faydalı

faydalı

Son dakika faydalı haberleri ile ilgili Milliyet'e eklenen tüm haberler bu sayfada yer almaktadır. Geçmişte yaşanan faydalı gelişmeleri, bugün yaşanan en flaş gelişmeler ve çok daha fazlası sürekli güncel olan faydalı haber sayfamızda...

faydalı haber başlıkları altta listelenmiştir. Son dakika haberleri de dahil olmak üzere şu ana kadar eklenen toplam 151 faydali haberi bulunmuştur.

Hiç sulamadan aynı ağaçta 4 çeşit meyve yetiştirdi
Hiç sulamadan aynı ağaçta 4 çeşit meyve yetiştirdiAntalya’nın Gazipaşa ilçesi Çığlık Mahallesi'nde yaşayan çiftçi Süleyman Yalçın, hiç sulamadan şeftali, kayısı erik gibi meyveleri tek ağaçta yetiştiriyor.Yalçın, kıraç arazide badem ağaçlarına kayısı, şeftali ve erik aşılayarak tek ağaçta bu meyveleri yetiştirmeyi başardı. Yöntemin çocukluk hayali olduğunu belirten Yalçın, ağaç aşılamayı dedesinden öğrendiğini, bu işi meslek haline getirdiğini ifade etti. Evinin bulunduğu yerin kıraç arazi olduğunu söyleyen Süleyman Yalçın, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Biz susuz kıraç bir arazide yaşıyoruz. Ben de su istemeyen badem ağacında 3-4 tür meyve yetiştirmeyi düşündüm. Bu benim çocukluk hayalimdi. Şu anda elimde tuttuğum badem ağacında 4 çeşit meyve var. Başarabildim, ne mutlu bana." dedi.Yalçın, bu yöntemi, yokluk nedeniyle geliştirdiğini anlatarak, "Biz imkansızlığın olduğu yerde çareler aradık. Çareyi de bunda buldum. Fidancıdan bir ağaç aldığım zaman en fazla 4 yıl ömrü oluyor ama ben bu badem ağacına aşı yaptım, en az 20 sene ömrü var. 30 senelik dibi badem olan ama kayısı veren ağaçlar var.” diye konuştu.- Adını Toros fıstığı koydu Farklı ağaçlarda da denemeler yaptığını belirten Yalçın, çıtlık ağacına Antep fıstığı aşılayarak meyve elde etmeyi başardı.Yetiştirdiği fıstığın adını Toros fıstığı koyan Yalçın, "Denemelerim sonucu Antep fıstığını da yetiştirdim. Adını da Toros fıstığı koydum. Çünkü sadece Gaziantep’de değil, Antalya Gazipaşa Toros dağlarında da yetişiyor." ifadelerini kullandı.Yalçın, tropik meyveleri de çeşitli ağaçlara aşılamaya devam ettiğini belirti. Ağı ağacına mango aşılayan Yalçın, bunun da tuttuğunu fakat henüz meyve vermediğini söyledi. Bu yöntemin özellikle şehir merkezlerinde dar arazileri olanlara faydalı olacağını belirten Yalçın, şöyle devam etti: "Ben dar alanda olan kişilere sesleniyorum. Şehir merkezinde 300 metrekare yeri olan kişiler var. Adam bahçesinde bir sürü ağacı olsun istiyor. O
11.09.2019Haberler
Ara tatil müjdesi turizmcileri de sevindirdi
Ara tatil müjdesi turizmcileri de sevindirdiMilli Eğitim Bakanlığı (MEB), tatil takvimini yeniden düzenledi. Buna göre öğrenciler kasım ve nisan aylarında da birer hafta ara tatil yapacak. Böylece öğrenciler biri yaz, diğeri yarıyıl, ikisi de ara olmak üzere dört kez tatile çıkacak. Yaz tatili 11 hafta, yarıyıl tatili daha önce olduğu gibi 2 hafta, ara tatillerin süresi ise 1’er hafta olacak. Bu tatil düzenlemesi en çok turizmciyi sevindirdi. Kuzey Ege’de aralarında termal otellerinde bulunduğu ve 12 ay hizmet veren turizmciler bu uygulamadan memnuniyetlerini ifade ettiler. 2019-2020 Eğitim ve öğretim yılında hayata geçirilmesi beklenen bir yaz, bir yarıyıl ve iki ara tatilli sistem öğrencileri olduğu kadar turizmcileri de sevindirdi. Özellikle Kasım ve Nisan ayındaki ara tatilleri ölü sezon olarak nitelendirilen aylarda bir canlılığa sebep olması bekleniyor. Edremit’te bir Otelin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yağız Öngen “Turizmi 12 aya yayabilmek sektörde herkesin en büyük hedefi. Bu vesile ile bu karar bizim için çok faydalı oldu. Şubat tatili bizim gibi özelikle termal otellerin, kış turizmi yapan otellerin en kıymetli zamanlarında biriydi. Bunun dört tarihe yayılması bir kasım ayında birde nisan başlarında turizmin ölü diyebileceğimiz zamanlarında böyle bir tatil bizler için çok iyi olacak. Hem de ekonomiye ciddi bir katkısı olacağını düşünüyorum. Bu karar çok memnuniyet ile karşıladık.” dedi. Edremit’te bir Otelin Genel Müdürü Ceyhun Özsan “Özellikle termal turizm tesislerini ümütlendirdiğini, heyecan verdiğini ve sektör adına sevindirici olduğunu söylemek isterim. Bizde çok mutlu olduk. Turizmin çeşitlendirilmesi anlamında tatillerin de peryodik olarak dörde bölünmesi özellikle kış turizmi yapan tesislerde olumlu bir ivme etkisi gösterecektir. Biz bu haberden çok mutlu olduk”dedi.
11.09.2019Haberler
Suyun altında elektrik üretti
Suyun altında elektrik ürettiBursa'da yaşayan elektrik teknisyeni 34 yıllık çalışmasının sonucunda suyun altında çalışıp elektrik üreten sistem geliştirdi. Sistemin patentini de alan Ömür Alparslan Haskaloğlu Türkiye'nin dışa bağımlı olmadan enerji sıkıntısının çözülebileceğini söyledi. Bursa'da yaşayan elektrik teknisyeni; geliştirdiği sistemin portatifini Gökdere'de azgın suların altına koyarak enerji üretti. "Geliştirilen sistem sayesinde Türkiye'de akan nehirlerin altına bu sistemi yerleştirip elektrik, doğalgaz ve petrol bağımlığından kurtaracağım." diyen Ömür Alparslan Haskaloğlu, "Sistemi hayata geçirdim. Suyun altındaki sistemle elektrik üretiyorum. Yaptığım türbini geliştirmek için büyük şirketlerden ve devletten destek belkiyorum" şeklinde konuştu.34 yıl enerji sektöründe çalıştığını ifade eden Ömür Alparslan Haskaloğlu, "İşe DSİ'de başladım. Son 22 yılım yüksek gerilim trafo merkezlerinde ve jeneratör merkezlerinde çalışarak geçti. Belli bir uzmanlık seviyesindeydim, bir tasarım geliştirdim. Akan suların altında dönen bir türbin tasarladım. Bunun faydalı model belgesi çıktı. Kendi imkanlarım ve basit bir tasarımla hem türbin dönüşünü hem de enerji üretimini sembolik olarak gösterdim. İstiyorum ki bundan sonra bir kaç metrelik yapalım, bu portatif üzerindeki sistem sembolik. Bu sistemin daha büyüğünü yaparak bir kaç metrelik türbinlerle alternatör çevirelim. 220 volt priz voltajı olarak bilinen 220 volt enerji çıkışı üzerinden gerçek yüklemelerle ve ondan alınacak sonuçlarla asıl türbinler Kızıl Irmak, Dicle ve Fırat nehrinde 40 metre suyun altına yerleştirilerek daha çok elektrik üretilebilecek. Ülkemizin şu anki enerji ihtiyacı 300 milyon megawatt, sadece Kızıl Irmak'a yerleştireceğim tribünler buna yeter, Benim amacım Türkiye'yi doğalgaz ve petrolden bağımsız hale getirmek. Bunun içinde yıllık kullandığımız 300 milyon megawatt'ın 4 katı enerji gerekiyor. Bu enerji üretecek sistemi çalıştıracak bir türbinin maliyeti 1 milyon 500 bin dolar civarında. Bu üretti
11.09.2019Haberler
Çatlamaların ve kaymaların olduğu cadde 1 haftadır trafiğe kapalı
Çatlamaların ve kaymaların olduğu cadde 1 haftadır trafiğe kapalıEsenyurt’ta yolda ve evlerde çatlakların oluşması nedeniyle bir cadde 1 haftadır araç trafiğe kapatılmıştı. Esnaflarda yaklaşık 1 haftadır kapalı cadde nedeniyle iş yapamazken, cadde, mühendislik bölümü öğrencilerinin ders konusu oldu. Geçtiğimiz Cuma günü Güzelyurt Mahallesi’nde bulunan Ertuğrul Gazi Caddesi’nde bulunan çatlaklar nedeniyle vatandaşlar evlerinden tahliye edilmişti. Birkaç gün sonra vatandaşlar tekrar evlerine dönerken sokaklara ve bazı binaların arasına ise “çatlak ölçer” cihazları yerleştirildi. Cihazların yerleştirildiği cadde, araç trafiğine kapatıldı. Cadde üzerindeki esnafların birçoğunun ise kepenkleri kapalı bulunuyor. Esnaf ve çevredeki vatandaşlar, ekiplerin çalışmalarını tamamlayıp raporların açıklanmasını bekliyor. Bazı binaların içerisindeki çatlaklar ve ayrılmalar ise kameralara yansıdı.“Saat gibi bakıyoruz” Trafiğe kapatılan caddede esnaflık yapan İbrahim Alçay, çatlak ölçer cihazlarını kendilerinin de kontrol ettiğini ifade ederek, “Çalışmalar devamlı sürüyor. 1 haftadır kapalı cadde. İşimiz gücümüzde durdu ne yapacağız bilemiyorum. Oynama yok şu anda cihazlara saat gibi bakıyoruz. 1-2 milim falan var herhalde. Haberimiz yok ne zaman açılacağı ile ilgili” dedi.Üniversiteli öğrenciler, hocaları eşliğinde çatlakları yerinde inceledi İstanbul Üniversite’ne bağlı Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi, Maden Mühendisliği öğrencileri ise Genel Jeoloji dersi kapsamında hocaları Dr. Tülay Köksoy ile birlikte alana gelerek incelemelerde bulundu. Öğrenciler dersini gördükleri konuyu, yerinde inceleme imkanı buldu.Üniversite öğrencilerinden Resul Gümüş, ders kapsamında incelemeye geldiklerini ifade ederek, “ Kayma olayını inceliyoruz burada. Canlı laboratuvar oldu. Faydalı oldu bizim için” diye konuştu.Kaymanın olduğunu haberlerden de gördüğünü ifade eden üniversiteli Hüseyin Coşkun, “ Bu konu zaten bizim işlediğimiz bir konu olduğu için burayı gerçek bir şekilde görmek biz
11.09.2019Haberler
Eşeğin sütü de sabunu da faydalı
Eşeğin sütü de sabunu da faydalıMuğla'da eşek çiftliği kuran Musa Karaçam (65), birçok hastalığa iyi geldiği öne sürülen eşek sütünden elde ettiği sabunları, turistik işletmelere satıyor. Karaçam, sabunun cilt rahatsızlıklarına iyi geldiğini söyledi. Yatağan ilçesi Bozarmut Mahallesi'ndeki evinin bahçesinde eşek çiftliği kuran evli ve 3 çocuk babası Musa Karaçam, eşek sayısını arttırarak hem sütünü hem de sütünden elde ettiği sabunları satmaya başladı. 2013 yılında 20 eşekle üretime başlayan Karaçam, sayıyı 40'a çıkardığını ve günde 4 litre süt elde ettiğini anlattı.Eşek sütünün akciğer, mide ve bağırsak kanseri ile astım, siroz, bronşit gibi hastalıklara iyi geldiğini belirten Karaçam, çiftliği ziyaret edenlere sütün litresini 150 liradan, su bardağıyla ise 30 liradan satıyor.'VÜCUDU YUMUŞATIYOR, KIRIŞIKLIKLARI ÖNLÜYOR' Eşek sütü satışı yaparken, sabun imal etmeleri yönünde talepler geldiğini anlatan Karaçam, Süt sağıldıktan sonra sütün köpüğünü yüzüne süren kadınlar, sabununun da olabileceğini söyledi. Biz de bunun üzerine sabun üretmeye başladık. İlk önce cüzi miktarda ürettiğimiz sabun satıldı. Ardından seri üretime geçmek için eşim kurs aldı ve eşek sütü sabunu da büyük ilgi gördü. Bodrum'da aktarlar ve turistik oteller de bizden sabun istiyor. Sabunu kullananlar vücudu yumuşattığını, kırışıkları önlediğini söyledi. Adedini 15 liradan satıyoruz dedi. ASTIM VE BRONŞİTİ OLANLAR TERCİH EDİYOR Karaçam, kronik astım ve bronşit rahatsızlığına iyi gelen eşek sütünün aynı zamanda siroz hastalığını da tedavi ettiğini belirterek, Antitoksin özelliği ile zehirlenmelerin üstesinden geliyor. Akciğer ve kolon kanserlerini tedavide destekleyici özelliğe sahip. Boğaz enfeksiyonu geçiren bir hasta, balgamı eşek sütü ve karışımı ile söktürebiliyor. Astım ve bronşit rahatsızlığı olanlar, 10 gün süreyle bir su bardağı eşek sütünü içtikten sonra rahatlıyor dedi.
11.09.2019Haberler
Dev turna balığını gören vatandaşlar telefona sarıldı
Dev turna balığını gören vatandaşlar telefona sarıldıSiirt’te yaklaşık bir buçuk metre uzunluğunda ve 120 kilogram ağırlığında olan turna balığı, balıkçılar tarafından yakalandı. Dev turna balığını gören vatandaşlar, fotoğraf çekmek için birbirleriyle yarıştı. Botan Çayı'nda yakalanan dev turna balıkları balıkçıların yüzünü güldürdü. Son iki günde 3 dev turna balığı yakalanarak semt pazarında balıkçı tezgahında vatandaşların beğenisine sunuldu. Kilosu 40-50 lira arasında satılan dev turna balıklarını gören vatandaşlar, gözlerine inanamayarak fotoğraf çektirdi.Yakalanan turna balığını tezgahta satışa çıkardıklarını belirten Halil Kezer adlı balık satıcısı, bir buçuk metre uzunluğunda 120 kilogram ağırlığındaki 'Botan' adı verilen dev turna balığını gören bazı vatandaşların şaşkınlıklarını gizleyemeyerek tezgaha gelip fotoğraf çektirdiklerini söyledi. Ağırlık ve boy açısından sezonun rekor balığı olduğunu belirten Kezer, "Baharın gelmesiyle beraber Botan Çayı'nda balık avlanması serbest oldu. 3 tane balık yakaladık turna balıkları. Her bir tanesinin kilosu 110 ile 120 kilogram arasında değişiyor. Çok faydalı bir balık olduğu söyleniyor ki zaten öyle. Kansere, gebe olan kadınlar için çok faydalı olduğu belirtiliyor. Kilosu 40-50 lira arasında değişiyor” dedi.Hayatında ilk defa böyle bir balık gördüğünü belirten Hasan Yıldız isimli vatandaş, balığın dikkatini çektiğini birkaç kilo alıp evine götüreceğini söyledi.
11.09.2019Yaşam
Dr. Ümit Aktaş: Bu kadar hasta olmamızın sebebi...
Dr. Ümit Aktaş: Bu kadar hasta olmamızın sebebi...Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, CNN TÜRK'te yayınlanan Buket Aydın ile 40 programına konuk oldu. Sağlığa dair her şeyin konuşulduğu programda Aktaş, neden daha sık hasta olunduğunu anlattı. Sormamız gereken temel soruların "Niye bu kadar çok hasta oluyoruz?, "Niye bu kadar çok insan hasta?", "Niye hasta sayısı artıyor ve niye olmayacak hastalıkları olmayacak yaşlarda görüyoruz?" olduğuna dikkat çeken Dr. Ümit Aktaş, şöyle konuştu: "Bununla ilgili size bir sürü şey söylerler. Derler ki, dünya değişti, mikroplar şöyle oldu, o oldu bu oldu. En çok da ne derler; çevre kirliliği derler. Çevre kirliliği hastalıkları artırdı. Çevre kirliliği deyince insanların aklına hep sanayi gelir, sanayi atıkları gelir. Ama asıl zehirler soframızda. Beslenmemiz değişti, tohum değişti. Şifa sofrada olduğu gibi, zarar da zehir de sofrada. Nitekim baktığımız zaman biz her birimiz, her gün beslenmek için vücudumuza üç ila beş kilo yabancı madde alıyoruz. Gıda, içecek... Bunların içinde ne var? Bunlar olmadan yaşayamayız. Hiçbirimiz gıda almadan, beslenmeden ya da su içmeden yaşayamayız, ölürüz. Ama yediğimiz bu gıdaların içinde ne var? Bizim için faydalı şeyler mi, zararlı şeyler mi var? Kendine modern tıp diyen ekol ki bana göre tıbbın moderni, alternatifi filan olmaz, bilim tektir. Çeşitli uygulama metotları vardır. Ama kendine modern tıp diyen ekol, bugün maalesef beslenme ile hiç uğraşmıyor. Beslenmeyi protein, yağ, karbonhidrat ve kalori döngüsüne indirgiyor. Zayıflama ve şişmanlamayla alakalı bir şey olarak düşünüyor ve beslenme deyince direkt diyetisyenlere havale ediyor. Bugün tüm dünyada modern tıp ekolü beslenmeye sadece protein, yağ, karbonhidrat ve kalori ekseninden bakıyor. Hatta o kadar ileri gidiyorlar ki bugün gastroenteroloji hastalarını yani mide bağırsak hastalıklarını bile tedavi ederken, sadece ve sadece ilaç veriyorlar. Hastalar ülseratif kolit oluyor. Bağırsakların tamamını alıyorlar. Ama o ameliyatı yapana kadar bir sürü ilaç verdikleri hast
11.09.2019Televizyon