22.03.2019 - 01:30 | Son Güncellenme:
Cihat Aslan / İstanbul

Dede Abdulkader Hamdul İbrahim (66) ve eşi Fehime, torunlarını tedavi için Kahramanmaraş’taki oğullarının yanına getirdi. Daha sonra İzmir’e taşınan dede Abdulkader İbrahim, torunlarının psikolojik durumları için SGDD Al Farah İzmir Çocuk ve Aile Destek Merkezi’ne başvurdu. Bu arada kardeşlerden M.İ., İstanbul’daki halasının yanına yerleşti. Diğer üç kız kardeş ise İzmir’deki merkezde psikososyal gelişimlerine yönelik düzenlenen, resim atölyesi, bilim saati, ritm atölyesi, oyun saati gibi aktivitelere katıldı. Üç kız kardeşi hayata bağlayan psikolog Dilşat Ün ise zorlu süreci Milliyet’e anlattı:
“Merkeze ilk başvuru yapıldığında çocukların travması yeniydi. Yaşanılan kayıplar çocukların güven duygularını kaybetmelerine neden olmuştu. Çocuklar korku dolu, kaygılı ve kayıpları sebebiyle öfkeliydi. Güvenmeye, birbirlerine destek olmaya, yaşadıkları olumsuz deneyimleri dışa vurmaya ihtiyaçları vardı. Özellikle C.İ.’nin yoğun kaygıları ve korkuları, öfke krizleri, gece uyurken sıklıkla kâbus görerek uyanma gibi problemleri vardı.”
‘Evde birlikte oynuyoruz’
Dede Abdulkadir Abdulkader Hamdul İbrahim ise, “Hâlâ zorluklarımız var, ama eskisine göre hayatımız çok daha iyi. C.İ. yürüyemiyor, ancak N.İ. yürüyebiliyor. Psikolojik olarak torunlarım çok iyi durumda. Okula gidip geliyorlar. Birlikte evde oyunlar oynuyoruz. Çocukların oyun oynaması beni mutlu ediyor” diye konuştu.

Suriye’deki saldırıda N.İ. ve C.İ. ağır yaralandı. Küçük C.İ. tekerlekli sandalyeye mahkûm oldu.
Artık kâbus görmüyor
Dilşat Ün şunları söyledi: “Çocuklar, merkezde psikolojik destek alarak yeni bir ülkede güvenebilecekleri yeni insanlar ve yeni bir mekan olabileceğini keşfetti. Merkezde katıldıkları psikolojik destek görüşmeleri; rahatlamalarına, sosyal iletişim becerilerinin gelişmesine, kaygıyla baş etme mekanizmalarının güçlenmesine yardımcı oldu. Çocuklar ile yaptığımız görüşmelerde, özellikle C.İ.’nin duygu durumunun olumlu yönde gelişimi, okula başlamasıyla yeni arkadaşlıklar edinmesi, gece kabuslarının ortadan kalkması da bu süreçte önemli bir yol katettiğimizin göstergesiydi. Özellikle Abdulkader Bey ve eşinin, torunlarına olan sevgileri ve çabaları çocukların iyileşmesine en büyük katkıyı sağladı.”