İbrahim Tatlıses 68 yaşında aşık olamaz mı?

İbrahim Tatlıses aradığı aşkı bulmuş, ortalık birbirine girmiş... "Ben kadınsız yapamam!" gibi bir çıkış yapan Tatlıses, kendisinden 43 (yazıyla kırk üç) yaş küçük sevgilisiyle -klişe tabirle-  yeni bir aşka yelken açmış. Tatlıses, 68 yaşında aşık olamaz mı peki?

İbrahim Tatlıses 68 yaşında aşık olamaz mı?

Aşktan korkulur mu?

Aşkın yaşı, dili, sınırı, yönelimi, cinsiyeti yok. Bu konuda artık anlaşmanın vakti geldi. Bakın, 'Onur Haftası'ndayız. Aşk, tüm gücüyle onu inkâr edip sınıflandıranlara inat karşımızda. Kendinizden 20 yaş küçük biriyle, belki bir hemcinsinizle ya da sizden 43 yaş büyük biriyle sevgili olabilirsiniz. Bizim 'insan'a indirgediğimiz aşk, iki kişiyi bağlıyor. İki taraf da seviyorsa, olay bitiyor, kimseye söz hakkı kalmıyor. Bunları özellikle belirtmek istiyorum çünkü görüyorum ki bazılarınız aşktan, sevgiden, kökeni iyilik ve güzellik olan bir duygudan fena halde korkuyor! Arkadaşlar, ne yiyip ne içiyorsunuz, aşktan korkulur mu?

 

 

Bir buçuk yıldır devam ediyormuş ilişkileri

İbrahim Tatlıses, şaşırtıcı, kimilerini şoke eden bir açıklama yapmış. "Ben kadınsız yapamam!" gibi ağır bir maço üslupla, ki 68 yaşındaki bir adamın üslubunun değişmesini beklemek çok da doğru değil- yeni bir sevgilisi olduğunu duyurmuş. Meğer Tatlıses ile kendisinden 43 yaş küçük sevgilisi Gülçin Karakaya, Bodrum'da tatil yapıyorlarmış. Gülçin Hanım 25 yaşında ve İzmirliymiş. Ve ikili bir buçuk yıldır ilişki yaşıyorlarmış. Ne mutlu onlara...

 

 

Aşkın yaşı, dili, sınırı, cinsiyeti yok...

Sizi bilmiyorum ama ben Tatlıses'in 68 yaşında aşık olmasını gayet heyecan verici buldum. Son 10 yılda yaşadığı tüm zorlukların üstesinden gelmeyi başardı, başarıyor Tatlıses. Onun gibi bir ses var mı şu ülkede? Cevap vereyim, yok. Üslubunu fazla eril bulup eleştirirsiniz, o ayrı. Katılırım da bu eleştirilere. Ama Tatlıses gibi bir değerin 68 yaşında mutlu olmaya, aşktan beslenmeye hakkı yok mu? Kendisinden 43 yaş küçük bir sevgilisi edinmesi kimilerini rahatsız etmiş. Üzücü buluyorum bu bakış açısını. Ve tekrar hatırlatma gereği duyuyorum: Aşkın yaşı, dili, sınırı ve yönelimi yok... Aşk, aşktır. Kökeninde temiz, güzel duygular barındıran bir hissi, eylemi neden ön yargılarımıza hapsediyoruz? Sanat için, üretim için en güçlü duygu aşk. İster bir kişiye, ister doğaya, çevrene, evrene... Bu güzel duyguyu daha fazla negatiflikle boğmasak nasıl olur sizce? Başarabilir miyiz aşka, aşklara saygı duymaya?
 

 

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak