07.08.2025 - 05:59 | Son Güncellenme:
MERDAN KAÇAR / ANKARA - 5 Ağustos'ta Rum Yönetimi yayımladığı yasadışı bir seyir ikaz duyurusuyla (NAVTEX) Cebelitarık bayraklı geminin “EMC” sualtı fiberoptik kablo projesinde yürüteceği deniz bilimsel araştırma faaliyetleri için Türk kıta sahanlığını da kapsayan bir alan yayımladı. Ancak; Rum tarafının bu oldubitti girişimi Türkiye tarafından süratle boşa çıkarıldı.
DENİZ KUVVETLERİ HAREKETE GEÇTİ
Türk Deniz Kuvvetleri, bölgeye süratle Donanma unsurlarını yönlendirirken bir deniz karakol uçağı da “Fugro Gauss” adlı gemiyi, Türkiye’nin rızası olmadan Türk kıta sahanlığında bilimsel faaliyet yürütemeyeceği konusunda uyardı. Eşzamanlı olarak, Rum tarafının hukuk dışı NAVTEX’inin geçersiz olduğu ilan edildi. Temmuz ayında Yunanistan’ın benzeri bir oldubitti girişimi Kerpe açıklarında Türk donanmasınca önlenmişti.
DIŞİŞLERİ UYARDI: "OLDUBİTTİ ÇABALARI NE SAHADA NE HUKUKEN HİÇBİR SONUÇ DOĞURMAYACAK"
Diplomatik kaynaklar; sözkonusu fiberoptik kablo projesi ile (Yunanistan ve Kıbrıs adası arasındaki) “Great Sea” elektrik enterkoneksiyon projelerinin birbirinden farklı olduğunu vurgularken, her iki projenin de aynı hukukî prosedüre bağlı olduğuna dikkat çekti. Kaynaklar; 18 Mart 2020’de Birleşmiş Milletler’e kaydettirilen Türk kıta sahanlığından geçecek her türlü proje için uluslararası deniz hukuku uyarınca kıyı devleti olan Türkiye’nin onayının alınması gerektiğini belirtti. Kaynaklar; proje sahibi Alman şirketin, bayrak ülkesinin bağlı bulunduğu Birleşik Krallık’ın ve bilfiil geminin işbirliği içinde davrandığının altını çizerek, Rum tarafının herkesçe bilinen oldubitti çabalarının ne sahada ne hukuken hiçbir sonuç doğurmayacağını anlaması gerektiğini vurguladılar.
DİPLOMATİK PROSEDÜRLER TAKİP EDİLMELİ
2024 yılında “Blue Raman” adlı ve Türk kıta sahanlığından geçen fiberoptik projesi gerekli diplomatik prosedürlerin takip edilmesi neticesiyle Türkiye’nin de onaylamasıyla başarıyla sonuçlanmıştı. Yunanistan’ın benzeri prosedürleri tâkip etmekten kaçınması nedeniyle Girit ve Kıbrıs adaları arasına döşenmesi planlanan “Great Sea” enterkoneksiyon hattı ise Türkiye’nin kararlı duruşu nedeniyle sonuçsuz kalmıştı.
EKONOMİK FİZİBİLİTE DE ÖNEMLİ
Uzmanlar; bu tür sualtı projelerinde uluslararası hukuka riayet kadar ekonomik fizibilitenin de önemli olduğuna dikkat çekerken, kağıt üzerinde görünen, ancak alternatiflerine oranla yüklü bütçeler gerektiren projelerin işbirliği değil gerginlik doğurduğuna işaret ediyor.
MSB KAYNAKLARINDAN AÇIKLAMA
Öte yandan Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, Doğu Akdeniz’de gündeme gelen kablo döşeme çalışmaları ve yayınlanan NAVTEX’e ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakanlık kaynakları, "Kıta sahanlığımızı ihlal etmeye kalkmaları durumunda gereği sahada yapılacaktır." açıklamasında bulundu.
"Doğu Akdeniz’de 18 Mart 2020 tarihinde BM’ye bildirdiğimiz kıta sahanlığındaki haklarımıza yönelik kararlılığımız masada ve sahada daima gösterilmektedir. Uluslararası hukuk uyarınca kıta sahanlığımızda icra edilecek kablo/boru döşeme yahut bilimsel araştırma yürütmek gibi faaliyetlerin kıyı devleti olan ülkemizle önceden koordine edilmesi gerekmektedir.
Bu kural dolayısıyla kıta sahanlığımızda izinsiz hiçbir faaliyete izin vermeden daima gerekli takipler ve izlemeler yürütmekte, ülkemizi yok sayan hiçbir faaliyet ve projeye (Great Sea Interconnector Projesi gibi) geçit vermemekteyiz.
Bu hal tarzımız kapsamında 05 Ağustos 2025 tarihinde Cebelitarık bayraklı FUGRO GAUSS gemisinin jeofizik araştırmaları için yayımlanan NAVWARN duyurusunun, kıta sahanlığımızı ihlal ettiği tespit edilmiştir. Bunun üzerine Dışişleri Bakanlığımız tarafından gerekli uyarılar yapılmış, Bakanlığımız da karşı Navtex’ini yayımladı. Ayrıca gerekli tedbirlerin alınması için bölgede hava ve deniz unsurlarımız görevlendirilmiştir. Bahse konu geminin faaliyetleri yakından takip edilmektedir. Kıta sahanlığımızı ihlal etmeye kalkmaları durumunda gereği sahada yapılacaktır.”