28.10.2025 - 12:36 | Son Güncellenme:
DHA
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davada sanıklar mütalaaya karşı savunma yaptı.
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda özel olarak oluşturulan alanda yapılan duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, yangında yaralananlar ile hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları katıldı.
Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi'yle (SEGBİS) kaydedilen 3. duruşmanın ikinci gününde, sanıklar esasa ilişkin savunmalarını yaptı.
Bolu'da 78 kişinin ölümüyle sonuçlanan Grand Kartal Otel yangını duruşmasında, müştekiler ve avukatların dinlenilmesinin ardından sanıkların savunmalarına geçildi. İlk olarak tutuksuz yargılanan FQC Global Sertifikasyon Şirketi yetkilisi tutuksuz sanık Ali Ağaoğlu, FQC Şirketi çalışanı Aleyna Beşinci, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilisi tutuksuz sanık İbrahim Polat ve Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilisi tutuksuz sanık İsmail Karagöz, savunmalarını yaptı. Sanıkların avukatları da mütalaaya karşı savunmalarını yaptı.
'HERHANGİ BİR BİLGİ VERMEDİLER'
Grand Kartal Otel'in LPG tesisatı bakım görevlisi olan tutuklu sanık Muharrem Şen, çalıştığı şirketin 21 yıldır projesiz bir otele gaz satmasının sorumsuzluğunu 8 aydır tutuklu olarak çektiğini belirterek, "Ben 34 bin lira maaşla İstanbul şartlarında geçinmeye çalışan, bağlı olduğum 20 ile hizmet veren biriyim. Şirketimden bana emir veren mühendisler, kendi sorumsuzluklarından kaçmak için beni sizin önünüze attılar. Tahliyemi talep ediyorum" dedi.
'MADDİ GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKMASI İÇİN ÇALIŞTIM'
Otelin teknik personellerinden tutuklu sanık Tahsin Pekcan da yeni avukatıyla savunma yapmasının mümkün olmadığını iddia ederek, "2017 yılında elektrik teknisyeni olarak işe başladım ve ben Gazelle Otel'de çalışıyorum. Grand Kartal Otel ile ilgili alakam yok. Yangın yaşandığı dönemde 2 kez Grand Kartal Otel'e çıktım. Kamera kayıt şifrelerini hür irademle ben verdim. Jandarma karakoluna giderek soruşturmayı yürüten savcıya kayıt cihazlarının şifrelerini bildiğimi söyledim. Maddi gerçeğin ortaya çıkması için çalıştım" diye konuştu.
Oğlu Ömür Kotan’ı (18) kaybeden Zeynep Kotan, mahkeme salonu dışında gazetecilere açıklama yaptı.
Otelin yönetim kurulu üyesi Emine Ergül’ün yangın sonrası, ‘Bizim torunun tableti ve elbiseleri yandı. Çok üzülüyor çocuk’ ifadelerini kullandığı iddiası sorulan Kotan, “Ne denebilir ki? Kanımız donuyor. Bunlar, işin içinde olmayan bir insanın bile kanını dondurur. Düşünün, bizim çocuklarımız orada öldüler. Orada ya nefessiz kalarak ya yanarak ya atlayarak ölümlerden ölüm beğenirken, ‘torunumun tableti yandı’ deniyor. Ne diyebilirim ki? Artık öfke kotam doldu. Daha fazla ne denebilir ne hissedilebilir?

Bu kadar apaçık bir durum ortadayken, biz bu insanların karşı otele girip meyve yediklerini de biliyoruz. Orada insanlar can verirken, bunlar adeta bir film seyreder gibi davrandılar. Oranın yöneticisi olmasa bile, bir insan böyle bir durumda otele girip meyve yer mi? ‘Torunumun tableti yandı’, ‘Babam arabamı çeksin’. Biz artık bunları işitiyoruz. Bu kadınlar, kızları orada tam yetkililer. Bakın bu otel onlara ait. Emir Aras, Halit Ergül. Bu kadınların sahip oldukları varlıklar bu otel üzerinden. Esas sahip bunlar. Peki neden böyle bir şey yapılıyor? Kadın oldukları için mi? Böyle bir cinsiyet ayrımı yok; suçta cinsiyet olmaz” ifadelerini kullandı. (Zübeyde ÖZMEN/BOLU, (DHA)
Faciada hayatını kaybeden Uğurtan Doğan'ın eşi Sıdıka Doğan yaşadıkları acının tarif edilemez olduğunu belirterek, “Çocuklarımızı ve torunlarımızı kaybettik Grand Kartal katliamında. Eşimin de söylediği gibi, yönetim kurulu üyelerinin, otel müdürünün, sıralı müdürlerin ve bu yola taş koyan, bu yolu döşeyen herkesin olası kastla yargılanmalarını bekliyoruz. Umut ediyoruz, buna inanıyoruz. Biz zaten çok acılı insanlarız. Bu acımız bitmeyecek. Biz her şeyimizi kaybettik, en büyük değerlerimizi kaybettik. Bunun ötesinde bir acı yok. Ama haksızlık ve adaletsizlik duygusunu bize Türk adaleti yansıtmayacak. Biz buna inanıyoruz. Biz Türk adaletine başımızı yasladık, Türk adaletine güveniyoruz. Haksızlık ve adaletsizlik yaşamayacağımızı biliyoruz” dedi.

‘HAKKANİYETLİ BİR YARGILAMA BEKLİYORUZ’
Duruşma salonundaki atmosferin oldukça ağır olduğunu anlatan Sıdıka Doğan, sanıkların savunmalarının kendilerini yaraladığını belirterek, “Çok zor şeyler yaşıyoruz. Haklılıklarına inanmadığımız insanların kendilerini savunmaları, suçsuz olduklarını iddia etmeleri tabii bizi çok yaralıyor. Çünkü ortada apaçık gerçekler var, hepimiz seyrettik. Çocuğunun paltosunu ilikleyerek çıkan bir anne, orada en azından ‘yangın var’ diye bağırabilir. En azından o koridordaki insanların uyanmasına sebep olabilir. Bu kadar basit, insani bir refleksi bir insan gösteremiyorsa, bu elbette insanı yoruyor. Çok sert bir şey bu. Bu tür şeyler bizleri yaralıyor. Ama yine dediğim gibi biz adaletli, hakkaniyetli bir yargılama bekliyoruz. Bakın, temmuz ayından beri buralardayız ve inanıyoruz ki hakkaniyetli bir sonuç çıkacak. Sorumluların olası kasttan yargılanacaklarına inanıyoruz. Ayrıca eşimin dediği gibi, keşke bakanlık sorgulamaları da bununla birlikte olsaydı. Çünkü kurumsal düzeyde de bu yola taş döşeyen pek çok insan var. Onların da yargılanmalarını bekliyoruz” diye konuştu. (Zübeyde ÖZMEN/BOLU, (DHA)
Davanın 3'üncü duruşmasının 2'nci günü, müştekilerin dinlenilmesi ile sürüyor. Yangında 9 yaşındaki torunu Alya Altın ile kızı Kübra Altın'ı kaybeden Ahmet Altın'a söz verildi. Sanıklara tepki gösteren Ahmet Altın, "Katillerin ihmali ve para hırsı yüzünden benim yavrum cayır cayır yandı. Benim ciğerim yanıyor. Biz yorulmadık, biz öldük. Sabah ölüyoruz, akşam ölüyoruz” dedi. Altın, yangındah Bolu Belediyesi ve ilgili bakanlıkların da sorumlu olduğunu söyledi.
'BU OTELİN AÇILMASINA VE AÇIK KALMASINA GÖZ YUMAN HERKES KATİLDİR'
Yangında eşi Kübra Altın ile kızı Alya'yı kaybeden Hilmi Altın ise "Bu acıyı hiçbir psikolog taşıyamıyor. Dumanların içerisinde nefes alamazken, kimse bize el uzatmadı. Sizin yalanlarınızın aksine hiçbir şey yoktu, tesadüfen çıktık. Ben 10 metreden kendimi aşağı bıraktım, eşim ve kızım aşağıda diye düşündüm ama yapayalnız kaldım. Siz o otelin tabut olduğunu biliyordunuz. Şu an hiçbir yetkisi olmayan insanlara dönüştüler. Bu otelin açılmasına ve açık kalmasına göz yuman herkes katildir. Bu insanlar başlarına hiçbir şey gelmeyeceğine inandığı için böyle davrandılar. Cezasızlık devam ederse, kimse bu ülkede adalete güvenmeyecek. Bu insan suretindeki mahluklar, başka otelde yemeklerini yiyordu, utanmıyorlardı. Yüzüne tükürseniz şükredecek mahluklar. Bu karar duruşmasında artık suçunuzu itiraf edin" diye konuştu.
'EMSAL BİR KARAR İSTİYORUZ'
Yangında eşi Atakan Yalçın ve kızı Derin Yalçın'ı kaybeden Yaprak Yeşilada Yalçın da mahkemede, "Biz günah keçisi bulmak istemiyoruz. Emsal bir karar istiyoruz. Bu çürümüş düzen yeni bir şey değil. Vicdani değerler diyoruz, biz böyle büyüdük. Ben evladını kaybetmiş bir anne olarak evdeki çiçekte, bahçede oynayan çocukta onu yaşatmaya çalışıyoruz. Benim bir çocuğum var ve ülkesine olan güveni azalmak üzere ve onun azalmaması bu mahkemeden çıkacak karara bağlı. Sizden hakkaniyetli bir karar vermenizi bekliyorum" dedi. (Mutlu YUCA/BOLU, (DHA)
Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda 7 Temmuz'da başlayan ve 10 gün süren ilk duruşmada sanıkların tamamı ve müştekiler ile tanıklar dinlendi. Açıklanan ara kararda; tutuklu sanıklardan otelin kahvaltı aşçısının yardımcısı Faysal Yaver'in yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verildi. Otelde denetim yapan tutuksuz sanık itfaiye eri İrfan Acar'ın da tutuklanmasına hükmedildi. Tutuksuz yargılanan ve otele 70 metrekarelik kafe açan Mudurnu A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Polat, Mudurnu A.Ş. yetkilisi İsmail Karagöz, resepsiyon personeli Yiğithan Burak Çetin ve FQC Denetleme Firması sahibi Ali Ağaoğlu için uygulanan ev hapsi tedbirinin devamı kararlaştırıldı. Tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.
İKİNCİ DURUŞMA 2 GÜN SÜRDÜ, TUTUKLU SAYISI 20’YE YÜKSELDİ
Davanın ikinci duruşması 22 Eylül’de başlayıp, 2 gün sürdü. Duruşma sonunda mahkeme heyeti, 32 sanığın tutukluluk durumu ve adli kontrol tedbirlerine ilişkin ara karar açıkladı. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına, ev hapsinde olanların ev hapsinin devamına, tutuksuz sanık Mehmet Salun’un tutuklanmasına, adli kontrollerin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Davanın 3'üncü duruşması, dün, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda başladı. Dünkü duruşmada hayatını kaybedenlerin yakınlarına söz verildi. Duruşmaya akşam saatlerinde ara verildi. Bu sabah duruşma yeniden başladı. Yakınlarını kaybedenler ve taraf avukatları, geniş güvenlik önlemleri altında salona alındı. Sanıklar da geniş güvenlik önlemleri arasında oluşturulan özel alandan duruşma salonuna girdi. (Mutlu YUCA-Oğuzhan EKE-Zübeyde ÖZMEN/BOLU,(DHA)
Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak'ta çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetti, 133 kişi yaralandı. Olaya ilişkin soruşturma kapsamında Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede otel sahipleri, şirket yönetim kurulu üyeleri ve yöneticileri Halit Ergül, Emine Murtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu, Elif Aras, Emir Aras, Zeki Yılmaz, Ahmet Demir, Kadir Özdemir, Cemal Özer, Mehmet Salun ile Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar hakkında 78'er kez 'Olası kastla öldürme' suçu ile 'Olası kastla kasten yaralama' suçlarından toplam 1998'er yıla kadar hapis cezası istendi.
32 SANIK YARGILANIYOR
İddianamede ayrıca otelin teknik personeli Tahsin Pekcan, Hüseyin Özer ve Bayram Ütkü, mutfak personeli Reşat Bölük, Enver Öztürk ve Faysal Yaver, iş güvenliği uzmanları Kübra Demir ile Ece Kayacan, resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri İbrahim Polat ile İsmail Karagöz, FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ile çalışanı Aleyna Beşinci, LPG tesisatı bakım görevlileri Doğan Aydın ile Muharrem Şen, Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan ve eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel'in 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. (Mutlu YUCA-Oğuzhan EKE-Zübeyde ÖZMEN/BOLU,(DHA)