"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın dördüncü görüldü.
Verilen aranın ardından yeniden başlayan duruşmada mahkeme başkanı, duruşma salonunda masalı alanda oturan basın mensuplarının yerinden kaldırılarak izleyici sırasına geçmelerini istedi. Yapılan itiraz sonrası mahkeme başkanı, “İlk gün rica edildi bu alana aldık. Ancak suistimal edildi” dedi. Basın mensupları ve avukatların itirazı sonrası mahkeme başkanı duruşmaya 10 dakika ara vererek jandarmaya, “Duruşma düzeni sağlansın. Sanıklar yerlerinde kalabilir” talimatı verdi.
Bu sırada ayağa kalkan İmamoğlu, “Bizi de çıkarın o zaman” deyince mahkeme başkanı, “Tamam sanıkları da aşağı indirin” dedi. Jandarma ve basın mensupları arasındaki tartışma sonrası duruşma ertelendi. Mahkeme başkanı, "Duruşma düzenini sağlayamadık. Duruşmayı Pazartesi gününe erteliyorum." dedi.
Mahkeme başkanı sanık Polat’a, “Seçimlerle ilgili belediye iştirakları müteahhitlerden para mı toplar? 20 yıldır böyle mi çalışıyorsunuz? diye sordu. Sanık Polat, “Etraftan para niye toplanır? Seçim için toplanır” diye cevap verdi.
EKRANA YANSITILAN TABLO GERGİNLİK YARATTI
Duruşma salonundaki büyük ekrana MASAK tarafından hazırlanan, Ağaç A.Ş’nin daha önceki seneler ve aylardaki yapmış oldukları para çıkış hareketlerinin grafiği yansıtıldı. Duruşma savcısı bu grafikten bahsederek, “20 yıldır Ağaç A.Ş’de çalıştığından bahsediyorsunuz. Ciddi bir para çıkışı oluyor, bunlar neden arttı? Tabloyu da yansıttık. Bu tablo 25 milyar liralık bir tablo. Bu ne parası?” diye sordu. Sanık Polat, “Seçim parasıdır” dedi. Bunun üzerine Ekrem İmamoğlu ve avukatlardan tepki geldi. İmamoğlu, “Bu tablo yalan” diye bağırdı. Savcı da, “Bu tablonun neresi yanlış” dedi. İmamoğlu’nun, “Bu soruya karşı söz hakkımı kullanmak istiyorum. Bu tablo yalan. Sayın hakim lütfen yalana müsaade etmeyin. Bu soruya karşı söz hakkımı kullanmak istiyorum” demesi üzerine mahkeme başkanı, “Soru sorulmasın diye itirazınız varsa alırım. Bu tablo iddianamede var zaten, bu eylem kapsamında da savunma yapacaksanız. Bununla ilgili anlatımlarınızı o zaman alırım” dedi.
“ÇANTALARIN İÇİNDE NE OLDUĞUNU BİLMİYORUM”
Cumhuriyet savcısının “Ekrem İmamoğlu’nun Ali Sukas’a yaptıkları toplantıda Ağaç A.Ş’de yeterince para toplayamadığı için kızdığın beyanı var. Neler diyeceksiniz?” sorusuna sanık Polat, “AKOM’da bir toplantı vardı, sadece genel müdürlerle görüşme oldu. Oradaki insanlar, ‘Ali Sukas para toplayamadı görevden alınacak’ diye konuştu. Ben para toplanmasına şahit olmadım” dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı; “Senin beyanında var bunlar” dedi. Sanık ise, “Toplantıya biz katılmadık. Çantaları gördüm içinde para mı vardı bilmiyorum” dedi.
İfadesinin tamamlanmasının ardından mahkeme başkanı Ümit Polat’a, “Savunmanda hep Ali Sukas ile ilgili kısımları anlatıyorsun ama seninle ilgili de ‘para verdim’ iddiaları var. Bununla ilgili bir şey anlatmadın” dedi. Bunun üzerine Polat, “Başkanım o isimlerin hepsi Ali Sukas’ın evine girip çıkan insanlar. Mesai başlamadan önce ellerinde böreklerle gelirlerdi. Sürekli görüşürlerdi. Bizim Ali Sukas’la bu kadar kavgalı olduğumu bir dönemde beni bu işin içine sokmaları söz konusu değil, etkin pişmanlıktan faydalanmak için benim ismimi veriyorlar” dedi.
Sanığın cevabı sonrası mahkeme başkanı, “Sen de etkin pişmanlıktan faydalandın” dedi. Sanık Polat ise, “Evet ben de geldim anlattım ne yapacaktım” dedi.
“NASIL İFADE VERECEĞİMİZİ ANLATTILAR”
Tutuklanmadan önce Ali Sukas’ın kendisini çağırdığını anlatan Polat, “Şirket avukatı da varken de konuştuk. Bir gizli tanık ifadesinden bahsetti. İfadeye gittiğimizde kimseden para istemedik şeklinde ifade vermemizi istedi. İfadenin bir kısmını okudu. Benim nevrim döndü, ben bildiğim neyse onu söylerim dedim. Kendim zaten 2-3 gün sonra savcılığa kendim gittim. Ben ifade verdim diye beni işten attılar” dedi.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda yapılan davanın 3’üncü celsesine tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.
Tutuklu sanıkların salona alındığı sırada tutuklu sanık Ramazan Gülten’in eşi izleyici sırasından eşine seslenerek, “Ramazan, Maya baba dedi” diye bağırdı.
Salonda duygusal anlar yaşanırken Ramazan Gülten’in tutuklu olduğu sırada baba olduğu öğrenildi.
Tutuklu sanıkların savunmalarıyla devam eden duruşmada bugün ilk olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştirak şirketi Ağaç A.Ş Satın Alma Müdürü Ümit Polat dinlendi. 25 yıl aynı bölümde çalıştığını söyleyen Polat, Ağaç A.Ş Genel Müdürü Ali Sukas’ın kendisini yanına çağırdığını söyleyerek, “Bana bir liste verdi ve bunlar alınacak dedi. Ben de 'insanlardan ne diye para isteyeceğiz?' dedim. 'Yukarıdan istiyorlar' dedi. Ben kendisine 'böyle bir şey yapmayacağımı' söyledim” dedi.
“ŞİKAYET ETMEYE KARAR VERDİM”
Kendisinin bu işe karışmadığını söyleyen Ümit Polat, “Ben 25 yıldır aynı yerde çalışıyorum. Dolayısıyla insanlarla tanışıklığımız var. Müteahhitler bana gelip dert yanmaya başladı. Kendilerinden para istenmesiyle alakalı. Ben o zaman Ali Sukas’ın bu paraları ‘yukarısı’ diyerek kendisi için topladığını düşündüm ve şikayet etmeye karar verdim” dedi.
“EKREM BAŞKANIN KENDİSİNE SÖYLEYECEĞİM DEDİM”
Birkaç yere şikayet ettiğini ancak zaman geçmesine rağmen sonuç alamadığını söyleyen Polat, “Sonrasında genel müdürün bana karşı mobbingleri başladı. Hala şikayetimle ilgili bir şey yapılmayınca ben de bu durumu Ekrem (İmamoğlu) başkanın kendisine ileteceğimi söyledim. Başkanla bizzat görüşen birine durumu anlattım. Aradan zaman geçince söylediğim kişi bana Ekrem beye ilettiğini ama ayaküstü konuştuklarını söyledi. Ayrıca Fatih Keleş’e de durumu ilettiğini söyledi. Aradan biraz zaman gelince Duygu hanım yanıma geldi ve ‘sizin emekliliğiniz geldi. Gençlerin önünü açın’ gibi söylemlerde bulundu” dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden", Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.
Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi ise "sanık" olarak bulunuyor.
Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapıldı.
Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı 10 örgüt üyesinin olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.