Geri Dön

Sanıkların iddiası: Bazı belgeler sahte

Refahyol hükümetini devirmeye teşebbüsten 60 sanığın yargılandığı 28 Şubat davasında sanıklar ve avukatları dosyadaki bazı belgelerin ‘sahte’ olduğunu iddia etti

Sanıkların iddiası:  Bazı belgeler sahte

28 Şubat davasında savcılığın 60 sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etmesinin ardından dikkatler mahkemenin vereceği karara çevrildi. Sanıklar ve avukatları ise suçlanmalarına konu belgelerin sahte olduğunu iddia ediyor. Duruşma, 8 Ocak’a ertelenmişti.

Merhum Başbakan Necmettin Erbakan ve Tansu Çiller’in ortağı olduğu Refahyol hükümetini devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 103 sanık hakkında açılan 28 Şubat davasında savcılık, 60 sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edilmesini istemişti.

İnkar etmemişti

Sanıklar ve avukatları ise, duruşmalar boyunca dosyada bulunan bazı belgelerin “sahte” olduğunu ısrarla dile getirdi. Sanıklardan Çetin Doğan, duruşmalarda, 4 Nisan 1997 tarihli “Çalışma Grubu Oluşturulması” konulu belgeyi inkâr etmemiş ve “Ben bu belgeyi bugün bile imzalarım. Burada hiçbir hukuka aykırı bir durum yoktur. 4 Nisan 1997 tarihli emre dayalı olarak Harekât Başkanlığı’nca çalışmalara başlanmış, BÇG’nin teşkilat yapısı ve görev talimatı hazırlanmıştır” demişti.

Doğan, belgenin ekindeki el yazısı notları ise kimin yazdığının belli olmadığını söylemişti. Doğan, 7 Nisan 1997 tarihli “irtica konusunda alınacak tedbirler konulu toplantıya” ilişkin belgeye de “Bu da kağıt parçası, imzasız, fotokopi, bilgisayar çıktısı. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına aykırı delil” demiş, “belgenin Genelkurmay Başkanlığı’ndan gönderildiği” ifadesinin gerçeği yansıtmadığını, mağdur-müşteki Tamer Tatar’ın savcılığa verdiği belgeler arasında yer aldığını söylemişti.

Belgenin, “Genelkurmay Başkanlığı’ndan gönderildiği izleniminin yaratıldığını” söyleyen Doğan, “Ayrıca 7 Nisan 1997’de İnönü Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıya katılanların kimliklerinin Genelkurmay Başkanlığı’ndan gönderildiği iddiası da mahkemeyi yanıltma amaçlıdır. Savcılık ile Genelkurmay arasındaki yazışmalar bunu ortaya koyuyor. Ankara Cumhuriyet Savcılığı 17 Ocak 2013’te gönderdiği talimatta, 7 Nisan 1997’deki toplantıya katılanların kimlik bilgilerini istememiştir. Genelkurmay, savcılığın yazısında belirtilen kişilerin kimlik bilgilerini ek halinde göndermiştir” demişti.

‘Kargoyla gönderildi’

Duruşmalar sırasında sanıkların da reddetmediği 4 Nisan 1997 tarihli çalışma grubu kurulması konulu belgeye ilişkin Genelkurmay Başkanlığı’ndan gönderilen bir yazıda, Milli Güvenlik Kurulu kararları doğrultusunda 29 Nisan 2011’de bu belgenin imha edildiği açığa çıkmıştı.

Müşteki Tamer Tatar’ın savcılığa delil olarak sunduğu 5 no.lu CD’de yer alan bilgi ve belgelerin sızdırılmasıyla ilgili ise Genelkurmay Başkanlığı tarafından “soruşturma izni verildiği” belirlenmişti. YAŞ kararıyla 1997’de disiplinsizlik gerekçesiyle TSK’dan atılan Tatar, tanık olarak duruşmada verdiği ifadesinde, dokümanların ve CD’lerin kendisine Ahmet Yılmaz adına Ankara Yenimahalle’den kargoyla gönderildiğini, belgeler gizli ibareli olduğu için Beşiktaş Adliyesi’ne götürerek adli makamlara teslim ettiğini, içeriği hakkında bilgi sahibi olmadığını söylemişti. Tatar’ın savcılığa verdiği 5 nolu CD ile ilgili bilirkişi heyeti rapor hazırlamış, bu raporda, “genel bütünlüğünün şüpheli, içindeki iki dokümanın bütünlüklerinin bozulmuş olduğu, delil niteliğinin bulunmadığı” yönünde görüş belirtilmişti.

‘Yüzde 100 cemaat’

Sanıklardan Çetin Doğan’ın avukatı Hüseyin Ersöz de duruşmalar sırasında “CD’nin, yüzde 100 cemaat tarafından yapıldığını” iddia ederek “Hukuk tarihine kara bir dönem olarak geçecek dijital terör dönemi var. İddianameyi hazırlayan savcıların, soruşturmada görev alan polislerin ne olduğu açık. Bunlar şaibeli dokümanlar” demişti. Sanık avukatlarından Ali Fahir Kayacan da, “Kumpas davalarının hepsinin isimsiz ihbarlarla başlayıp, CD ile devam ettiklerini” kaydetmişti.

Özel oturum notları

Savcılığın mütalaasında, 4 Nisan 1997 tarihli, “Çalışma Grubu Oluşturulması” konulu belgenin özel oturum notlarına da yer verildi. Mütalaada, bu notlarda “AMAÇ: Bugünkü ortamda öncelikli hedef olarak DYP’nin çökertilmesi, dolayısıyla hükümetin derhal iktidardan çekilmesini sağlayıcı önlemleri almaktır. DYP’nin hükümetteki oy potansiyelini kırmak örtülü yapılmalıdır” denildiği, “Acil Tedbirler” başlığı altında, “Hükümetin, RP’nin yumuşak karnının tespiti”, “Menfaat çatışması yaratmak”, “DYP liderinin düşürülmesi”, “Liderden kurtulmanın parti için kazançlı olacağı”, “MGK kararlarında taviz vermemek takipçisi olmak”, “TSK de içinde irticaya karışmamış olanları ayıralım” denildiği ifade edildi.

Kontrolden çıkan otomobilin bir kasabın vitrininden içeri girdiKocaeli'nin Gebze ilçesinde, fren yerine gaza basan sürücünün kontrolünden çıkan otomobilin, bir yayaya çarptıktan sonra kasap dükkanına girdiği anlar, iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet