02.10.2025 - 07:01 | Son Güncellenme:
Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, üçüncü yaşını özel bir sergiyle kutluyor. “Yan Yana” adlı yeni süreli sergi, Eren–Bedri Rahmi Eyüboğlu ile Melahat–Eşref Üren’in eserlerini aynı çatı altında buluştururken resimlerin yanı sıra mektup, karikatür, şiir, eskiz ve belgelerle çok katmanlı bir anlatı sunuyor. Birlikte üretmenin, birbirinden beslenmenin ve çoğu zaman görünmez kalan emeğin izlerini takip eden sergi, izleyiciyi hem bireysel hem de kolektif bir hafıza yolculuğuna davet ediyor.
Sergi, iki sanatçı çiftin eserlerini yan yana getirerek, bireysel sanat yolculuklarını kolektif bir anlatıya dönüştürüyor. Üçüncü katta Melahat ve Eşref Üren’in işleri Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp küratörlüğünde düzenlenirken, ikinci katta Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserleri Ömer Faruk Şerifoğlu’nun küratörlüğünde sanatseverlerle buluşuyor. Bu yapı, her iki çiftin ortak yaşamlarının estetik yansımalarını görünür kılarken, aynı zamanda “birlikte üretmenin” getirdiği gerilimleri, neşeyi ve kırılganlıkları da açığa çıkarıyor.

Bize kalan miras
Kayaalp, sergiye dair yaklaşımını şu sözlerle özetliyor: “Üren çiftinde yan yana olmak ama aynı zamanda yalnız olmak arasındaki ince dengeyi vurgulamaya çalıştık. Eşref Üren’in varlığını geri plana atmadan, Melahat Üren’e eşit alan açarak sanatçı bir çiftin ilişkisindeki dinamikleri, gerilimleri, ahengi ve kırgınlıkları yansıtmak istedik.” Eyüboğlu çiftinin seçkisini hazırlayan Şerifoğlu, “Bedri Rahmi Eyüboğlu, hayatı ve eserleriyle Türk sanatını evrensel boyuta taşımış bir mite dönüştü. Eren Eyüboğlu ise evrensel düzeydeki kişiliğiyle Türk sanat ortamında haklı bir yer edindi. Sergi, folkloru, kültürel zenginlikleri ve coğrafyasıyla Anadolu’dan beslenen bu üretimin yan yana nasıl bir miras oluşturduğunu göstermeye çalışıyor” diyerek süreci aktarıyor.
“Yan Yana”, bir sergi olmanın ötesinde, sanatın bireysel ve kolektif hafızasını sorgulayan bir deneyim alanı kuruyor. Eserler, yalnızca görsel estetikleriyle değil, beraberinde getirilen mektuplar, belgeler ve eskizlerle de izleyiciyi tarihin farklı katmanlarına taşıyor. Böylece sergi, hem özel hem de toplumsal bir belleği ortaya çıkarıyor. Küratöryel tercihlerin işaret ettiği en önemli noktalardan biri de, “yan yana” olmanın farklı anlamları üzerine düşündürmesi. Birlikte üretmek, birbirinden beslenmek, görünmez emeği hatırlamak ya da yalnızlığı paylaşmak… Sergi, tüm bu duygusal ve düşünsel katmanları bir arada sunarak, izleyiciyi kendi yaşamındaki “yan yanalık” hâlleriyle de yüzleştiriyor. “Yan Yana”, İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında sanatseverlerle ücretsiz olarak buluşurken 10 Temmuz 2026’ya kadar açık olacak.

Kadının emeği önemli
Sergi, yalnızca sanatçı çiftlerin üretimlerini değil, özellikle kadın sanatçıların görünmez kılınmış emeğini de yeniden gündeme getiriyor. Melahat Üren ve Eren Eyüboğlu’nun üretimlerine odaklanan küratöryel yaklaşım, kadın sanatçıların sanat tarihindeki rolünü daha güçlü biçimde öne çıkarıyor. İş Sanat Genel Müdürü Zuhal Üreten bu odaklanmanın önemine “Melahat ve Eşref Üren ile Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserlerini ‘güzellikleri ve zorluklarıyla sanatı ve hayatı paylaşmak’ parantezinde izleme imkânı sunan bu iki paralel sergide, kadın sanatçıların üretimine daha güçlü bir odaklanma kendini hissettiriyor. Bu odaklanmanın, sanatta ve hayatta kadın emeğinin yoluna ışık vermesini diliyorum” sözleriyle dikkat çekiyor. Üreten ayrıca, Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’nun son yıllarda Füreya Koral, Mihri Hanım, Aliye Berger, Azade Köker ve Semiha Berksoy gibi önemli kadın sanatçıların eserleriyle zenginleştiğini belirtiyor. Bu yapıtların da müzenin kalıcı koleksiyonunda izlenebileceğini vurguluyor.