21.12.2025 - 07:01 | Son Güncellenme:
Efnan Atmaca - Usta yazar Hikmet Hükümenoğlu’nun kaleminden çıkan oyunun yönetmeni Mert Öner. Tiyatronun deneyimli isimleri Şenay Gürler ve Şerif Erol ile yeni neslin öne çıkan oyuncuları Kubilay Aka, Aslı İnandık, Şükran Ovalı, Eray Karadeniz’i buluşturan oyun kuşak çatışmasından günümüz trendlerinin yarattığı erozyonlara, aile bireylerinin ‘içine attıkları dertler’den gençlerin hayata tutunma daha doğrusu tutunamamasına kadar pek çok tanıdık ve güncel konuyu kâh güldürerek kâh kızdırarak kâh hüzünlendirerek tartışmaya açıyor.
Ustalar ve gençler
Anne, baba, oğulları ve oğullarının nişanlısı yemekte buluşuyor. Oyunun daha en başında Şenay Gürler’in her ânını muhteşem canlandırdığı anne ağırlığını masaya koyuyor. Kendisi bir yaşam koçu, pek çok insanın hayatını yola koymuşken ailesini yönlendirmekte güçlük çektiğine ama yılmadan çabaladığına şahit oluyoruz. Baba ki o rolde de Şerif Erol’u seyretmekten her an keyif alıyoruz daha pasif görünse de ailedeki çözülemeyen düğümlerin müsebbibi oymuş gibi biraz. Kubilay Aka oğul, Şükran Ovalı ‘gelin’ rolünde. Oğul, tam olarak kendini bulamamış bir karakter, bir türlü ne istediğine, nasıl yaşayacağına karar verememiş, hadi dürüst olalım sorumsuz. Kız arkadaşı ise oyunun sonlarında sorgulayacağı üzere onun bu ‘zayıflığına’ neden katlandığını anlamıyor. Dört karakter birbirlerini zar zor olsa da idare etmeye çalışırken gelen Aslı İnandık’ın canlandırdığı kız kardeş masada bomba etkisi yaratıyor. Onun gelişiyle tüm sırlar teker teker ortaya dökülüyor. Yüzleşmeler birbirini izliyor. Metnin en keyifli yanı herkesin farklı bir soru işaretine bakıp “Fora”yı kendi meşrebince yorumlayabilmesi. Kimi için oğlan anne, kız baba tarafından çok şımartılmış bu nedenle de hayatlarını kuramamış, nafile hevesler peşindeler. Kimi için aile içinde iyileşmemiş travmalar bir türlü yaşama sağlıkla bakmamıza izin vermiyor. Kimine göre tek başına da olsa her şeyi başarabilecek kudreti kendinde bulmak için ilk adımı atmak yeter...
Genç nesil oyuncular ustalarına keyifle eşlik ederken aralarında uyum ve birbirlerine tanıdıkları alan tiyatro adına seyirciye öğretici bir deneyim yaşatıyor. Özellikle tiyatro sahnesinde ilk kez izlediğim Ovalı’nın performansının övgüyü hak ettiğini belirtmek isterim. Elbette Gürler tüm enerjisiyle her zamanki gibi sahnede parlarken Erol da küçük ama büyük oynamanın ne demek olduğunu bir kez daha anlatıyor. Tüm sırlar fora olunca da yeni başlangıçlar geliyor... Ve bu sırları ortaya çıkaran samimiyet ile dürüstlük hayatın altının üstünden daha iyi olabileceğini bir kez daha gösteriyor.