Geri Dön
Kültür SanatBir sanat dedektifinin hikâyesi

Bir sanat dedektifinin hikâyesi

Çalınan ya da kaybolan sanat eserlerinin peşine kimler düşüyor hiç merak ettiniz mi? İşte, onlardan biri olan ve 30 yıldır kendini Picasso, Matisse, Van Gogh gibi sanatçıların eserlerini bulmaya adayan Christoper Marinello’nun hikâyesi...

Bir sanat dedektifinin hikâyesi

Christopher Marinello bir sanat dedektifi. 30 yılını Warhol, Picasso, Matisse ve Van Gogh gibi ünlü ressamların kayıp eserlerinin peşinde geçirmiş. Onun işi çalınan eserlerin peşine düşüp izlerini sürmek ve onları ait olduğu yerlere iade etmek. Açık artırmada veya sosyal medyada ortaya çıkan sanat eserlerinin tespiti ve kimi zaman geri alımı da Marinello’ya düşüyor. Ama bu ona göre işin en kolay kısmı.

‘Mona Lisa’ sahte

Guardian’a konuşan Marinello “Genellikle WhatsApp üzerinden çok sayıda ipucu alıyorum” diyor. “Bazen birlikte çalıştığım muhbirlerden geliyor ipuçları ama çok fazla çöpü incelemek zorundayım. Bir keresinde bir adam bana Louvre’daki orijinal ‘Mona Lisa’nın sahte olduğunu ve bunu kanıtlayacak belgelere sahip olduğunu söylemişti.”

Çözdüğü pek çok dava yani izini bulduğu pek çok sanat eseri var. Örneğin 2008 yılının bir yaz sabahı New York’ta 72. Cadde’de park etmiş beklerken camları karartılmış altın rengi bir Mercedes ona doğru yaklaşıyor. Yolcu koltuğundaki adam pencereden kendisine büyük bir çöp torbası uzatıyor. Marinello’nun çantayı almasıyla birlikte araba oradan hızlıca uzaklaşıyor. Torbanın içinde Belçikalı ressam Paul Delvaux’nun “Le Rendez-vous d’Ephèse” adlı tablosu katlanmış olarak duruyor. Tahmini değeri 6 milyon dolar ve 40 yıldır kayıp olan bir tablo. Marinello, çalınan eserler genellikle birkaç kez el değiştirdiğini, dolayısıyla son sahiplerinin eserin kaynağı hakkında net bilgiye ulaşamadığını söylüyor. Delvaux’nun 1967’de tamamladığı resim de bu durumdan nasibini alanlardan. Delvaux resmi tamamladıktan bir yıl sonra satıyor fakat eser alıcıya ulaşmadan hemen önce çalınıyor. Marinello, 2008’de resmi iade etmek isteyen birinden telefon alıyor ve eserin peşine düşüyor. Tablo tüm o yıllar boyunca ünlünün birinin gardrobunda saklı kalıyor.

Pitbull gibi iz sürüyorum

Başyapıtların ilmek ilmek izini süren Marinello “Yöntemlerimin ne olduğunu söyleyemem. Yaptığım her şey yasal, etik ve sorumluluklarım çerçevesinde. Zamanımın çoğunu eski kayıtları inceleyerek ve telefonda insanlarla kavga ederek geçiriyorum. Bu suçtan tutuklanacak çok fazla kimse yok, insanlar nadiren hapse giriyor. Burada önemli olan eseri kurtarmak. Fakat bazen şüpheli iş birliği yapmayı reddedebiliyor. O zaman pitbull köpekleri gibi peşlerinden gidiyoruz ve asla bırakmıyoruz” diyor.

Marinello şimdiye kadar yaptığı en aptalca şeyin Amsterdam’da bir sanat hırsızıyla buluşmak olduğunu söylüyor: “100 milyon dolarlık bir Picasso için eski bir sanat hırsızıyla buluştum. 1970’lerde Amerika’da hapishanede büyük bir uyuşturucu satıcısı ile ortaktı. 2014 yılında Şükran Günü civarında bir araya geldik. O tarihte buluşmaya karar verdiğimi için aptal gibi kayınvalidem de dahil olmak üzere ailemi yanımda Amsterdam’a götürmek zorunda kaldım. Buluşmamız gereken gün kayınvalidem kahvaltıya geldi ve Henry adında bir adamın odasını arayıp benimle görüşmek istediğini söyledi. Görünüşe göre bu adam oteli aradı ve kayınvalidemin oda numarasını aldı. O günden sonra bir daha asla işimle ailemi karıştırmamaya karar verdim.”

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler