Geri Dön
Kültür Sanat‘Cehennemlerimiz çok kıymetli’

‘Cehennemlerimiz çok kıymetli’

‘Cehennemlerimiz çok kıymetli’

Bazı hayatlar ilham verir. O hayatlardan biriyle, Efe Aydar'la tanışmak ister misiniz? Aydar günümüzün en önemli mimarlarından biri. İnsanlar için yaşamlarında onlara eşlik edecek tasarımlara imza atarken aslında fark ettirmeden yeni yollar da sunuyor. Şimdi başka bir yolculuğa çıkıyor Aydar. "Cennete Gideceksem Cehennemim de Gelmeli" adlı kitabında sofistike bir günlük hazırlıyor ve okura farklı dünyaların kapılarını açıyor.

Bu kitapla “cehennem de benim bir parçam ve onsuz cennet anlamsız mı” diyorsunuz?

Sartre ‘Cehennem başkalarıdır’ dediği gün acaba nasıl bir gün geçirmişti.? Akşam eve geldiğinde Simone de Beauvoir'a Paris metrosunun kalabalığından mı şikâyet edip cümlesini tamamlamıştı? Ya da o gün Cafe de Flore'da gürültü yapıp herkesi rahatsız eden bir grubun yanındaki masaya mı düşmüştü? Belki de bürokratik bir konu yüzünden o gününün tamamını devlet dairesindeki memurların arasında geçirmişti. Tüm bunlar cehennemin tanımına girecek konular. Şu ana dek yaşadığım hayatta bedelini fazlasıyla ödemediğim hiçbir şeye sahip olmadım. Sahip olduklarım cennetimse, onlar için isteyerek ve zevkle ya da nefret ederek ödediğim her bedel de cehennemimdir. Cehennemlerimizin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum.

Bizi en çok cehennem sandığımız yerler mi besliyor? 

Pandemi bugün hâlâ geçmemiş olsa da hayata bazı noktalarda farklı bakmama sebep oldu. Beni, ailemi, dostlarımı ve çevremi çok etkiledi. Kitabımın da tam olarak buna bir tepki olması düşündükçe beni heyecanlandırıyor. Ne kadar dibe batsanız bunun derin etkisini doğru bir yere kanalize edebiliyorsanız, yani “cehenneminizi karşılayıp ona karşı duruşunuza karar verdiğiniz anda konu bitiyor. Etki ve tepki, sebep ve sonuç ilişkisi…En azından pandemiye ve sebep olduğu manevi zorluklara karşı, yıllardır başarmak istediğim bir hedefimi gerçekleştirdim. Çok mutluyum.

Mimarlık mekânları tasarlamaksa edebiyat da insan tasarlamak anlamına mı gelir?

Mimarlık aslında sadece bir mekân tasarlamanın ötesinde insanları yeni dünyalarla tanıştırıyor. Hayal sınırlarında gezinecekleri yeni yaşam tarzları sunuyor, yüzyıllarca adından söz edilecek ikonik obje veya binalar da kültürün belirleyicisi oluyor. Ben mimarlığın yaratım sürecinden hep oldum olası çok etkilendim, işim gereği mimarlığın gerektirdiği her alanda dolansam da mesleğime olan o romantik bağlılık aslında yazarlık içinde de bulduğun çok sıcak, beni mutlu eden ve heyecanlandıran bir yer.