Geri Dön

Referansım ‘Uzak’tı

‘Hafta Sonu’ filmiyle adını duyuran Haigh, sevdiği filmlerden ilham aldığını vurguluyor. Yönetmen, ‘45 Yıl’ için “Nuri Bilge Ceylan’ın ‘Uzak’ını referans aldım. Küçük ama çok derin bir hikâyeydi” diyor

Referansım ‘Uzak’tı

İngiliz yönetmen Andrew Haigh, ismini 2011 yapımı ‘Hafta Sonu’ (Weekend) ile duyurdu. Bu yıl Berlin Film Festivali’nde yarışan ve başrollerindeki Charlotte Rampling ve Tom Courtenay’e oyuncu ödülleri kazandıran ‘45 Yıl’ (45 Years), 45 yıldır evli bir çiftin geçmişteki bir sır nedeniyle uzaklaşmasını konu alıyor. Haigh’le Türkiye’de gösterimde olan ’45 Yıl’ı Berlin’de konuştuk.

‘İkna etmek zor’

-‘45 Yıl’ nasıl ortaya çıktı?

David Constantine’nin 8 yıl önce okuduğum kısa hikâyesinden yola çıktım. Basit ve güzel bir hikâyeydi, karakterler daha yaşlı, 80’lerinde. Bu hikâyede de bir ceset yıllar sonra bulunuyordu. Hikâyenin bir ilişkiyi ele alma biçimini sevdim. Buradan yola çıkıp evlilik yıldönümü partisi gibi eklemeleri yaptım, genişlettim.

-Hem ‘Hafta Sonu’ ve hem ’45 Yıl’, çok sakin ama duygularla dolup taşan filmler... Bunlar senaryoda nasıl ortaya çıkıyor?

İlgimi çeken küçük detaylar. Odağımı ve konsantrasyonumu bu detaylara adıyorum. Hayatımızın da bu küçük detaylara bağlı olduğunu düşünüyor ve ilişkilerin karmaşıklığını da bu detaylar üzerinden kurmaya çalışıyorum. Filmlerimde yer alacak insanları bunlarla film çekilebileceğine ikna etmek kolay olmuyor ama bu filmde daha kolay oldu. Çünkü ‘Hafta Sonu’ vardı ve nasıl olabildiğini görebildiler ama ‘Hafta Sonu’nu çekecek imkânları yaratmak, bu hikâyeleri anlatabileceğime inandırmak zordu.

‘Kendimi düşündüm’

- Kate rolünü Charlotte Rampling’i düşünerek mi yazdınız?

Hayır, senaryolarımı birilerini düşünerek yazmam çünkü sonra kabul etmediklerinde mutsuz olursunuz. Bu film üzerinde ‘Hafta Sonu’ bitmeden çalışmaya başladım, dolayısıyla o sırada bir hiçtim, Rampling gibi bir oyuncuyu düşünerek senaryo yazamazdım.

- Yaşlı bir çift hakkında yazarken bilginizi, ilhamınızı nerelerden alıyorsunuz?

Bazıları kısa hikâyeden. Ama 60 veya 70’lerindeki insanların genç insanlardan farklı olduğunu düşünmüyorum. 27 yaşına gelince birden dünyanın sırlarına vakıf olmazsınız, ileri yaşlarda da sorgulamayı sürdürürsünüz. Kendimmiş gibi düşürerek yazdım.

-Bu kadar küçük bir hikâyeyi anlatırken finansman bulmanız zor oldu mu?

Aslında hayır. Düşük bütçeli ve küçük bir ekiple çekilen bir film. Sonunda ne olacağı da belliydi, ‘Avengers’a rakip olacak hali yoktu. Dolayısıyla kolay bütçe bulundu.

‘Kadınların varoluşsal sorunları çok işlenmiyor’

-Kadının geçmişinde bir sır ortaya çıksaydı, erkeğin bu kadar etkileneceğini düşünmüyorum. Siz kadın ve erkek karakterlerin yerlerini değiştirmeyi hiç düşündünüz mü?

Hayır, çünkü baştan beri kadın karakterin merkezde olacağını düşünmüştüm. Erkeklerin varoluşsal sorunlar yaşadığı o kadar çok kitap, film var ki... Kadınların varoluşsal sorunları çok az işleniyor, o yüzden kadın karakteri merkezde tutma konusunda kararlıydım. ‘Hafta Sonu’, eşcinsel iki adamın bakışındandı, bu da bir kadının bakış açısını gösteriyor. Daha önce çok kez anlatılmış hikâyeleri görmediğimiz bakış açılarından anlatma fikri hoşuma gidiyor.

‘Eleştirilere saplantılıyım’

-Mütevazı hikâyeler artık pek anlatılmıyor. Katılıyor musunuz?

1960 ve 1970’lerde sıradan insanlar ve onların hikâyeleriyle ilgili birçok film çekiliyordu. Sonra ne olduysa oldu, filmler büyümeye başladı. Bence sinemada kendi hayatımıza benzeyen hikâyeler görmek istediğimiz için küçük hikâyeler yeniden belirmeye başladı.

-Bu küçük hikâyeleri çekerken, sinema tarihinde hangi yerlere bakıyorsunuz, referanslarınız nedir?

Genellikle sevdiğim filmlerden ilham alınırım. Bu film için Romanya yapımı ‘Marti, dupa craciun’u ve Nuri Bilge Ceylan’ın ‘Uzak’ı sayabilirim. Bunlar, küçük dramlar ama derin şeyler söylüyorlar. İzlemeyi sevdiğim filmler... Bir film çekiyorsunuz ve nasıl karşılanacağını hiç bilmiyorsunuz. İki gün önce ’45 Yıl’dan herkesin nefret edeceğini düşünüyordum. İşlerin nereye gideceğini bilemiyorsunuz. Harika filmler fark edilmiyor, berbat filmler en tepelere çıkabiliyor. Eleştirileri okuma konusunda saplantılıyım. Sadece eleştirmen görüşlerini değil, twitter’da bir takipçisi olan birinin fikrini de araştırıp buluyor ve kafama takıyorum.

‘Twitter’ı önemsiyorum’

‘45 Yıl’, bu yıl Berlin Film Festivali’nde yarıştı. Film, 45 yıldır evli bir çiftin geçmişteki bir sır nedeniyle uzaklaşmasını konu alıyor. Haigh, “Sadece eleştirmen görüşlerini değil, Twitter’da bir takipçisi olan birinin fikrini de araştırıp buluyorum ve kafama takıyorum” diyor.

Sıcak hava ve yüksek nem sonrası sahiller dolduAntalya'da sıcak hava ve yüksek nemden bunalanlar Konyaaltı ve Lara sahillerine koştu. Sahillerdeki kalabalığın maske ve fiziki mesafe kuralına uymadıkları dikkati çekti.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber