Betül Topaklı / Milliyet.com.tr - Her şey geçtiğimiz hafta H.İ.T. isimli 9 yaşındaki çocuğun serinlemek için ailesiyle birlikte Antalya’daki Selinus Sahili'nde denize girmesiyle başladı. Sonrasında ise hem çocuk hem de aileyi son derece endişelendiren durumlar yaşandı. Çünkü küçük çocuk denizden çıktıktan kısa bir süre sonra fenalaşmakla kalmadı vücudunda su toplamaları ve yanık benzeri kızarıklıklar meydana geldi. Hemen doktora götürülen çocuğun yapılan muayenesinde, enfeksiyonun deniz kaynaklı olabileceği belirtildi. Yaşanan üzücü olay üzerine Gazipaşa Kaymakamlığı ve Antalya İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından olayla ilgili inceleme başlatıldı. Denizden alınan numunelerin laboratuvar ortamında analiz edileceği ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağı bildirildi. Bu olay akıllara deniz sularının güvenli olup olmadığını sorusunu getirdi. Peki, deniz kaynaklı enfeksiyonlar genellikle hangi koşullarda ortaya çıkıyor?

Bu tür durumların, özellikle yaz aylarında kalabalıklaşan sahil bölgelerinde zaman zaman karşılaşılabilen bir tablo olduğunu söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Arzu Faika Oral, “Çocuğun denize girdikten hemen sonra cildinde su toplaması ve yanık benzeri bulgular oluşması, deniz suyuna karışmış kimyasal ya da biyolojik bir maddenin varlığına işaret edebilir. Deniz kirliliği, enfeksiyonlara zemin hazırlayan önemli bir faktördür. Olayın ciddiyeti nedeniyle yetkili birimlerinin gerekli incelemeleri yapması büyük önem taşır. Deniz suyunda çocukları; bakteri, virüs, parazit gibi mikrobiyolojik kirlilik, kimyasal atıklar ve deterjan kalıntıları, denizanası ve benzeri canlıların toksinleri, cam ve metal gibi kesici/yaralayıcı yabancı cisimler gibi tehlikeler bekliyor. Çocukların bağışıklık sistemi olarak yetişkinlere göre daha hassas ve enfekte olma riskleri daha yüksek” dedi.
“Deniz kaynaklı enfeksiyonlar, genellikle deniz suyunun kanalizasyon atıkları veya diğer kirleticilerle kontamine olması durumunda ortaya çıkar. Özellikle yağmur sonrası yüzey akıntıları ve kontrolsüz atık sular bu durumu tetikler. 9 yaşındaki çocukta görülen ciltte su toplaması ve yanık benzeri lezyonlar, “Vibrio vulnificus” gibi deniz kökenli bazı bakterilerle uyumlu olabilir. Ayrıca “Staphylococcus aureus” (özellikle MRSA) gibi bakteriler de kirli deniz suyu aracılığıyla bulaşıp cilt enfeksiyonlarına neden olabilir. Temas edilen suda kimyasal bir irritan varsa, bu da alerjik veya toksik reaksiyonlara yol açabilir.” Uzman Doktor Arzu Faika Oral
BELİRTİLER ENFEKSİYONUN TÜRÜNE GÖRE DEĞİŞEBİLİR
Deniz suyu sonrası çocuklardaki belirtilerin enfeksiyonun türüne göre değişebildiğine dikkat çeken Uzman Doktor Arzu Faika Oral, “Ciltte; kızarıklık, döküntü, kaşıntı, su toplaması ve yara oluşumu meydana gelirken, gözde kırmızılık ve çapaklanma görülebilir. Kulakta dış kulak yolu enfeksiyonuyla karşı karşıya kalınabilir. İshal, karın ağrısı ve kusma gibi sindirim sistemi problemleri yaşanırken, solunum yoluna bağlı olarak çocuklarda burun tıkanıklığı ve boğaz ağrısı gibi problemler yaşanabilir. Denizde sıklıkla rastlanan mikroorganizmalar arasında: enterokoklar, E. coli, pseudomonas aeruginosa, vibrio türleri, staphylococcus aureus yer alır. Genellikle de adenovirüs, norovirüs ve rota virüse rastlanır” bilgilerini paylaştı.
YARA VE YANIK VARSA DİKKAT
Ciltte yaralar oluşması ve bunların enfekte olmasının yaygın bir durum olduğuna dikkat çeken Uzman Doktor Arzu Faika Oral, “Özellikle deniz suyu kirliyse ciltte oluşan yaralar, sıyrıklar veya çizikler enfeksiyon açısından büyük risk taşır. Açık yaralardan mikroorganizmalar kolayca vücuda girerek lokal enfeksiyona veya nadiren sistemik hastalıklara neden olabilir. Bu yüzden çocuklarda var olan yara, pişik veya cilt hastalıklarıyla denize girmekten kaçınılmalı; deniz sonrası cilt mutlaka temiz suyla yıkanmalı ve kurulanmalıdır” bilgilerini paylaştı.
“Deniz suyundaki mikroplar sadece içme yoluyla bulaşmaz. Göz, kulak, burun ve ağzın yanı sıra ciltteki çatlak ve yaralardan da mikroorganizmalar kolaylıkla vücuda girebilir. Özellikle kulak enfeksiyonları (yüzücü kulağı) ve göz enfeksiyonları (konjonktivit), çocuklarda yaz aylarında sık gördüğümüz deniz-havuz kaynaklı sorunlardır.” Uzman Doktor Arzu Faika Oral

BU BELİRTİLER ACİL BAŞVURU GEREKTİRİYOR
Ailelerin çocuklarının bir enfeksiyona yakalanıp yakalanmadığını deniz sonrası başlayan ciltte su toplaması, kızarıklık, şişlik veya iltihap gibi belirtilerle anlayabileceklerini söyleyen Uzman Doktor Arzu Faika Oral, “Bunların yanı sıra gözde kızarıklık ve çapaklanma görülür. Kulağın dış kısmında ağrı, şişlik veya akıntı meydana gelir. Çocukta ani başlayan ateş, halsizlik, kusma ve ishale rastlanır. Göz kararması, baygınlık hissi, nefes almada zorluk gibi sistemik durumlar da yaşanabilir. Solunum sıkıntısı, şiddetli kusma-ishal gibi sıvı kaybettiren durumlar, bilinç değişiklikleri ve yaygın cilt lezyonları da acil başvuru gerektirir” açıklamalarını yaptı.
‘DENİZ VEYA HAVUZ SONRASI ÇOCUKLARA DUŞ ALDIRILMALI’
Yaz aylarında çocukları denize ya da havuza sokarken çok dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Uzman Doktor Arzu Faika Oral, bu konuda ebeveynlere tavsiyelerde bulundu:
“Çocukların ciltlerinde yara veya egzama varsa denize/havuza sokulmamalı. Kalabalık ve su kalitesinden emin olunmayan bölgeler tercih edilmemeli. Deniz/havuz sonrası mutlaka temiz suyla duş aldırılmalı ve kulaklar kurulanmalı. Yüzme gözlüğü, kulak tıkacı gibi koruyucu ekipmanlar kullanılmalı. Çocukların deniz suyunu yutmamaları için uyarılması ve gözlemlenmesi önemli. Yerel yönetimlerin yayınladığı güncel deniz/havuz suyu analiz raporları takip edilmeli.”

DENİZE SIVI MADDE SALINDI
Enfeksiyon şüphesiyle gündeme gelen olayla eş zamanlı olarak, Selinus Sahili'nde liman girişine yakın bir noktada bulunan atık su borusundan denize sıvı madde salındığına ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Çevre sakinleri tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedilen görüntülerde, borudan çıkan sıvının doğrudan denize aktığı görüldü.
'KONU DETAYLI ARAŞTIRILMALI’
Borudan salınan sıvının içeriğine dair şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmazken, görüntüleri kaydeden vatandaş Ayhan Kızgıngül, "Yaklaşık dört yıldır Gazipaşa'da yaşıyorum. Yaz sezonlarında sabah saatlerinde Selinus Sahili'nde düzenli olarak denize giriyorum. Son günlerde deniz kıyısında oluşan sarı renkli görüntüler dikkatimi çekti. Kaynağını tespit etmek için limana yüzerek gittim ve mendirek bölgesinde, denizin altındaki borudan çıkan sıvının görüntüsünü aldım. Bu görüntüleri gerekli yetkili makamlara ilettim. Burada her gün yüzlerce insan, özellikle çocuklar denize giriyor” diyerek konunun detaylı şekilde araştırılması gerektiğini söyledi.