Geri Dön

İstanbul ‘caz’da rönesans yaşadı

Dört yıl arasından sonra yine İstanbul’a gelen Grammy’li müzik grubu Snarky Puppy, önceki akşam İstanbul Caz Festivali kapsamında çıktığı açık hava sahnesinde, çokkültürlülüğün önemini vurgulayan bir konsere imza attı

İstanbul ‘caz’da rönesans yaşadı

Caz müziğin dahi isimlerinden basçı ve kompozitör Michael League’in 2003 senesinde kurduğu ve günümüz enstrümantal caz müziğinin en ilham verici ve popüler gruplarından Snarky Puppy önceki akşam İstanbul Caz Festivali’nde Uniq Açıkhava’da sahneye çıktı. Pek çok müzik eleştirmenine göre, enstrümantal caz müziğine rönesans dönemi yaşatan Snarky Puppy, konserde ağırlıklı olarak “Immigrance” adını verdikleri yeni albümlerinden şarkıları seslendirmeyi tercih etti. Bu yıl mart ayında yayınlanan albümün çıkış noktası, farklı kültürlerin bir araya gelmesi ve çokkültürlülüğün önemi. En azından ekibin lideri League albümü böyle özetliyor. “İmmigrance” ismi göçmek/göçmenlik (immigrant) sözlerinden türetilerek oluşturulmuş. Albümü League, bu sözcüklerin politik anlamını bir kenara bırakarak, hor görmeyen ve ahkam kesmeyen bir tonda, sadece çokkültürlülüğü kutsayan bir proje olarak tanımlıyor. Aslında League’in altını çizdiği bu cümleler Snarky Puppy’nin müzik anlayışını da yansıtıyor. Çünkü grup Latin Amerika’dan Asya’ya Kanada’dan İngiltere’ye ve hatta OrtaDoğu coğrafyasına uzanan bir haritanın göbeğinde durmayı ve bu topraklarda üretilen müzikten beslenmeyi seviyor. League her seferine “Biz ekip olarak müzikal anlamda ortaya ne çıkarmak istiyorsak onun üzerine çalışıyoruz. Farklı kültürlerden bir araya gelen bir ekibiz. Farklı deneyimleri, anlayışları, bakış açılarını işte bu grupta topluyoruz ve bunun nasıl da güzel nasıl da uyumlu bir şey olduğunu birbirimize öğretiyoruz” diyor. Snarky Puppy’nin her bir müzisyeni farklı bitkilerden beslenen arılar gibi ve tek bir kovan etrafında birleşiyor.

Bendir eğitimi

Micheal League müziğin dünyaya armağan ettiği yetenekli ve fütürist müzisyenlerden. Bu albüm için çalıştığı isimler de yukarıda tarif etmeye çalıştığım sound anlayışının izinden gidenler. Peki kim bunlar? Bu albüm için 19 müzisyen bir araya gelmiş. Nispeten daha kalabalık ya da daha küçük ekiple hazırladıkları albümler de var. Fakat bu albümün biz Türkiyeli müzikseverler için dikkat çekici ayrıntısı, Micheal League’in bir süre İstanbul’da Mısırlı Ahmet Ritimhanesi’nde takılması ve burada bendir öğrenmesi. League, verdiği bir röportajda albümde, ama en çok da “Even Us” şarkısında Türkiye’den esintiler olduğunu söylüyor.

Çoksesli bir konser

Önceki akşamki konserde yedi kişilik bir ekiple sahnede yerini alan Snarky Puppy, tam da müzisyenin söylediği gibi, Türkiye’den esintilerin olduğu bir konser verdi. Müzisyenler bizim kültürel olarak duymaya aşina olduğumuz enstrümanları, bu kez Batı enstrümanlarıyla harmanlayarak kinetik bir sound oraya çıkardı. “Embossed” ile başlayan konser sırasıyla “Semente”, “Bad Kids”, “Tarova”nın olduğu şarkılarla devam etti. Konserin ilerleyen dakikalarında Mısırlı Ahmet Ritimhanesi’nden bir ekibi sahneye çağıran Michael League ve ekibi yaklaşık 20 kişiden oluşan bendir ve darbuka grubuna eşlik etti. Birlikte dört ayrı performans gerçekleştiren Snarky Puppy ve Mısırlı Ahmet Ritimhanesi ekibi, konser sonunda öylesine çok alkış aldı ki ekip bis yapmak üzere sahneye tekrar çıktı. Müzisyenler, Snarky Puppy’nin belki de imza şarkısı olan “Shofukan”ı hep birlikte seslendirdi. Ancak bu yüksek ritimli, dinleyicisinin kalp atışlarını yükselten tesiri yüksek şarkı, açıkhava sahnesini dolduran müzikseverleri deyim yerindeyse ateşledi ve ıslık kıyamet Snarky Puppy, sahneye ikinci bis yapmak üzere tekrar çıkarıldı. Grup tansiyonu daha da yükselterek bu kez “Lingus”u seslendirdi. Bu yılki caz festivalinin en unutulmayacak konserlerinden birine imza atan ekip, aslında misyonu da yerine getirdi: Ahkâm kesmeden, hor görmeden farklı kültürlerin ortaya çıkardığı çoksesliliği kutsayan bir konser...

İstanbul ‘caz’da rönesans yaşadı

Albüm kapağı sanatçı Zeycan Alkış’tan

Konser sonrası grup arkadaşlarına va Mısırlı Ahmet Ritimhanesi ekibine teşekkür eden League, son teşekkürünü ise “Immigrance”ın kapak desenini çizen Zeycan Alkış’a etti. Kardaş Türküler’in “Yol” albümünün kapağını çizdiği dönem Alkış’ı keşfettiğni söyleyen League, veridiği bir röportajda “Sanatçıyı araştırdım. Albümün adını ‘Immigrance’ koymaya karar verdiğimde onun balık illüstrasyonunu kullanmak istedim. Kısa süre önce Amerika’dan İspanyaya göç ettim. Göç ettiğinizde, eski derinizi orada bırakıyorsunuz. Fakat kemiklerinizi taşıyorsunuz. Bu yüzden kılçık görseli kafama yattı” diye anlatıyor.

Filipinler'de insanlık dramı: 5 yıldır kafese kapatıldıFilipinler'de, psikolojik rahatsızlığı bulunan 29 yaşındaki Bebe adlı genç kadın tedavi için gerekli ilaçların masraflarını karşılayamayan ailesi tarafından 5 yıldır kafese kapatıldı. Aile, kızlarının giysilerini yediği gerekçesiyle çuvallarla elbise yaptı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet