10.10.2025 - 07:01 | Son Güncellenme:
MÜJDE IŞIL
MÜJDE IŞIL- Vuslat Saraç- oğlu’nun ikinci uzun metrajı olan “Bildiğin Gibi Değil” geçen sene İstanbul Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü, En İyi Senaryo (Vuslat Saraçoğlu), En İyi Erkek Oyuncu (Alican Yücesoy ve Serdar Orçin), En İyi Kurgu (Naim Kanat) Ödülleri’ni kazanmıştı. Bu başarından uzunca bir süre sonra nihayet ticari gösterime girdi bugün.
Saraçoğlu, ilk filminde olduğu gibi yine aileye odaklanıyor ama bu kez karındaşlık bağına bakıyor. Hikâyenin kahramanları, babalarının ölümden sonra memleketleri Tokat’ta yeniden bir araya gelen üç kardeş; Tahsin, Yasin ve Remziye. Üçünün de karakterleri, hayat görüşleri ve anıları hatırlayışları birbirinden farklı. Filmin teması da “ortak yaşanmış bir geçmiş nasıl farklı hatırlanır?” sorusu. Çünkü üç kardeşin de babalarına ve kendi çocukluklarına dair anıları, birbiriyle çelişiyor ya da hiç var olmuyor.
‘Konuşkan’ senaryo
“Bildiğin Gibi Değil”in, Saraçoğlu’nun Tokat’taki evinde çekilmiş olması ve Saraçoğlu’nun da üç kardeşli bir ailenin üyesi olması filmin samimiyet hissini artırıyor. Çoğu diyalog hepimizin evinden çıkmış da perdeye gelmişçesine doğal. Yoğun diyalog üzerine kurulu senaryoyu ‘geveze’ olarak nitelemememizin başlıca nedeni işte bu doğallık. Kardeşlerin birbirleriyle ve babalarıyla ilişkilerinde olumlu ve olumsuz taraflar gerçekçi bir dille ifade edilirken olumsuzlukların hikâyeyi karamsarlaştırmaması da Saraçoğlu’nun başarısı. Malum, kasaba ya da taşraya dönüşün karşılığı, bunalım ve sıkışmışlıkla özdeşleşti uzun zamandır sinemamızda. “Bildiğin Gibi Değil” bu klişeye düşmüyor. Bazen şen şakrak muhabbetler bazen geçmişin ağırlığı öne çıkıyor. Her karakterin kişisel ve ortak geçmişini adım adım açıyor senaryo. Karakterlerini sevecenlikle kucaklayan Saraçoğlu, Remziye’yi farklı bir yerde konumlandırmış. Onun gelgitleri mizahı beslerken hikâyenin merak ve dram unsurlarını buluşturuyor. Dram kısmının çözümü ise özellikle finalde filmin genel ruh hâliyle tezat oluşturuyor ve bu yüzden bütünden kopuk kalıyor.
Saraçoğlu “Borç”tan sonra yeniden Serdar Orçin ile çalışırken Alican Yücesoy ve Hazal Türesan da filmin enerjisini yükseltiyor. Kardeş olmanın bazen bezdiren ama çoğu kez de korunaklı hissettiren yapısını kusursuzca anlatıyorlar seyirciye. Özellikle Türesan, karakterinin çalkantılı iç dünyasını yansıtmakta çok başarılı.
‘Bundan sonra adın Kemal olsun’
Yapımcılığını Outline Animation and Games’in üstlendiği “Mustafa”, 25 Ekim 2024’te vizyona girmiş ve Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm hayatını konu edinecek dört filmlik animasyon serinin ilk bölümü olmuştu. Bugün vizyona giren, serinin ikinci filmi “Mustafa Kemal”, Mustafa’nın Selanik Askerî Rüştiyesi’ne gidişiyle Trablusgarp Savaşı arasında yaşadıklarına odaklanıyor. Mustafa’nın Kemal ismini de aldığı eğitim dönemine ışık tutarken günümüzden üç gencin zaman yolculuğu sayesinde ondan cesaret ve liderlik öğrenmesini anlatıyor. Yeni bir kadroyla hayata geçirilen, yönetmenliğini Hulusi Orkun Eser’in yaptığı animasyonun senaryosunu Ali Hakan Kaya ve Sinem Doğangönül yazmış. Teknik olarak epeyce eski yüzlü kalan ilk animasyonun yerine bu sefer yapay zekâdan destek alınmış.