GündemTBMM Başkanı Kurtulmuş: 'Savaşlarda, dünyanın bir daha yerine koyamayacağı nice önemli eserler yok edildi'

TBMM Başkanı Kurtulmuş: 'Savaşlarda, dünyanın bir daha yerine koyamayacağı nice önemli eserler yok edildi'

24.11.2025 - 10:53 | Son Güncellenme:

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Dolmabahçe Sarayı'nda "Uluslararası Sempozyum: Milli Sarayların Yüzyılı" açılış töreninde konuştu. Kurtulmuş, "Tarihi eserlerin her birinin olduğu yerde korunması ve kaçırılmış, başka ülkelere taşınmış olanların da ait olduğu yerlere döndürülmesi için uluslararası camiaya çağrıda bulunmak ve bilimsel çalışmalar yapmak, bu konferans vesilesiyle bizlerin sorumluluğu olsun" dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Savaşlarda, dünyanın bir daha yerine koyamayacağı nice önemli eserler yok edildi

Kuruluşunun 100. yılını kutlayan Milli Saraylar Başkanlığı, tarihi ve kültürel miras yönetimi alanındaki bir asırlık birikimini, sempozyum aracılığıyla dünya müzecilik sahnesine taşıyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Milli Saraylar Başkanlığı, Dolmabahçe, Topkapı ve Yıldız saraylarında "Milli Saraylar'ın Yüzyılı" isimli uluslararası sempozyumu 24-26 Kasım'da gerçekleşiyor. Sempozyumla birlikte Türkiye'nin saray mirasını yalnızca koruyan değil, aynı zamanda bilimsel, kültürel ve uluslararası ölçekte yeniden üreten ve dünyayla paylaşan bir aktör olduğu vurgulanması amaçlanıyor.

Milli Saraylar'ın 2018 yılında doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlanmasıyla başlayan yeni dönemde, Topkapı Sarayı, Yıldız Sarayı, Edirne Sarayı ve Ankara Palas gibi pek çok tarihi yapı tek çatı altında buluştu. Böylece Osmanlı saray mirası, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaya başlandı.

Sempozyum'un açılışında konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş önemli mesajlar verdi.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Kurtulmuş, Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen Milli Sarayların Yüzyılı Uluslararası Sempozyumu Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, bütün medeniyetlerin kesiştiği, dünyanın en önemli ticaret yollarının geçtiği, fevkalade büyük tarihi kültürel mirasa sahip, bugün de hala dünyanın her bakımdan en canlı şehirlerinin başında gelen İstanbul'da böylesine önemli bir toplantının organize edilmesinin fevkalade değerli olduğunu söyledi.

Milli Saraylar Başkanlığının, Türkiye'de müzecilik ve milli sarayların korunması anlamında onur duyulan sembol kurumlardan olduğunu dile getiren Kurtulmuş, Milli Saraylar Başkanlığı vasıtasıyla Türkiye'de özellikle tarihi mirasın korunması bakımından fevkalade önemli adımların atıldığını ifade etti.

Bu uluslararası sempozyumun, fevkalade değerli birikimlerini paylaşan katılımcılar vasıtasıyla da gelişmiş bir istişare ortamına dönüşeceğini söyleyen Kurtulmuş, sempozyumdan ortaya çıkarılacak fikirlerin kültürel mirasın korunması bakımından da değerli sonuçlar oluşturacağını kaydetti.

Müzeciliğin, tarihi eserlerin korunmasının yaşanılan dönemde çok önemli hale gelen, kültürel diplomasinin değerli parçalarından olduğunu belirten Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Diplomasi, artık sadece klasik dış politika imkanlarıyla ya da argümanlarıyla değil aynı zamanda çok farklılaştırılmış bir şekilde kültürel diplomasi alanında faaliyet gösteren kurumlar vasıtasıyla da icra edilmektedir. Bu anlamda kültürel diplomasi bakımından Türkiye olarak oldukça şanslı bir ülke olduğumuzun altını çizmek isterim. Büyük bir tarihi mirasa sahip olduğumuzu iftiharla ifade etmek isterim. Türkiye'nin her bir yerinde Selçukluların, Anadolu Selçukluların, Osmanlıların ve İslam öncesi büyük medeniyetlerin eserlerini günümüzde de görmek, bulmak hatta her gün yeni eserleri ortaya çıkarmak mümkündür. Bu çerçevede Ani Harabeleri'nden Edirne Sarayı'na kadar, İshakpaşa Sarayı'ndan Ayasofya Camii'ne kadar, Bergama'dan Dolmabahçe Sarayı'na kadar neredeyse Anadolu topraklarının her yerine yayılmış olan, yüzlercesi gün yüzüne çıkarılmış, yüzlercesi de gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen fevkalade büyük bir kültürel mirasa sahip olmakla iftihar ediyoruz."

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Bu topraklardan bilinen 24 büyük medeniyetin geçtiğini, bu medeniyetlerin her birisinden geriye izlerin kaldığını anlatan Kurtulmuş, bu izleri bugün ortaya koymanın, sadece tarihi, geçmişi hatırlamak değil aynı zamanda insanlığın geleceğine de hizmet etmek olduğunu söyledi.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

"HER BİR ESER, KENDİ ASRINDA YAŞAMIŞ ÇOK SAYIDA İNSANIN KÜLTÜRÜNÜ DE GÜNÜMÜZE GETİREN ÖNEMLİ ARAÇ"

TBMM Başkanı Kurtulmuş, modern çağlarda ve postmodern dönemde insanoğlunun geçmişten, tarihten, kültürden, estetikten koparak daha mekanik dünya hayatına doğru geçtiğini ve eskilerin ortaya koyduğu eserlerle kıyaslandığında bedihiyyat bakımından çok daha geride bulunan eserler ortaya koyduğuna şahit olunduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, "Eskinin korunması, saraylarımızın, tarihi eserlerimizin korunması, sadece bir mirasa sahip çıkmak değil insanoğluna geleceğe dönük bir ışık tutmaktır. Bunu sağlayabilmenin insanlığın en temel kültürel sorumluluklarından birisi olduğunu ifade etmek istiyorum." diye konuştu.

Tarihi eserlerin ortaya çıkarılmasının sadece kültür ve sanat bakımından zenginliği sağlamak değil siyasetten ekonomiye kadar çok geniş alanda insanlığın eski mirasından dersler çıkarmak için yararlı olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

Haberin Devamı
Haberin Devamı

"Örneğin şu Dolmabahçe Sarayı, Süfera Salonu'yla, Muayede Salonu'yla, çeşitli salonlarıyla esasında sadece fiziki bir yapı olarak bugün karşımızda duruyor olmakla birlikte, Osmanlının o yaşadığı dönemdeki devlet yönetiminin geleneklerini, geleneklerin içerisinde saklanmış olan yönetim tarzını bize bugün de anlatıyor, öğretiyor. Aynı şeyin dünyanın bütün büyük sarayları için de önemli olduğunu ifade etmek isterim. Yine o döneme ait olan alışkanlıkları, kültürü, sanatı, toplumsal ilişkileri, sınıflar arasındaki ilişkileri, siyaset yapma tarzını, insanlar arasındaki ilişkileri, aristokrasiyi, burjuvaziyi, geniş halk kesimlerini vesaire bütün bunların arasındaki ilişkileri de aslında bu sarayları, bu kültürel mirasımızı takip ederken, gezerken görüyor, şahit oluyoruz. Onun için sadece geçmişin, tarihin korunması ve bugüne anlatılması değil gelecek nesillere tarihin ve geçmişin vereceği ilhamın da aksettirilmesi bakımından bu toplantıyı fevkalade önemli gördüğümü ifade etmek istiyorum çünkü biliyoruz ki bir yağlı boya eser, bir bina, bir köprü, bir saray, bir sikke, bir kırık vazo, bir kılıç ya da bir başka savaş aracı, sadece kendisinden ibaret değildir. Sadece müzayede değeri olan bir eser de değildir. Her bir eser, her bir yapıt, her bir abide, her bir tablet, aslında kendisiyle birlikte kendi asrında yaşamış çok sayıda insanın kültürünü de günümüze getiren önemli araçlardır. Bu araçlara sahip olmak, bu araçları korumak ve bu araçları değerlendirmek de insanlığın gelişmişlik işaretlerinden birisidir. Tarihle, kültürle, sanatla, geçmişle ilgisi ne kadar kuvvetliyse bir milletin, bir ülkenin, bir dönemin, o dönemin, gerçekten gelişmiş bir dönem olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz."

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Savaşlarda, dünyanın bir daha yerine koyamayacağı nice önemli eserler yok edildi

GAZZE'DE YOK EDİLEN TARİHİ ESERLER

Bugün dünyada fevkalade büyük çatışmaların, savaşların yaşandığını ve büyük bir türbülansın içinden geçildiğini belirten Kurtulmuş, bu savaşlar ve iç çatışmalarda sadece canlar ve fiziki yapılar değil dünyanın kültür mirasının da kaybedildiğini vurguladı.

Kurtulmuş, Afganistan'daki iç savaşta dünyanın bir daha yerine koyamayacağı nice önemli eserlerin yok edildiğini, Ukrayna'nın tarihi ve kültürel zenginliklerinin önemli bir kısmının yerle bir edildiğini, Suriye'de kültürel mirasın yok edildiğini ve bunların çoğunun da yerine getirilmesinin mümkün olmadığını söyledi.

İki yılı aşkın şekilde İsrail'in Gazze'de devam eden soykırımının sadece insanları öldürmediğini, Gazze'de tarih, kültür ve medeniyet adına ne varsa hepsini yerle bir ettiğine dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Gazze'de yok edilen camilerin, kiliselerin, tarihi mekanların, kütüphanelerin bir daha yerine nasıl getirilebileceği şüphelidir. Aynı şekilde bir başka önemli mesele de bu savaşlar ve iç çatışmalar sırasında bazı karanlık odakların, üzerine çullandıkları ülkelerin kültürel miraslarını nasıl kaçırdıklarını, nasıl bunları el değiştirecek şekilde bir kirli pazara sürdüklerini gayet iyi biliyoruz. Suriye'den son 13 yıllık iç savaşta kaçırılan, Irak'taki çatışmalar sırasında kaçırılan, Afganistan'daki çatışmalarda kaçırılan kültürel zenginliklerin, hiç kuşkum yok ki birkaç sene sonra herhangi bir müzede ortaya çıkması mukadderdir. Bundan çok çekmiş olan bir millet olarak söylüyoruz. Kültürel hırsızlığın da en az kültürel zenginliği ortaya çıkarmak isteyen çevreler kadar güçlü ve organize olduğunu ifade etmek isterim. Türkiye'nin sadece Troya ve Bergama müzelerinden kaçırılan eserlerinin Batı'daki birtakım müzelerde bugün sergilendiğini görmek, gerçekten hepimize üzüntü veriyor."

Sanat hırsızlığına mani olmak gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, "İşte en son gördük. En iyi korunduğunu zannettiğimiz müzelerden birinde, Louvre Müzesi'nde dalga geçer gibi, dünyanın gözünün içine bakarak, dünyanın en iyi korunduğu zannedilen bir müzeden fevkalade değerli, tarihi bir eser kaçırıldı ve bu tarihi eser hırsızlarının ne kadar büyük bir organizasyona sahip olduğu bir kere daha ortaya konulmuş oldu. İnşallah bundan sonra tarihi eserlerin her birisinin olduğu yerde korunması, kaçırılmış ve başka ülkelere taşınmış olanların da ait olduğu yerlere döndürülmesi için uluslararası camiaya çağrıda bulunmak ve bunun için bilimsel çalışmalar yapmak da bu sempozyum vesilesiyle bizlerin sorumluluğu olsun." ifadelerini kullandı.

Programa İstanbul Valisi Davut Gül, eski TBMM Başkanlarından İsmail Kahraman, Milli Saraylar İdaresi Başkanı Yasin Yıldız, Milli Saraylar Bilim ve Değerlendirme Kurulu Başkanı Sadettin Ökten, milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı.

 

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Savaşlarda, dünyanın bir daha yerine koyamayacağı nice önemli eserler yok edildi

MİLLİ SARAYLARIN YÜZYILI" PROGRAMI BAŞLADI

Milli Saraylar Başkanlığı tarafından düzenlenen ve 3 gün sürecek "Uluslararası Sempozyum: Milli Sarayların Yüzyılı" programı, Dolmabahçe Sarayı'nda başladı.

Sempozyumun açılışında konuşan Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, emanetçisi olduğu miras eserlerinin yaşatılması yolunda bir asırlık deneyime sahip olan kurumun yıl dönümünü dünyadaki en saygın kuruluşlarla birlikte kutlamaktan onur duyduklarını söyledi.

Yıldız, 1924 ve 1925 yıllarının, Türkiye kültürel mirasının "saray-müzeler" olarak tanımlayabilecekleri bölümü için çarpıcı bir dönüm noktası olduğunu vurgulamak istediğini belirterek, dünyada parlamenter sisteme geçen diğer ülkeler gibi 1924 yılından itibaren Türkiye'de de tarihi miras eserlerin, farklı kurumların idaresinde parçalı bir şekilde yönetilmeye başlandığını ifade etti.

Topkapı, Dolmabahçe, Beylerbeyi, Yıldız, Edirne sarayları ile kasırlar, köşkler ve diğer miras eserlerinin, devredildikleri kurumlarda çoğunlukla müzecilik ve korumacılık faaliyeti dışında kullanıldığını söyleyen Yıldız, Milli Saraylar Müdürlüğünün 1925 yılının Ocak ayında, şu an bünyelerinde bulunan saray, köşk ve kasırlar ile taşınabilir sanatsal eserlerin bir kısmının muhafazası gayesiyle kurulduğunu anımsattı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Savaşlarda, dünyanın bir daha yerine koyamayacağı nice önemli eserler yok edildi

Yıldız, 1960 ve 70'li yıllarda kısmen ziyaret edilen ve restorasyon faaliyeti gösteren Milli Saraylarla ilgili kapsamlı ilk dönüşümün TBMM Teşkilat Kanunu'nda 1983'te yapılan değişimle başladığını, bu dönemde müzecilik, restorasyon, kültürel etkinlikler alanında yeni düzenlemeler gerçekleştirildiğini ve kurumun saray-müze olarak yapılandırıldığını anlattı.

Milli Saraylar Başkanlığının 2018 yılında Cumhurbaşkanlığına bağlı müstakil bir tarihi ve kültürel miras kurumu olarak dünyadaki eşdeğer kuruluşlar gibi yapılandırıldığını belirten Yıldız, şöyle konuştu:

"Milli Saraylar bugün, önemli bir dönüşüm projesi ile 1924 yılında dağılan Türkiye tarihi mirasının 'saraylar-müzeler' bölümünü tek bir çatı altında topladı. Bu düzenleme ile gerek mimari eserler ve bahçeler, gerekse taşınır hazineler doğru bir sistematikle yapılandırıldı. Restorasyon ve koleksiyon yönetimi alanında geçmişte yaşanan uygulama farklılıkları ve sorunlar giderilerek, insan kaynakları alanında uzmanlaşma sağlandı. Aşinası olduğumuz, saray-müzelerin işletilmesi ve finansmanı konusundaki kadim sorunları aşan Milli Saraylar, restorasyon faaliyetlerinin tamamını, kamu bütçesine yük olmadan öz kaynaklarıyla karşılıyor."

Saray-müze kurumlarının ortaya çıktıkları dönemin sosyal ve siyasi koşulları, mimari ve sanat akımları ve kültürel etkileşimlerin sonucu olarak bazı yerel farklılıklar taşımakla birlikte benzer bir dile sahip olduğunu ifade eden Yıldız, "İnşa edildikleri dönemlerde ülkelerin egemenliğinin sembol yapıları olan bu eserler, aynı zamanda temsil ettikleri toplumlar nezdinde hükümranlığın da belgesi konumunda olmuştur. Bu yönüyle dünya mirası olan saray-müze siteleri aynı zamanda ortak yaşanmışlığımızın da nişaneleridir. Koleksiyonlarımızı oluşturan birbirinden kıymetli eserlerin, yalnızca muhafazası değil, bunların başta ziyaretçilerimiz olmak üzere dünya kamuoyu ile buluşmalarını sağlamak temel vazifemizdir." diye konuştu.

Yıldız, toplumların en kıymetli varlıklarının tarihi ve kültürel miras eserleri olduğuna dikkati çekerek, sanat ve mali değer açısından müstesna eserler olmaları nedeniyle kültürel miras eserlerinin sürdürülebilirliğinin ciddi bütçelere mal olduğunu vurguladı.

İSTANBUL'DA "ULUSLARARASI SEMPOZYUM

Sempozyumun ilk oturumunun açılış konuşmasını yapan Milli Saraylar Bilim ve Değerlendirme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sadettin Öktem, Milli Sarayların 100'üncü yıl dönümü kutladıklarını kaydetti.

Öktem, "Milli Saraylar idaresi, biraz evvel sözünü etmeye çalıştığım mekan, eşya ve sanat eserlerini koruyor, sunuyor ve yorumluyor, toplumsal yapı içinde ne anlama geldiğini söylüyor. Bu işi yaparken iki tane temel hedefi var. Birincisi kendi toplumuna, kendi toplumumuza, geçmişe ait yaşadığımız, var olduğumuz, eylem yaptığımız, birikim oluşturduğumuz büyük hazineyi kendi çerçevemiz içerisinde eşyalar, mekan ve sanat eseri üzerinden sunuyoruz. Milli Saraylar böylece kendi toplumumuzu hem zihinsel hem duygusal manada tatmin etmeye, zenginleştirmeye çalışıyor. Aynı zamanda uluslararası bir sunum da söz konusu. Çünkü medeniyetler geçirgen olmazsa yaşayamazlar. Geçirgenlik de iletişim ve etkileşim sayesinde söz konusu oluyor." dedi.

Sempozyum, Dolmabahçe, Topkapı ve Yıldız Saraylarında üç gün boyunca diğer oturumlarla devam edecek.

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Savaşlarda, dünyanın bir daha yerine koyamayacağı nice önemli eserler yok edildi

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler