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, Fedakar Koçak adına kayıtlı telefonun olay tarihinde belirli aralıklarla cesedin bulunduğu yere yakın bölgeden sinyal aldığı tespit edildi.
TANIK İFADESİ
Tanık Kudret Baltacı, 24 Ağustos 2026 tarihinde verdiği ifadesinde, 2008 yılında Fedakar Koçak ve Murat K. tarafından ölümle tehdit edildiği için eksik beyanda bulunduğunu belirtti. Dede Baltacı'nın Ramazan Kılıç’ın azmettirmesiyle Fedakar Koçak tarafından öldürüldüğünü; cinayetin 12 Ekim 2008 tarihinde gündüz saatlerinde, Fedakar Koçak’ın kaldığı ve bu günlerde eski cami olarak bilinen caminin yakınındaki evin bahçesinde işlendiğini ifade etti. Kudret Baltacı, Fedakar Koçak’ın maktulü ilk olarak bıçakladığını, ardından Murat K., Fikret Ekmen ve Adil Önder’in de maktulü sırt ve göğüs bölgelerinden bıçakladığını, maktulün cesedinin 13 Ekim 2008 tarihine bağlayan gece Fedakar Koçak, Murat K., Fikret Ekmen ve Adil Öner tarafından kırsal bölgeye götürüldüğünü, bu hususları cesedin 19 Ekim 2008 tarihinde bulunmasından sonra Fedakar Koçak’ın kendisine anlatması üzerine öğrendiğini beyan etti.
Soruşturma kapsamında HTS kayıtları, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen otopsi raporu ve olay tarihine ilişkin daraltılmış baz çalışması neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile uyumlu nitelikte olaya ilişkin tanık beyanı doğrultusunda, Fedakar Koçak, Murat K., Ramazan Kılıç, Fikret Ekmen, Adil Öner’in eylemi gerçekleştirdikleri değerlendirildi. 28 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenen operasyonla şüpheliler Ramazan Kılıç, Murat K., Adil Öner, Fikret Ekmen yakalanarak gözaltına alındı. Cezaevinde bulunan Fedakar Koçak ise ifadesi alınmak üzere adliyeye sevk edildi. 'Kasten öldürme' suçundan tutuklama talebiyle sevk edilen şüpheliler Fedakar Koçak, Ramazan Kılıç, Fikret Ekmen ve Adil Öner hakkında tutuklama kararı, şüpheli Murat K. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. (DHA)