Geri Dön
Kültür Sanat120 yıldır Nâzım aramızda

120 yıldır Nâzım aramızda

Türk şiirinin mavi gözlü devi Nâzım Hikmet, 120 yaşında. Bu cumartesi CRR'de prömiyer yapacak olan "Nâzım 120 Yaşında" adlı belgeselin yönetmeni Nebil Özgentürk, “Nâzım’ın o güzelim dizelerini çok hissetseydik ülkede kötü şeyler daha az olurdu" diyor

120 yıldır Nâzım aramızda

Seyhan Akıncı -  Bugün perşembe ve ben Nâzım'ın

"Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar

Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün

Bu kadar benden uzak bu kadar geniş

Bu kadar mavi olduğuna şaşarak

Kımıldamadan durdum" dediği dizeleri bu kadar derinden hissediyorum. Bu cumartesi Nâzım Hikmet'in 120. yaşı. Kaç yaşında olursa olsun birçoğumuzun sevdalısı, hâlâ en yakın arkadaşı. Hikâyesi kuşaklar boyunca insanları etkilemiş Türk şiirinin evrensel kaleminin yaşamı "Nâzım 120 Yaşında" belgeseliyle anlatılıyor. Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı ile Bir Yudum İnsan Film'in yapımcılığında ortaya çıkan belgeselin yönetmeni ise Nebil Özgentürk. Belgesel İBB Kültür Daire Başkanlığı ve Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı'nın iş birliğiyle cumartesi akşamı Cemal Reşit Rey'de prömiyer yapacak. Biz de "Bine yakın belgesel yaptım en heyecanlı olduğum dönemdeyim" diyen Nebil Özgentürk ile konuştuk.

Türk şiirini dünyaya tanıtan belki de en önemli isim Nâzım Hikmet. 120. yaşı için hazırlamış olduğunuz belgesel cumartesi günü gösterilecek. Böyle anlamlı bir işe imza atmış olmak nasıl hissettiriyor?

Nâzım'ın şiirleriyle hayata başlayan biriyim. Nâzım'ın memleket sevdası, hayat sevdası ve fikirlere olan sevdasını hissederek büyümüş bir gazeteciyim. Bütün bunlar yolumu çizdi. O şiirlerdeki felsefeyi, coşkuyu, umudu, acıyı hissederek büyüdüm. O şiirlerde kendimi buldum. Bugüne kadar onun üzerine toplamda beş-altı belgesel yaptım. Bir insan öldükten sonra yaşarmış, Nâzım da bunlardan biri. Ölümünden 60 yıl sonra "Nâzım Aramızda" diyebiliyor bir belgesel yönetmeni, yani ben. Nâzım, onu sevenler tarafından yaşatılıyor. Sanatçıları istediğiniz kadar hapse atabilir, yok etmeye çalışabilirsiniz ama şiirlerini ve onların yaşamdaki coşkularını, dirençlerini yok edemezsiniz. Bu yüzden "Nâzım Aramızda" demek yaşadığını hissettiğimiz anlamını taşıyor.

120 yıldır Nâzım aramızda

Bu belgesel için farklı bir anlatım tekniği üzerinde çalışmışsınız...

Şubat ayından bu yana çalışıyoruz. Bu belgesel en heyecan duyduğum iş oldu. Belgeselde düz bir anlatım yerine Nâzım'a benzeyen bir oyuncuyla onun adeta canlandığı sahneler çektik. Bu, belgeseli daha farklı hâle getirdi. 26 kişilik bir ekip kurduk, hem Moskova'da hem de İstanbul'da çekimler gerçekleştirdik. Şairin orijinal eşyalarının; masasının, daktilosunun, halısının fon olduğu bir atmosferde farklı yaşlarını ve anlarını sinema filmi tadında aktardık. Hem Nâzım'ın hayatını anlatıyoruz hem de hayatımızdaki yerini... Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Nâzım'ın kız kardeşi tarafından kurulmuş bir vakıf, onun hikâyesini anlatıyoruz bir yandan da usta şairden sonra  neler oldu onlara bakıyoruz. Bine yakın belgesel yapmış biri olarak en heyecanlı olduğum dönemdeyim.

Herkesin hikâyesini çok iyi bildiği bir ismin hayatını aktarmanın zorlayıcı yönleri var mıydı?

Zorlayıcı yanları tabii ki vardı. Yıllar boyunca vatan haini ilan edilmiş, yasaklanmış, hapse atılmış bir şairi 2022'de anlatmak çok hassas bir durum. Nâzım çok sevilen bir karakter sadece Türkiye'de değil dünyada da şiiriyle, direnciyle yaşamıyla çok sevilen biri. Bu yüzden bir bebeği korur gibi aktarmaya çalıştık öyküsünü. Asıl büyük zorluğu şu; Nâzım'ın hayatı o kadar katmanlı ki onun hayatını kısaltarak anlatmak doğrusu büyük zorluk. Benim için en büyük zorluk buydu.

Her sanatçıyı dönemin koşulları oluşturur bir anlamda. Nâzım 21. yüzyılda aramızda olsaydı bugünlerde o içinde bulunduğumuz koşulları nasıl algılardı? Bize ne söylerdi?

Bugünlerin durumuna bakıp o kadar büyük şiirler yazardı ki... Nâzım şiirleriyle memleketimizde bugünlerde olan pek çok olumsuz şeyin olağanüstü ironisini ve şiirini yazardı. Haykırırdı. Hem cesaret şiirleri hem de bizi rahatsız eden ne kadar şey varsa onlara tepkisini anlatan şiirler yazardı.

120. yaşında onu ve şiirini kendi halkı artık daha iyi anlıyor diyebilir miyiz?

Nâzım'ı çok daha iyi anladık diyemeyiz. Bu ülkede çok duyarlı insanlar var ama gerçekten okumadan, hissetmeden geçip giden milyonlarca insanımız var. Nâzım tabii ki yaşadığı dönemden çok daha fazla seviliyor ve okunuyor ama onun o güzelim dizelerini çok hissetseydik ülkede kötü ve yanlış şeyler daha az olurdu.

120 yıldır Nâzım aramızda

“Vicdansızlıklara, sevdalara, hasretlere, yalnızlara yazdı”

Türk edebiyatının evrenselliği üzerine tartışmalar yapılırken Nâzım’ı ve şiirini evrensel yapan şeyler neler sizce?

Kendi döneminde, ülkesinin diline artı değer kattığı, çok anlaşılır, ironik, efsanevi ve rahat okunan bir şiir dili yarattığı için çok farklı bir yerde. Emperyalist işgallere, dünyadaki zulümlere, ülkesindeki vicdansızlıklara, sevdalara, hasretlere, yalnızlara kadar o kadar farklı konular üzerine büyük şiirler yazdı ki bu yüzden Kolombiya’da da okunuyor şiiri, Rusya’da da... Çünkü insan üzerine yazdı sadece Türk şair diye algılanmamalı. Nâzım’ı özel kılan şey evrensel ve ironik bir dil yaratması.

Dikkat çekerek açıkladı: Türkçe için felaket habercisidir
Yılın ilk MGK'sında Ukrayna vurgusu! Taraflara tansiyonu düşürün çağrısı
Meteoroloji yeni raporu yayımladı! 21 il için kritik uyarı
İstanbul Valisi duyurdu! İşte yasağın biteceği saat...
Erzurum'da çığ felaketi! Acı haber geldi...
Fikret Orman'dan Şafak Mahmutyazıcıoğlu açıklaması
Fatma Girik son yolculuğuna uğurlandı!
Film gibi operasyon! Gizlenmeye çalıştı, yara izi ele verdi
Asgari ücretin üzerinde çalışanlar dikkat! Maaş tabloları ortaya çıktı
Kritik senaryo! Gram altın yıl içerisinde...
Acun, Süper Lig efsanesini getirdi! Fotoğraf basına sızdı
Bircan Bali gözyaşlarıyla anlattı! Mahmutyazıcıoğlu'nun son sözleri
F.Bahçe ilk transferini bitirdi! Duyurdular, 1.5 milyon euro bonservis
Nusret Gökçe son paylaşımıyla sosyal medyanın diline düştü
Kuyumcularda altın günleri başladı!