Kültür SanatCanlı tabloların ‘birlikte’ diyaloğu

Canlı tabloların ‘birlikte’ diyaloğu

14.09.2025 - 07:00 | Son Güncellenme:

Suzanne Lacy, Türkiye’deki ilk sergisi “Birlikte” ile Sabancı Müzesi’ne konuk oldu. Performanslarında binlerce gönüllüyü buluşturarak canlı tablolar oluşturan sanatçı, kadına yönelik soru ve sorunların temelini irdeliyor.

Canlı tabloların ‘birlikte’ diyaloğu

Seray Şahinler- Amerikalı sanatçı ve eğitimci Suzanne Lacy Türkiye’deki ilk kişisel sergisiyle izleyiciyle buluştu. Sanatçının “Birlikte/Togæther” başlıklı sergisi, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde açıldı. Feminist sanatın ve katılımcı, toplum odaklı performans sanatının öncülerinden kabul edilen sanatçının bu kapsamlı ve kapsayıcı sergisi, dayanışmayı ve birlikte öğrenmeyi öğütlüyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Suzanne Lacy’nin kendine has bir pratiği var. Her ne kadar işleri bir belge dökümü olmasa da belgesel yönü öne çıkıyor. Sanatçı dünyanın çeşitli ülkelerinde başta kadınlar ve gençler olmak üzere toplumun farklı kesimlerinden çok sayıda gönüllüyü buluşturuyor ve onları birer ‘canlı tablo’ya dönüştürüyor. Kadınlar bu ‘doğal performans ortamı’nda kimlik, mücadele, şiddet, toplumsal roller, ekonomik zorluklar, yaş alma gibi konuları konuşarak “Birlikte” bir alan yaratıyor.

SSM’deki sergide yer alan videolarda da bu işlerden seçki var. Bazı projelerde gönüllülerle birlikte izleyiciler de işin bir parçası oluyor.

Haberin Devamı

Canlı tabloların ‘birlikte’ diyaloğu

‘Kendi elinle’ bir anlatı

Sergi, erken dönem bir işle, 1975 tarihli “Gotik Bir Aşk Hikâyesi” ile açılıyor ve kadın-erkek ilişkisinin biyolojisi üzerinden bir anlatı sunuyor. “Birlikte”nin en önemli işlerinden biri ise “Kendi Elinle”. Kadına şiddetin yasal düzenlemelerle engellenemediği Ekvador’da gerçekleşen bu performansın çıkış noktası, Kito Belediyesi iş birliğiyle 2011-2012’de yapılan “Kadınlardan Mektuplar” projesi. 10 binden fazla Ekvadorlu kadından toplanan binlerce mektup, Kito’nun boğa güreş arenası Plaza de Toros Belmonte’de binlerce erkek katılımcı tarafından okunmuş. Yarım saatten oluşan videoda, kadına yönelik şiddetin faillerin diliyle hayat bulması çok vurucu ve anlamlı. Fakat sanatçı erkekleri failleştirmekten ve suçlu aramaktan ziyade sorunun kendisiyle ve temeliyle ilgili.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Sanatçının 1985-1987 yılları arasında ABD’nin Minnesota eyaletinde bir AVM’de gerçekleşen toplumsal performansı “Kristal Örtü” de SSM’deki sergide ilk kez görülüyor. 1987’de Anneler Günü’nde performansa katılan 430 gönüllü kadın, üç bin kişiyle buluşmuş. Lacy, Kristal Örtü’de ana motif olarak yine kadınların yaşamını ve sorunlarını temeline alıyor. Özellikle, motif ve dokuma çağrışımlarını ‘yaşlanan kadınlar’ algısı üzerinden ele alarak bu kadınların medyada nasıl temsil edildiği ve bu temsillerin toplumsal tahayyülde nasıl karşılık bulduğunu sorguluyor. “Kristal Örtü” bugüne dek farklı müzelerde farklı şekillerde sergilenmiş. SSM’deki güncel versiyonu ise, Türkiye’de kadınların bir araya gelerek, hikâyelerini dokudukları geleneksel kültür ve pratiğe gönderme yaparak, bu örtünün motifinden sergi için özel olarak üretilmiş bir kilim.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Canlı tabloların ‘birlikte’ diyaloğu

İnsanlar fikirleriyle buluşuyor

Haberin Devamı

Serginin basın toplantısında konuşan Suzanne Lacy, “İnsan olmak ne demek, sosyal bir varlık olmak ne demek, bir vatandaş olmak ne anlama geliyor aslında bu sorular benim pratiğimin temelinde yer alıyor. Diyaloğa çok özen gösteriyorum ve önem veriyorum. İnsanlara neye önem veriyorsunuz ve ne gibi sorunları çözmeye çalışıyorsunuz şeklinde sorular soruyorum. Bu soruları sormanın getirdiği ivme beni birçok sanatçıdan ayırıyor. Ben topluma bir fikirle gelmiyorum. Kolektif olarak fikirleriyle insanlar bir araya geliyor” dedi. 

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler