Kültür SanatEn büyük şifa doğanın sesinde

En büyük şifa doğanın sesinde

17.06.2026 - 07:01 | Son Güncellenme:

Toprağın hafızası, bitkilerin bilgeliği ve doğanın iyileştirici sesi, Emine Boyner’in “Kocakarı Masalları” sergisinde sanatla buluşuyor.

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
En büyük şifa doğanın sesinde

SERAY ŞAHİNLER İSTANBUL - ‘Modern yaşamın’ hızında çoğu zaman unuttuğumuz bir gerçek var: Doğa insanın en eski öğretmeni ve en güçlü şifa alanlarından biri. Toprağın, suyun, bitkilerin ve mevsimlerin ritmiyle kurulan bağ yüzyıllardır insanın hem bedenini hem de ruhunu besleyen kadim bir iyileşme pratiği olarak varlığını sürdürüyor. Sanatçı, zanaatkâr ve otacı Emine Boyner’in yeni sergisi “Kocakarı Masalları”, bu unutulmuş bağı yeniden hatırlatmak için Ark Kültür’de sanatseverlerle buluşuyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

En büyük şifa doğanın sesinde

‘Cadı kazanı’nda kaynayanlar

İnsan ile yeryüzü arasındaki birlik duygusunu yeniden kurmayı amaçlayan sergi, ziyaretçilerini doğanın bilgeliğine kulak vermeye davet ediyor. Sanatı, tıpkı otacılık gibi bir duyma, tanışma ve hatırlama pratiği olarak ele alan Boyner, eserleri aracılığıyla kadim bilgileri günümüzle buluştururken pratiğindeki özgünlüğü de hissettiriyor.

Serginin merkezinde sanatçının “Cadı Kazanı” olarak tanımladığı önemli bir imge var. Doğanın şifası, dünyanın coşkusu ve kuşaktan kuşağa aktarılan ‘kocakarı bilgeliği’, bu sembolik kazanın etrafında şekillenen eserlerde hayat buluyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Şifa üzerine düşünürken de yollar sizi bitkilere, doğaya çıkarır. Sergideki formlar da bu anlayış doğrultusunda yeryüzünün bilgeliğiyle eşleşiyor.

Haberin Devamı

‘Doğaya çıraklık’

“Kocakarı Masalları”, kendisini bir “doğa çırağı” olarak tanımlayan sanatçının uzun yıllara yayılan gözlemlerinin ve deneyimlerinin ürünü. Sergi; toprağa ekilen, dallara bağlanan ve suya fısıldanan geleneksel bilgilerin izini sürerken, insan ile doğa arasındaki kadim ilişkinin hikâyesini anlatıyor. Her eser, unutulmaya yüz tutmuş doğa hafızasının bir parçasını gün yüzüne çıkarıyor. 9 Temmuz’a kadar ziyaret edilebilecek sergi; seramik, keçe, kâğıt, tuval ve kumaş üzerine çalışmaların yanı sıra ses, su, metin, bitki, tohum ve çeşitli nesneleri bir araya getiriyor. Böylece sergi, yalnızca izlenen değil, hissedilen ve deneyimlenen çok katmanlı bir anlatı sunuyor.

Haberin Devamı

Emine Boyner’in Ayvalık’ta, zeytin ağaçlarının gölgesinde, toprağın ve bitkilerin rehberliğinde geliştirdiği “yer-beden bütünlüğü” yaklaşımı, “Kocakarı Masalları”nda somutlaşıyor. Sergi, doğanın iyileştirici gücünü ve kadim bilgeliğin günümüzde hâlâ ne kadar güçlü bir karşılığı olduğunu hatırlatan özel bir buluşma olarak ziyaretçilerini bekliyor.

Haberin Devamı

En büyük şifa doğanın sesinde

Haberin Devamı

Yeryüzünün ebeveynleri

Emine Boyner: “Bitkilerle çok karşılaşıyor ve onlarla ilişki kuruyordum. Bitkilerle muhabbetime farklı ilgi alanlarının katılmasıyla süreç daha derinleşti. Yaptığım her şey ilişkime bir ilmek daha örüyor. Serginin adında unutulan, hor görülen ‘Kocakarı Masalları’nı onurlandırmak istedik. Buradaki her şey ya form ya malzeme olarak yeryüzünün rehberliğinde oluşuyor. Gerçek sihrin ve ilmin gündelik yaşamın içinde olduğunu hatırlatıyor. Doğa koşulsuz bir sevgiyle hepimizi sarıyor; zehirli dediğimiz şeyin içinde bile bir şifa var. Zeytin ağaçlarını ve bitkileri biraz da coğrafyanın ebeveynleri gibi görüyorum.”

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler