Geri Dön
Kültür SanatEski ve yeni arasında Bizans’ın surlarında

Eski ve yeni arasında Bizans’ın surlarında

Pera Müzesi’nin yeni sergisi “İstanbul’dan Bizans’a: Yeniden Keşfin Yolları” ve “İstanbul’da Bu Ne Bizantinizm” tarihin en köklü ve büyük medeniyetlerinden Bizans’a “şaşırtıcı” bir bakış

Eski ve yeni arasında Bizans’ın surlarında

Seray Şahinler - Tarihi M.S. 330 yılına dayanan ve 1453’e kadar “nam salan” Bizans, tarihiyle, kültürüyle, devlet yapısı ve sosyal yaşantısıyla dünya tarihinin en büyük medeniyetlerinden. Geç Antik Çağ ve Orta Çağ boyunca Roma İmparatorluğu’nun devamı niteliğindeki Bizans’ın etkisi yüzyıllarca sürmüş. Hâlâ daha sürüyor…  Yani, Bizans’ı keşif hiç bitmiyor!

Pera Müzesi “İstanbul’dan Bizans’a: Yeniden Keşfin Yolları, 1800-1955” adlı yeni sergisinde tarih, arkeoloji ve kültürel miras çerçevesinde Bizans’ın varlığına temas ediyor. “İstanbul’dan Bizans’a” tarihsel bağlamda izdüşümlere sahip, bol arşiv malzemesiyle hazırlanmış bir sergi. Brigitte Pitarakis küratörlüğünde düzenlenen sergi, Bizans’tan kalan mirasın 1800-1955 yılları arasındaki “yansımasına” odaklanıyor. Sergi bu yönüyle Osmanlı başkentinin Bizans araştırmaları üzerindeki merkezi rolünü irdelerken döneme özgü nadir kitaplar, baskı ve haritalar, belge ve resimlerle tematik bir bütünlük sunuyor. Araştırmacılar, akademisyenler ve sanatseverler için kaynak teşkil edebilecek çok önemli objeler yer alıyor bu sergide. İstanbul Arkeoloji Müzesi ve Ömer Koç Arşivi’nin katkısı büyük elbette...

Tarihsel akış, sanat eserlerine de temas ediyor bir yandan. Bizans’ın meşhur figürleri yüzyıllar boyunca duvar resimlerinden yağlı boyaya dek sanatın yaygın “malzemelerinden.” Nejad Devrim ve Fikret Mualla’nın Bizans’tan etkilenen resimleri bu mirasın modern sanat üzerindeki etkisini de ortaya koyuyor.

Eski ve yeni arasında Bizans’ın surlarında

Ayasofya’nın restorasyonu

Butik bir “Bizans müzesi” tadındaki sergi İstanbul’un çok yönlü kimliğine, Bizans topografyasına, mimarlığı ve yazıtları üzerine yapılan araştırmalara, Bizans eserlerine yönelik ilginin modern devlet imajını pekiştirme noktasındaki yerine ışık tutuyor. Bu noktada özellikle Sultan Abdülmecid’in Ayasofya’nın restorasyonu için Gaspare Fossati’yi görevlendirmesinin üzerinde daha çok durulmuş. Küratörün “Bu, Bizans mirasının gerçek sahibi olduğunun ve modernizmin benimsendiğinin bir nevi dünyaya ilanıydı. Alman mimar Wilhelm Salzenberg’e de yapının mozaik ve bezemelerini kayda geçirmesi ve renkli taşbaskılarını yayımlaması için izin verilmişti” ifadesi; sultanın Fossati’yi görevlendirmesinin bilinçli bir tercih olduğunu vurguluyor. Fossati tarafından Ayasofya’nın onarımını himaye eden Sultan Abdülmecid’e sunulan ilk baskının özel bir nüshası da sergide. Vaftizci Yahya Kilisesi’ne ait, Fransız İşgal Kuvvetleri’nin 1921-1923 yıllarındaki kazısında rastlanan 6. yüzyıldan kalan bir mermer, Kariye’nin restorasyonundan kareler öne çıkanlar arasında.

Eski ve yeni arasında Bizans’ın surlarında

Müzenin beşinci katında yer alan “İstanbul’da Bu Ne Bizantinizm” ise işin biraz daha “eğlenceli” kısmı. Aynı zamanda bilgilendirici, interaktif ve eleştirel kodlara da sahip bu sergi Bizans’ın popüler kültürdeki imgesel karşılığına odaklanıyor ve edebiyattan video oyunlarına, çizgi romandan müziğe, sinemadan modaya uzanarak Bizans imgesine bir bakış sunuyor. “İstanbul’da bu ne Bizantinizm” adını Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun 625 sayfalık “Panorama” adlı romanından almış. II. Dünya Savaşı sonrasındaki siyasal ve toplumsal dönüşümü anlatan “Bu ne Bizantinizim” ifadesini romanın baş kahramanı kullanıyor. Sergiye göre bu ifade, yeni cumhuriyetin vatandaşları arasındaki kültürel ayrışmanın giderek keskinleşmesini, kimlik bunalımını dile getiriyor. Bu perspektiften bakıldığında ise Bizans’ın 19 ve 20. yüzyıllardaki yeniden keşfi, dünden bugüne Bizans’ın “temsiliyetine” yönelik yaklaşımları da yansıtıyor.

Bugünden “Yarına Notlar”

Pera Müzesi tıpkı pandemiden önce olduğu gibi hem klasik hem modern bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Bizans sergileriyle eş zamanlı düzenlenen “Yarına Notlar” Uluslararası Bağımsız Küratörler oluşumunun gezici bir sergisi. 25 ülkeden 30 küratörün ortak çalışmasıyla hazırlanan serginin ABD, Kanada ve Çin’den sonraki durağı Türkiye oldu. Sergide pandemi döneminde yaşanan tecrit, ev hayatı ve bakım kavramlarına odaklanıldığı belirtilse de bu doğrudan pandemiye odaklanan bir sergi değil. Zira bu kavramlar “modern” insanın son yıllardaki çıkmazının bir tezahürü. Haliyle “Yarına Notlar”, pandeminin atmosferini tamamlamıyor. Sergiler 6 Mart 2022’ye kadar ziyaret edilebilir.

Ömür hemşireye son veda! Vasiyeti yerine getirildi
Bir uyarı daha! Zorunlu olmadıkça çıkmayın
18 terörist öldürüldü! Bakan Akar'dan flaş açıklama
Sinyali verdi! Gözler 27 Ocak'ta, belirleyici olacak
Burak Yılmaz'ın yeni adresini duyurdular
İstanbul'da akılalmaz olay! Taksici Fransız turisti kaçırdı
Ülkenin konuştuğu Türk! Sarah ile Musa'dan sonra Anna-Marie ile Mürsel...
Ünlü isim trans birey oldu! 'Umut Veren Kadın Oyuncu Ödülü' istemiş
İstanbul'da baltalı okul baskını! Korkuyla sınıflara kaçtılar
Çalınınca gözyaşlarına boğulmuştu! Bakan Kurum'un hediyesi duygulandırdı
Türkiye günlerce bu olayı konuştu! Cezası belli oldu
Volkan Demirel'in gözdesi Hull City yolunda!
Ahmet Tatlıses'in sağlık durumu! 'Tümör alındı, biyopsiye gönderildi'
Striptiz odası ortaya çıktı! Putin'in 'nargile' keyfi
Okan Yalabık-Ezgi Ayvalı'nın dört yıllık aşkı belgelendi!