21.05.2026 - 17:26 | Son Güncellenme:
AA
CHP için mutlak butlan kararı çıktı. Karara göre Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığa geri dönüyor.
CNN Türk'e açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP için mutlak butlan kararı hakkında Kemal Kılıçdaroğlu'nun Özel ile görüşerek ortak bir formül bulmasının faydalı olacağını söyledi.
Bahçeli şunları da ekledi: Bu noktada “yargı kararını tanımıyoruz” gibi çıkışlar boşunadır ve gereksizdir, diyor. Direnmek yerine Türk siyasi hayatının çınarı olan CHP’nin kurumsal kimliğini korumak herkes için esas olmalıdır.
Bunun için öncelikle tarafların sağduyu ile CHP ortak paydasında buluşmak, parçalanmamak, ufalanmamak ve savrulmamak iradesiyle hareket etmesi gerekmektedir. Etrafımızın ateş çemberi olduğu bir ahvalde, aynı zamanda da Terörsüz Türkiye iradesinin vücut bulduğu iklimde, toplumsal hareketliliğe CHP üzerinden yönelme girişimlerine fırsat vermemek elzemdir.
Özgür Özel, MYK sonrası açıklamalarda bulunuyor. Özel'in açıklamalarından satır başları: Bugün Türk demokrasisi adına kara bir gündeyiz. Gecenin bu vaktinde buradasınız.
Bizim hikayemiz Mayıs 2023'te başladı. Mayısın 14'ünde bilemediniz 28'inde Türkiye'yi bir büyük zaferle birlikte yeniden ayağa kaldırmaya, demokratikleştirmeye, zenginleştirmeye ve o seçimi kazanmaya çok istekliydik. Bütün Türkiye çok istekliydi. Bir değişim umudu vardı, o seçimleri kaybettik. O seçimlerin kaybında en büyük sorumluluk CHP'deydi.
Kurultayı kazanmamız hazmedilmedi.
Konforlu muhalefet partisi genel başkanlığı koltuğunu reddediyorum. Bu millet kendine rağmen kimseyi o koltuğa oturtmaz.
"İLK İTİRAZIMIZI YAPTIK"
Siyasi partileri ayakta tutan üyeleri, delegeleri ve kurultaylarıdır. Bu kararla hiçbir partinin kongresinin artık bir garantisi kalmamıştır. Seçim hukuku, itiraz süreleri vardır. Seçim hukuku dışında başka mahkemelerin bu işlere karışması YSK'yı yok saymaktır. Artık hiçbir siyasinin koltuğunda güvenle oturmaması demektir. 1. Asliye Hukuk mahkemesini ayarlayanın istediğini indirme istediğini bindirme yetkisini tanımlanmaya çalışılmaktadır. Bugün ilk itirazımızı, tedbir kararını kaldırılması için Yargıtay'a yaptık. Yarın YSK'nın bize vermiş olduğu mazbataya sahip çıkması için YSK'ya başvuracağız.
KILIÇDAROĞLU ARADI DÖNMEDİM
Çok sayıda telefon gelmiş. Arayanlar arasında Sayın Kılıçdaroğlu var. Kendisinin telefonuna henüz dönmedim. Zaten dönüp de ne konuşacağız?
CHP'yi sarsan 'mutlak butlan' kararı resmileşti. Mahkemenin kurultay iptali ve yönetimin görevden alınmasına ilişkin resmi yazısı hem CHP Genel Merkezi’ne hem de eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na ulaştı.

CHP Genel Merkezi'nde partililer Kemal Kılıçdaroğlu'nun fotoğrafını indirip parçaladılar. Toplanan kalabalık Kılıçdaroğlu'nun asılı olduğu çerçeveyi kırdı ve ayakları ile çiğnedi. Partililer fotoğrafı çiğnerken ‘Hain' sloganları da atıldı.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş: Yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir.
CHP kurultay davasında 'mutlak butlan' kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu'nun konutunun önünde açıklama yapan Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik, "Sayın Genel Başkanımız CHP'de kaosun engellenmesi kapsamında birazdan Sayın Özgür Özel'i arayacak ve CHP'nin bu durumdan birlikte el ele, müzakere ederek çıkması kapsamında gerekli çalışmalara başlayacağını ifade edecek" dedi.
CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi. Daire, CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultayı'nın iptaline ilişkin açılan davada, "davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına" dair hükmüne ilişkin Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesince 24 Ekim 2025'te verdiği kararla ilgili istinaf kanun yolu incelemesini tamamladı. Buna göre, esas dava ile birleşmesine karar verilen dosyalar yönünden yapılan istinaf başvurularının kabulü ile Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesinin ilgili kararının kaldırılmasına karar verildi.
Söz konusu davanın kabulüne karar veren Daire, CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Seçimli Kurultayı'nın mutlak butlan nedeniyle malul olduğunun tespiti ile yapıldığı tarihten itibaren iptaline hükmetti. Daire, mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeniyle iptal kararı dolayısıyla bu tarihten sonra parti bünyesinde gerçekleştirilen tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ile alınan kararların da hükümsüz kaldığına karar verdi.
Kararda, "Olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu kurultaylarda alınan tüm kararların iptali" nedeniyle "4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultay'dan önceki duruma dönülmesine, kurultay tarihinden önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine aynen devam etmelerine" karar verdi. Ayrıca, 8 Ekim 2023'te gerçekleştirilen CHP İstanbul İl Kongresinin ve bu kongrede alınan tüm kararların da aynı gerekçeyle iptaline hükmetti.
Dairenin kararında şu ifadelere yer verildi:
"Mutlak butlanla sakatlanmış 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay ile göreve gelen Genel Başkan Özgür Özel'in, Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin, Parti Meclisi üyelerinin ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına ve 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesi görevde bulunan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmelerine, göreve iadelerine ihtiyati tedbir kararının, gereği için Yüksek Seçim Kuruluna, Ankara İl Seçim Kuruluna, Çankaya 4. İlçe Seçim Kuruluna ve Ankara Valiliğine gönderilmesine karar verilmiştir."
Daire, 2 hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere verdiği kararı "oy birliğiyle" aldı.
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı için verilen 'mutlak butlan' kararının gerekçeleri dava dosyasına girdi. Kararda bazı delegelerin oy tercihinin baskı ve yönlendirmeyle değiştirildiği, iradenin özgür oluşmadığı kanaatine varıldı.
— Delegelere para verildiği, belediyelerde iş, adaylık ve görev sözü gibi menfaatlerin süreci etkilediği değerlendirildi.
— Bazı delegelerden oy pusulalarının fotoğrafını göndermelerinin istendiği, seçim iradesinin zedelendiği belirtildi.
— Seçimlerin parti içi demokrasi, eşitlik ve serbest irade ilkelerine uygun yapılmadığı tespit edildi.
— Yaşananların basit bir usulsüzlük değil, kamu düzenine ve hukuk kurallarına aykırılık oluşturduğu vurgulandı.
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Özgür Özel'in çağrısı üzerine olağanüstü toplandı. Edinilen bilgiye göre, MYK, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasına ilişkin "mutlak butlan" davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmaları, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralması yönünde karar vermesi sebebiyle acil olarak toplandı.
Grup Başkanvekilleri de genel merkeze geldi. Girişte konuşan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 'Kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusuna "Konuşmak için erken. Toplantı çıkışı bir değerlendirme yaparız." dedi.
Kararın ardından Özgür Özel, partilileri Genel Merkez’e çağırdı. CHP’li il ve ilçe yönetimleri olmak üzere milletvekilleri Genel Merkez’in önünde toplanmaya başladı.



Mutlak butlan kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu'ndan açıklama geldi. Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir. Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir. 38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır. Gün; sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir. Gün; kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetiyle, sükûnetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür. Bu süreci “keşkelerle” değil, ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve ortak akıl ile yönetmek zorundayız. Şahsi ikballer değil, Türkiye’nin geleceği esastır. Bu kapsamda süreci; önceki dönem Genel Başkanlarımızla, Parti Meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz. Hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz. Herkesi sükûnete ve ortak akıla davet ediyorum. Biz bir aradayız!" dedi.
Mutlak butlan kararı sonrası Özgür Özel'den de ilk açıklama geldi. Özel, "Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum. Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum. Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum" dedi.
Kararla ilgili konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Süreç CHP'li delegelerin şikayetleri ile başladı. Demokratik bir karar alındı. Yargı bağımsız ve tarafsız karar verdi. Kararın temyiz yolu açık, süreç hukuk içinde işleyecek" dedi.
Detayları aktaran CNN TÜRK muhabiri Paşa Alyurt, "Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi Dava'nın konusuz kalması kararını geçersiz saydı. Bu karar doğrultusunda eski genel başkan göreve yeniden devam edecek. Bununla birlikte ihtiyati tedbir kararı da alındığı için temyiz süreci devam etmekle birlikte kongre öncesi döneme dönülmüş oluyor. Bu durumda kongre öncesi dönemdeki yönetim aynı şekilde göreve başlayacağı için Kemal Kılıçdaroğlu da bu kararla birlikte Cumhuriyet Halk Partisi'nin yeniden genel başkanlık koltuğuna oturacak." dedi.
CNN Türk yayında konuşan hukukçu Şükrü Aksu, mutlak butlan kararının ne anlama geldiğini aktardı. Şükrü Aksoy'un açıklamaları şöyle:
Bu kararın verildiği an itibarıyla artık mutlak butlan hükmü, bu noktada hukuka ve hukuk sistemine tabidir. Bunun bir üst mahkemeye temyiz durumu söz konusu olabilir. Ancak kararın detaylarına baktığımda, ihtiyati tedbirle ilgili olan kısmında kabuliyetin ve yoklukla malul olduğuna dair tespitlerin yer aldığı bir karar verildiğini görüyorum. Bu noktada artık eski yönetimin bulunduğu tarihe, zamana tamamıyla dönülmüş olduğunu hukuken söylemekte fayda var. Burada mevcut yönetimin kararının detaylarını da görmek istiyorum.
Burada mahkemenin vermiş olduğu şu karar çok önemli. Normal şartlarda bu karar, Yargıtay yoluna yani temyiz yoluna başvurma hakkının bulunduğu bir karar. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın içeriğinde, şu an okuduğum kadarıyla karar diyor ki; tedbiren eski yönetimin görevi üstlenmelerine, yani Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmelerine ilişkin bir hüküm tesis edildiğini görüyoruz.
Bu noktada şu an itibarıyla artık Sayın Özgür Özel, parti karar yürütme organları ve Yüksek Disiplin Kurulu’nun görevi sona ermiştir. Şu an itibarıyla Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönemde var olan Yüksek Disiplin Kurulu ile Parti Meclisi artık görevdedir.
TAMAMIYLA EL ÇEKTİRİLDİ
Şimdi kararda, bu kararın temyiz yolu yani Yargıtay yolu açık olarak verilmiş olduğu belirtiliyor. Normal şartlarda ihtiyati tedbir kararı verilmese idi, Yargıtay’dan karar gelinceye kadar Sayın Özgür Özel görevine devam edecekti. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini de kabul ederek davacı tarafı bu noktada haklı bulmuş durumda. Bugün itibarıyla Sayın Özgür Özel, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu tamamıyla görevden el çektirilmiş pozisyondadır.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu, o dönemdeki Parti Meclisi’ni ve Yüksek Disiplin Kurulu’nu karar kesinleşinceye kadar, yani Yargıtay’a giderlerse Yargıtay’dan dönünceye kadar görevli olarak addetmiştir. Dolayısıyla artık Sayın Özgür Özel’in, Parti Meclisi’nin ya da Yüksek Disiplin Kurulu’nun herhangi bir şekilde partiyi bağlayacak bir çaycı dahi alacak sözleşme yapma yetkisi yoktur. Bunu çok açık ve net olarak vurgulayalım.
Şu an verilen karar itibarıyla partiyle ilgili duygu ve düşüncelerini ifade etmiş olmaları dahi hukuken partiyi bağlayacak nitelikte bir karar, bir düşünce ya da bir duygu olmayacaktır. Çünkü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar çok açık ve net. İhtiyati tedbir talebini kabul ettiği için ve karar Yargıtay’da kesinleşinceye kadar Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibini, Parti Meclisi’ni ve Yüksek Disiplin Kurulu’nu göreve çağırdığı için bu talep Sayın Kemal Kılıçdaroğlu tarafından da kabul edildiği takdirde — tabii burasını da söyleyelim — hukuken geçerlidir.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da, var olan Parti Meclisi’nin de, o dönemki Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin de bu durumu kabul etmesi hâlinde bu durum hukuken geçerlidir.
Burada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin vermiş olduğu karara baktığınızda, bu 38. Olağan Seçimli Kurultay’ın mutlak butlan yani kesin hükümsüzlük nedeniyle malul olduğuna, sakat olduğuna hükmedildiğini görüyoruz.
Bu mutlak butlan ne demek? O işlemin yapıldığı an itibarıyla bugüne kadar olan bütün işlemlerin, tabiri caizse, bir çaycı aldıysanız çaycıyla yapmış olduğunuz çalışma dâhil olmak üzere bütün işlemlerin yok olduğunu bize anlatır. Dolayısıyla şu an itibarıyla Sayın Özgür Özel ve devamında var olan Parti Meclisi ile Yüksek Disiplin Kurulu, ihtiyati tedbir kararı da verildiği için aynı kararın içerisinde, Yargıtay’dan kesinleşinceye kadar yani bu karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir kararı ile Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, önceki Parti Meclisi ve önceki Yüksek Disiplin Kurulu göreve çağrıldığı için artık Sayın Özgür Özel ve mevcut disiplin kurulu ile Parti Meclisi’nin hukuken bir söz hakkı, bir hükmü bulunmamaktadır.
Tabii burada bir kere şunu açıklayalım. Bakın, burası Türk Medeni Kanunu’nun 427. maddesi. Çok açık ve net. Bir parti organı ya da bir genel kurul organı görevde artık bulunmuyorsa, boşluk oluştuysa bir yönetim kayyımı atanır, der Medeni Kanun’un 427. maddesi.
Bu noktada Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, Parti Meclisi’ne ve Yüksek Disiplin Kurulu’na verilen görev, mahkeme tarafından verilen bir kamu görevidir. Onu da söyleyelim. Yani burada verilen görev bir kamu görevidir. Mahkemenin atamış olduğu, mahkemenin yetkilendirmiş olduğu bir kamu görevlisi gibi artık hizmet edecekler, görev sağlayacaklar ve yaptıkları her işlemi de ilgili mahkemeye rapor hâlinde bildirmek durumunda olacaklar.
Bu noktada bugün itibarıyla, daha doğrusu şu an itibarıyla diyelim, Sayın Özgür Özel’in, Parti Meclisi’nin ve mevcut Yüksek Disiplin Kurulu’nun görevi sona ermiştir diyebiliriz.