Geri Dön
GündemHaklarınızdan vazgeçmeyin

Haklarınızdan vazgeçmeyin

Uzmanlar, olayların dijital ortamlarda yaşanmasının şiddetin derecesini azaltmadığını vurguluyor. Toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin her türlüsü gibi siber şiddet de bir insan hakları ihlalidir.

Haklarınızdan vazgeçmeyin

BM Kadın Birimi tarafından hazırlanan ‘Toplumsal Cinsiyete Dayalı Siber Şiddet Rehberi”, siber şiddet hakkında bilgiler vermek ve dijital alanda kontrolü ele almanın yollarını gösteriyor. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikten dolayı kadın ve kız çocuklarının farklı şiddet biçimlerine maruz kaldığını ve aynı zamanda
bu eşitsizliğin dijital alanlarda da varlığını sürdürerek ‘siber şiddete’ sebep olduğunun vurgulandığı çalışmada, “Olayların dijital ortamlarda yaşanması şiddetin derecesini azaltmıyor.

Toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin her türlüsü gibi siber şiddet de bir insan hakları ihlalidir ve eşitsizliklerin bir sonucudur” vurgusu yapıldı

Siber şiddet herkes için

Dünya genelinde pandemi dönemiyle birlikte eşitsizliklerin derinleştiği, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin bir biçimi olan siber şiddetin de arttığının altının çizildiği çalışmada, siber şiddete herkesin maruz kaldığı belirtildi. Ama yapısal eşitsizlik ve ayrımcılıklardan dolayı kadın ve kız çocuklarının karşılaştığı şiddetin daha farklı ve daha fazla olduğu belirtilirken, “Kadınlar; eğitimleri, yaşları, meslekleri, pozisyonları, cinsel yönelimleri, ırk ve etnik kökenleri, ilişki durumları nedeniyle çeşitli siber şiddet içeren davranışlara, çoklu ayrımcılık biçimlerine maruz bırakılma riskiyle karşı karşıya. Dijital ortamlarda daha göz önünde olan kadınlar, siber şiddete daha fazla maruz bırakılıyor: Siyasetçi, gazeteci, sanatçı, yazar, akademisyen ve/veya aktivist olan kadınlar dönem dönem siber şiddet faillerinin açık hedefi haline gelebiliyor.” denildi

Gençler daha fazla siber şiddete maruz kalıyor

15-24 yaş arasında gençlerin yüzde 94’ünün çevrimiçi olduğu bilgisine çalışmada yer verilirken, UNICEF’in, dünya genelinde bir milyon gençle yaptığı bir ankete göre, gençlerin yüzde 70’ten fazlası siber şiddete maruz bırakılıyor. Türkiye’de de siber şiddete en çok 25-40 yaş aralığındakiler maruz bırakılıyor.

Siber şiddet eylemlerinin sosyal medya ve mesajlaşma platformları, uygulamalar, oyunların sohbet odaları, forumlar ve e-posta gibi Bilgi ve İletişim Teknolojileri’nin (BİT) kullanılmasıyla gerçekleştiğinin kaydedildiği raporda şunlar anlatılıyor; “Siber şiddeti uygulayan kişi, eski ya da şu anki eş/partner, okul arkadaşı, bir yakın ya da bir yabancı olabilir. Siber şiddet suçtur ve işleyenler için cezası vardı. Failler, farklı taktik ve amaçlar kullansalar da amaçları değişmiyor: ‘Utandırmak, aşağılamak, korkutmak, tehdit etmek, susturmak veya linç saldırılarını ya da kötü niyetli yakınlaşmaları cesaretlendirmek’. Failler genellikle kontrolü sürdürme konusunda çok kararlılar ve teknoloji bunu yapmak için kullandıkları birçok araçtan sadece birisi. Failin seninle ilgili çok fazla bilgisi olduğunu düşünüyorsan, bu bilgileri cihazlarını veya konumunu izleyerek, çevrim içi hesaplarına erişerek, ya da hakkında çevrim içi bilgi toplayarak elde ediyor olabilir.”

SİBER ŞİDDET TÜRLERİ

Siber şiddet ve türleri hakkında detaylı bilgilerin paylaşıldığı çalışmada, “Siber şiddetin farklı türleri var. İlki siber takip diğer bilinen adıyla ‘stalklama’ bazen hiç masum olmayabilir. Siber takip, e-posta, çevrim içi mesajlar veya internet yoluyla izlenmedir. Hiç haberimiz olmadan casus yazılım veya klavye kaydediciler ile hareketlerimiz izlenebilir. En fazla karşılaşılan diğer bir tür de siber taciz. Dijital cinsel içerikli e-postalar, mesajlar, dijital platforlardan paylaşılan uygunsuz ve saldırgan mesajlar, fiziksel ve cinsel tehdit mesajlar. Görsel odaklı cinsel taciz ise görüntüde yer alan kişinin rızası olmaksızın cinsel içerikli fotoğraflarını ve videolarının çevrim içi olarak dağıtılmasıdır” diye anlatıldı.

Güvenli ve özgür hissedin

Çalışmada siber şiddete maruz kalanların öfke, şaşkınlık, çaresizlik, güçsüzlük, kendi güvenliği konusunda endişe etme, korku ve üzüntü hissedebileceği, aile ve arkadaşlarının duymasından endişe edebileceği belirtilerek, “Yaşadığımız şiddeti önemsizleştirebilir, kendimizi suçlayabilir ve olayları değiştirmek için yapabilecek hiçbir şey olmadığı inancına kapılabiliriz. Hatta sosyal medya hesaplarımızı kapatabiliriz. Bir sosyal medya hesabının kapatılması küçük bir şey gibi görünebilir. Ancak, bu özellikle kadınların ve kız çocuklarının dijital alanlardan çekilmesi anlamına geliyor. Kamusal, özel ve dijital alanlarda kendini güvenli ve özgür hissetmek ve ifade edebilmek hepimizin hakkıdır” denildi.

 

altın fiyatları masaüstüaltın fiyatları mobil
Türk askerinin Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki görev süresi uzatıldıTürk Silahlı Kuvvetlerin'in (TSK), Birleşmiş Milletlerin (BM) Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde icra ettiği harekat ve misyonlara katılımına ilişkin verilen yetkinin bir yıl daha uzatılmasıyla ilgili Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler