GündemGirne'de kaybolan 20 kişi aranıyor: Batık gemi 550 metrede tespit edildi

Girne'de kaybolan 20 kişi aranıyor: Batık gemi 550 metrede tespit edildi

01.09.2026 - 10:24 | Son Güncellenme:

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında alabora olarak batan gemide 8 kişi hayatını kaybetti. Kayıp 20 kişiyi arama çalışmaları devam ediyor.

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin

Kazanın nedenine ilişkin incelemeler sürerken, facia sürecine dair yeni detaylar da ortaya çıkmaya devam ediyor. İşte detaylar... 

'BATIK GEMİ 550 METREDE TESPİT EDİLDİ'

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman 550 metre derinlikte batık gemi olduğu değerlendirilen bir cisim belirlendiğini söyledi. Erhürman; "550 metrede tespit edildi. 514 düşünülüyordu ama akıntıyla beraber 550 metrede olduğu değerlendiriliyor. Çok teknik ve hassasiyetle yürütülen bir çalışma. Çok kısa sürede sonuç alma beklentisi olmaması gerekiyor" dedi.

 TCG IŞIN’IN ARDINDAN TCG ALEMDAR DA KKTC’YE GELİYOR 

Erhürman, Türk Deniz Kuvvetlerinin arama kurtarma gemilerinden TCG Işın’ın ardından TCG Alemdar'ın da arama kurtarma çalışmaları için yarın KKTC’ye ulaşacağını ifade etti.

Erhürman sözlerini şöyle sürdürdü: "Yarın itibiran Alemdar gemisinin burada olması bekleniyor. Gece dahil çalışma devam edecek. Şuan itibariyle 550 metrede tespit edildi. Değerlendirmemiz o yönde. Kesin açıklamamız daha sonra."

Girne kenti açıklarında alabora olan yolcu gemisinde kaybolan kişilere ve gemi enkazına ulaşmak üzere Türkiye'den gelen TCG Işın, bölgede robotik taramalara bu sabah başlamıştı.

AİLELER TEPKİ GÖSTERDİ

Öte yandan Erhürman konuşması sırada kazazede ailelerin tepkisiyle karşılaştı.


 

 

 

"YARIN İKİNCİ GEMİNİN DESTEĞİYLE BU ÇALIŞMA DEVAM EDECEK"

Girne’den Mersin’in Taşucu Limanı’na gitmek üzere hareket ettikten kısa süre sonra alabora olarak batan gemide 8 kişi hayatını kaybetti. Kazanın ardından kayıp 20 kişiyi arama kurtarma çalışmaları devam ederken, Türkiye’den uzman SAT komandoları da bölgeye sevk edildi. Su altı arama çalışmalarının derinleştirilmesi amacıyla Türk Deniz Kuvvetleri envanterinde bulunan TCG IŞIN da görev sahasına ulaştı. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve beraberindeki heyet, saat 10.00'da çalışmalarına başlayan gemiye giderek görevlilerden bilgi aldı. Gemiye gitmeden önce Girne Limanı'nda bulunan Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı önünde bekleyişlerini sürdüren ailelerle bir araya gelen Erhürman, burada açıklama yaptı. 

'YARIN İTİBARIYLA İKİNCİ BİR GEMİ DESTEK İÇİN DE BURADA OLACAK'

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, "Hepinizin bildiği gibi gemi geldi ve çalışmalarına başladı. Yine hepimizin bildiği gibi batık 514 metre derinde. Dolayısıyla yürütülecek çalışmanın son derece hassas olduğunu bilmenizi isterim. Robotik yeteneklere sahip cisim, çok yavaş bir şekilde aşağıya indirilecek. Dolayısıyla bu, zaman alacak bir çalışma. Yarın itibarıyla ikinci bir gemi de destek için burada olacak. Ancak bugün çalışmalar başladı ve dediğim gibi bu çok hassas bir çalışma" diye konuştu.

 

‘NET RAKAMLAR HİÇBİR TARTIŞMAYA AÇIK OLMADAN VARDIR’

Erhürman, "Net rakamlar, hiçbir tartışmaya açık olmadan ortadadır. 20 insanımız şu anda ulaşamadığımız durumdadır. 8 insanımız vefat etti, hepsi teşhis edildi ve cenazeleri de taşınmaya başladı. Acıyı yüreğimde hissediyorum. Bu, anlatılabilir bir acı değildir. Ancak şu anda bütün konsantrasyonumuz, bu derinlikteki batığa ulaşmak ve oradan ulaşabileceğimiz her şeyi su yüzüne çıkarmak. Aynı şekilde idari ve teknik çalışmalar da devam ediyor" ifadelerini kullandı. 

‘SORUŞTURMA BAŞLATILDI MI SORUSUNUN CEVABI EVETTİR’

Erhürman, "‘Soruşturma başlatıldı mı?’ sorusunun cevabı evettir. Bütün bunların hepsi gündemimizdedir. Rakamlar konusunda da herhangi bir şüphe yoktur. 20 insanımıza ulaşabilmiş değiliz. Bütün çabamız, o 20 insanımıza ulaşmaktır. 8 insanımızı kaybettik, vefat etti. Hepsi teşhis edildi ve cenazelerinin tamamı ailelerine teslim edildi. Acınız derinimizdedir. Hep söylüyorum; ne kadar derinden hissetsek de yaşayan kadar hissetmek elbette mümkün değildir. Çok derin bir acıdır bu. Hepimiz de bunu paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı. 

'BU SÜREÇ ÇOK HIZLI OLMAYACAK AMA VAZGEÇMEYECEĞİZ’

Erhürman, "Şimdi gideceğiz, dönüşte tekrar bilgi vereceğiz. Belli aralıklarla da sürekli bilgi vereceğiz. Şimdi gideceğiz ama bunun çok yavaş ilerleyecek bir çalışma olduğunu biliyoruz. Bunu size şimdiden söylüyorum. Çünkü robotik yeteneklere sahip o aleti denizin altına, o derinliğe indirmek için çok dikkatli hareket etmek gerekiyor. Şimdiden söylemiş olayım ki zamansal olarak beklentinizi netleştirin; bu süreç çok hızlı olmayacak. Bugün belli bir noktada size belli bir bilgi verebileceğiz. Ancak bilin ki yarın da bir gemi geliyor. Dolayısıyla bugün arzu ettiğimiz sonuçlara ulaşamazsak bu, vazgeçeceğimiz anlamına gelmiyor. Yarın ikinci geminin desteğiyle bu çalışma devam edecek. Siz biliyorsunuz ki ilk günden beri size, birinci geminin 1 Eylül tarihinde burada olacağını ve saat 12.00 itibarıyla çalışmalara başlamasının beklendiğini söylemiştik. Gemi, beklediğimizden de erken gelip görev başına geçti. Dolayısıyla zaman açısından bir aksama yok. Ancak sizin yaşadığınız acı taşınabilir bir acı olmadığı için her dakika sizin için uzun geliyor" dedi. (DHA)

 GEMİDEN SAĞ ÇIKAN VATANDAŞ DEHŞET ANLARINI ANLATTI

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında yolcu gemisinin batması sonucu 8 kişi hayatını kaybetti, 18 kişi kayboldu, 241 kişi ise sağ olarak kurtarıldı. Gemide hayatını kaybeden Nihat Balyemez’in gemideki arkadaşı Mehmet Tuğa, o anları anlattı. 

Geminin nasıl battığını anlatan Mehmet Tuğa, "Mersin’deki yazlığıma gitmiştik. Cuma günü oraya gittik. Pazar günü dönüş için saat 10.00’da hareket edecektik ancak dönüş saati 12.00’ye ertelendi. Gemide hareket ettikten yaklaşık 3-5 dakika sonra alt kısımdan su gelmeye başladı. Ardından çatırdamalar ve çok şiddetli sesler duyuldu. Herkes büyük bir panik yaşadı. Yolcuların bir kısmı yerlerinden kalkarak geri dönmeye çalıştı. O sırada mürettebata gemide bir sorun olup olmadığını sorduk. Bize, "Bir şey yok, biz bu yolu her zaman kullanıyoruz" şeklinde cevap verdiler. Bir süre sonra kaptandan hızını azaltmasını istedik. Ancak bize, "Hızı azaltırsak daha fazla sallantı ve daha kötü sesler duyarsınız" denildi.

Akabinde 12.26-12.27 sıralarında geminin ön tarafında yeniden çatırdama sesleri gelmeye başladı. Bir bölüm kopmaya başladı ve gemi tekrar su almaya başladı. O anda büyük bir panik yaşandı. Herkes can yeleği aramaya başladı. "Güverteye çıkın" denildi. İnsanlar birbirlerini iterek, yardımlaşarak yukarı çıkmaya çalışıyordu. Biz de can yeleklerimizi bulduk. Bulunduğumuz yer kaptan köşkünün hemen önündeydi. En ön tarafta olduğumuz için orada can yelekleri bulunuyordu. Üçümüz de can yeleklerimizi alıp omuzlarımıza taktık ve güverteye doğru yöneldik. Ahmet arkadaşımız bize, "Öne doğru gelin, yardım edin" diye seslendi. Ben ilerlemeye çalışırken bir yere çarptım ve geri düşerek yuvarlandım. Rahmetli Nihat ağabey de hemen arkamdaydı. O sırada bir kadın ve 3-4 yaşlarında bir çocuk gördüm. "Bunlar nerede?" diye sordum. Birilerinin onları aramaya gittiğini söylediler. Bu sırada yukarıda bulunan bir adam, eşinin ve kızının kayıp olduğunu söyleyerek camdan bize sesleniyordu. Cam kırılmıştı. Çocukları yukarı çıkarmaya çalışıyorlardı. Nihat ağabey ise ortada yoktu. Ahmet ağabeyin denize atladığını gördük. Bana da sesleniyordu ancak ayağımda sorun olduğu için güvertede beklemek zorunda kaldım" dedi. 

 "ÇIKAMAYACAĞIZ" DEDİĞİNİ HATIRLIYORUM

O an yaşananları anlatmanın çok zor olduğunu söyleyen Mehmet Tuğa, "İnsanlar canlarını kurtarmaya çalışıyordu ve herkes birbirine yardım ediyordu. Geminin içerisinde kaptan yardımcısı olan genç bir kadın vardı. O bayan yolculuk boyunca herkesle ilgilendi. Yanımızdan hiç ayrılmadı. İnsanları sakinleştirmeye ve yardımcı olmaya çalıştı. Kendisine de geminin durumuyla ilgili bilgi vermesi için kaptanın yanına gitmesi söylendi. Kaptanın yanına gitti ve geri geldiğinde bir sorun olmadığını söyledi. Daha sonra devletimizin olayın ardından gösterdiği ilgiyi gördük. Allah devletimize zeval vermesin. Bizi sağlık kontrolünden geçirmek için hastanelere götürdüler. Askeri hastanelere sevk edildik, ardından en güzel şekilde ağırlanıp otellerde konaklatıldık. Biletlerimiz ayarlandı ve memleketimize sağ salim dönmemiz için her türlü imkan sağlandı. Devletimizin tüm kurumlarına teşekkür ediyorum. Nihat ağabey de gemiden çıkmaya çalışıyordu. "Çıkamayacağız" dediğini hatırlıyorum. Ben kayıp yuvarlandığım sırada bir yere tutunarak kendimi güvenli bir noktaya çekmeye çalıştım. Yaklaşık birkaç dakika sonra geri geldiğimizde Nihat ağabeyi göremedik. Sadece o kadın ve çocuk vardı. Nihat ağabey geminin ön tarafına doğru kaçmış. O tarafta da çok fazla su vardı. Orada bir kişinin kayarak kafasını bir yere çarptığını gördük. Nihat ağabeyin de o sırada hayatını kaybettiğini öğrendik. Can yeleğinin onu bir şekilde dışarı çıkarmış olabileceğini düşünüyoruz. Daha sonra hastaneye gittik ve teşhis işlemlerinde bulunduk. Maalesef Nihat ağabeyimizi kaybettiğimizi öğrendik. Allah rahmet eylesin. Ailesine, çocuklarına sabır versin. Gerçekten çok büyük bir kayıp yaşadık. Çok değerli bir insanı kaybettik" ifadelerini kullandı.

Haberin Devamı
Haberin Devamı
TCG IŞIN, GİRNE'DE DEVAM EDEN ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARINA KATILDI

Gemi kazasının ardından 20 kişiyi arama çalışması devam ediyor. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde denizaltı kurtarma, açık deniz yedekleme ve su altı arama yetenekleriyle donatılmış olan TCG IŞIN, kayıplara ulaşılması ve su altı tarama faaliyetlerinin derinleştirilmesi amacıyla bölgedeki görevine başladı. Tuğçe SEZER ODABAŞI- Mehmet ALA / KKTC, (DHA)


 

'CAN YELEĞİ GİYMEK YETERLİ DEĞİL'

Bursa Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, Girne açıklarında 8 kişinin yaşamını yitirdiği, 20 kişinin de kayıp olarak arandığı gemi kazasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Deniz kazalarında hızlı ve güvenli hareket etmenin önemini vurgulayan Prof. Dr. Dobrucalı, “Gemide böyle bir terk esnasında herkesin can yeleğini giymesi dışında, can sallarının da denize indirilip patlatılarak üzerine binilmesi beklenir. Batma riski tespit edilip karar verildikten sonra, kaptan ve mürettebat tarafından can sallarının patlatılarak insanları oraya yönlendirilmesi gerekiyor. Standart prosedür bu şekildedir” dedi.

Girne’den Mersin’in Taşucu’na Limanı’na gitmek üzere hareket eden ve içinde mürettebat dahil 267 kişinin bulunduğu katamaran tipi yolcu gemisinin alabora olup, 8 kişinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin de kayıp olarak arandığı olayla ilgili soruşturma sürerken, Bursa Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, kazaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geminin, kaza anında hemen batacak tarzda olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Dobrucalı, “Gemi, bizim bildiğimiz deplasman tipi bir gemi değil. Böyle kayıcı tip dediğimiz, fiberden yapılan, high-speed craft sınıfına giren, yüksek süratli bir fiber gemi. Sadece bu gemi için değil, tüm gemilerde hasarlı ve hasarsız ‘stabilite’ kuralları dediğimiz kurallar oluyor. Yani geminin bir hasar alması durumunda hemen batmaması için gemiyi belli bölümlere, su geçirmez bölümlere ayırıyoruz. Dolayısıyla bir kaza anında gemi, kendi sephiyesini idame ettirip suyun üstünde personelin gemiyi terk edebileceği kadar süre batmamasını sağlayacak şekilde tasarlanıyor. Geminin 20 ila 25 yaşında olduğu bilgisi var. Geminin yeni veya eski olması önemli değil, bir kaza anında hemen böyle batabilecek tarzda gemiler değil” ifadelerini kullandı.

‘GEMİYİ TERK POZİSYONUNA GETİRMEMİZ GEREKİYOR’

Olası kaza anında yapılması gerekenleri anlatan Prof. Dr. Dobrucalı, şunları söyledi:

“Her gemide olduğu gibi bu gemide de yolcu kapasitesi kadar can yelekleri ve can salları oluyor. Dolayısıyla böyle bir durumda gemi kaptanı ve mürettebatın önderliğinde gemiyi terk pozisyonuna getirmemiz gerekiyor. Yani bu ne demek? Bütün yolculara, geminin batması durumunda nasıl hareket edeceğimizi, neler yapmamız gerektiğini mürettebatın anlatması gerekiyor. Burada öncelikle herkesin can yeleklerini giymesi, daha sonra da geminin üzerinde bulunan can sallarının olduğu bölgeye gidip bir an evvel denize atlayarak bu can sallarını patlatıp, can sallarının içinde kendi hayatlarını idame ettirebiliyor olmaları gerekiyor. İlk gelen bilgilere göre, gemi baş taraftan bir dalgayı alıyor. İkinci dalgadan sonra baş tarafta bir patlama sesinin olduğunu duyuyorlar. Bu geminin baş tarafları sivri olduğu için iki dalga tepesini geçerken bir kırılma olmuş olabilir.”

‘KARA KUTUNUN AÇILMASIYLA GERÇEK NEDENİ BELLİ OLACAK’

Geminin Girne Limanı’ndan Liman Başkanlığının onayı ile çıktığını hatırlatan Prof. Dr. Dobrucalı, “Dolayısıyla aslında denize elverişli olarak seyir yapmaya başladığını ama seyir halindeyken kötü hava şartlarından dolayı battığını gözlemliyoruz. Ama tabii ki bu geminin içindeki kara kutunun detaylı olarak açılması, sonrasında da tüm şeylerin ortaya çıkmasıyla birlikte olayın gerçek nedeni belli olacaktır. Bu riskin ne zaman ortaya çıktığı, gemi mürettebatı arasındaki görüşmeler, telsiz görüşmeleri ve bunlara istinaden neler yapıldığı, kara kutunun açılmasından sonra netlik kazanacaktır. Telsiz görüşmeleri, personelin yolcuları ne şekilde yönlendirdiği, gemiyi terk etmek için neler yapılması gerektiğinin nasıl aktarıldığı gibi detayların tamamı incelenecek. Ayrıca geminin asıl batma sebebi, yani bahsedildiği gibi bir patlama olup olmadığı, camların nasıl patladığı ve bunların tam olarak nasıl gerçekleştiği de ortaya çıktığında, geminin neden ve ne şekilde battığı daha net anlaşılacaktır diye düşünüyorum” diye konuştu.

Haberin Devamı
Haberin Devamı
YOLCULAR AİT EŞYALARA ULAŞILDI

 Ekipler deniz yüzeyinde zaman zaman geminin enkazına ait parçalar ile bazı yolcuların kişisel eşyalarına ulaştı.

Arama kurtarma çalışmaları yalnızca açık denizde değil, adanın sahil hattında da yapılıyor.

ROBOTİK DALIŞ

Öte yandan KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirtirken; 514 metre derinlikte bulunan batığa robotik sistemlerle dalış yapılacağını söyledi. Erhürman, kazada hata, ihmal ve kusur varsa ortaya çıkarılacağını belirtti.

KAYIP 20 KİŞİNİN KİMLİKLERİ DE BELLİ OLDU

Gemi faciasında kaybolan kayıp kişilerin isimleri şöyle;

1. Ferdi Törer – Türkiye Cumhuriyeti
2. Mustafa Demir – Türkiye Cumhuriyeti
3. Mahmut Demir – Türkiye Cumhuriyeti
4. Özgür Gönül – Türkiye Cumhuriyeti
5. Anni Asel Hilaloğlu – Türkiye Cumhuriyeti
6. Şerif Özdemir – Türkiye Cumhuriyeti
7. Süleyman Erdoğan – KKTC
8. Saliha Miray Biçer – Türkiye Cumhuriyeti
9. Mehmet Asaf Biçer – Türkiye Cumhuriyeti
10. Orhan Bekret – Türkiye Cumhuriyeti
11. Nazmiye Özbolat – Türkiye Cumhuriyeti
12. Elmas Demir – Türkiye Cumhuriyeti
13. İsmail Kurt – KKTC
14. Yulia Özcan – Türkiye Cumhuriyeti
15. Ayhan Özcan – Türkiye Cumhuriyeti
16. Elife Bayır – Türkiye Cumhuriyeti
17. Nihat Pancar – Türkiye Cumhuriyeti
18. Mustafa Kemal Yaralı – Türkiye Cumhuriyeti
19. Mehmet Bayhan – Türkiye Cumhuriyeti
20. Mehmet Nuri Ayran – Türkiye Cumhuriyeti

Haberin Devamı
Haberin Devamı
HAYATINI KAYBEDENLERİN İSİMLERİ

KKTC’nin Girne Limanı’ndan Mersin’in Taşucu Limanı’na gitmek üzere hareket eden katamaran tipi Filo Jet isimli yüksek hızlı yolcu deniz otobüsü, pazar günü öğle saatlerinde Girne açıklarında alabora oldu. Gemide bulunan 267 kişiden 8’i hayatını kaybederken, kayıp 20 kişi için arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.

Yaşamını yitiren ve kaybolan yolcuların isimleri de belli oldu. Kazada yaşamını yitirenlerin tamamının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu öğrenildi. Feribot kazasında yaşamını yitiren sekiz yolcunun isimleri şöyle: Nihat Balyemez, Hüseyin Özdemir, Nuray Zeytun, Fahri Ateş, Gülcan Gürel, Reyhan Verim, Nisa Torer, Nurcan Hilaloğlu.

 

2 KİŞİNİN CENAZELERİ MERSİN'E GETİRİLDİ

Hayatını kaybeden Hüseyin Özdemir ve Reyhan Verim'in cenazeleri Mersin'e getirildi.

Girne Limanı açığında dün meydana gelen kazada yaşamını yitiren Özdemir ve Verim'in cenazeleri, uçakla Çukurova Uluslararası Havalimanı'na getirildi.

Havalimanında Mersin Valisi Atilla Toros ve yakınları tarafından teslim alınan cenazeler, yarın toprağa verilecek.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler