Kültür Sanat‘Kırmızı beni hiç bırakmadı’

‘Kırmızı beni hiç bırakmadı’

18.01.2026 - 07:01 | Son Güncellenme:

Habip Aydoğdu, 10 yıl sonra yeni sergisiyle İstanbul’da… Soyut sanatın önemli temsilcilerinden olan ‘kırmızının ressamı’, Brieflyart’taki “Bir Rengin Tanıklığı” sergisinde derdini ‘kırmızı’ ile anlatmaya devam ediyor

‘Kırmızı beni hiç bırakmadı’

Seray Şahinler - Ülkemizde soyut sanatın önemli temsilcilerinden Habip Aydoğdu, 10 yıl sonra sanatseverlerle buluştu. Sanatçının “Bir Rengin Tanıklığı” başlıklı kişisel sergisi Brieflyart Sanat Galerisi’nde ziyarete açıldı. Eserlerde, sanatçıyla bütünleşen ‘kırmızı’nın yine derdini en net ve etkileyici hâliyle anlattığına tanık oluyoruz. Sanatçının askerlik yıllarında başladığı bu özgün imza, hem kişisel tarihi hem yaşadığı coğrafyanın tanıklığına dönüşüyor. Kırmızı, Aydoğdu’nun eserlerinde, isyanın, aşkın, göçün, savaşların, sevginin, huzurun, huzursuzluğun, gururun, gücün, gizemin rengi oluyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Kırmızı deyince akla gelen sanatçılardan birisiniz. Kırmızıyla hikâyeniz nasıl başladı?

Çok uzun hikâye… Aslında biraz yokluktan, biraz çaresizlikten gelmişti. Ben Orta Anadolu’dan gelen biriyim, Mardin Nusaybin’de askerlik yapmıştım. Bugünün koşullarıyla ve o günün sosyal iklimiyle çok uyuşmuştu. Mardin’e gidince o dünyayı hiç bilmediğimi fark ettim, Nusaybin her şeyiyle çok kozmopolit bir yerdi. Oradan etkilenip önce bir şeyler yazdım, sonra yazdıklarım beni çok tatmin etmedi. Anlatmasam olmayacaktı. Istampa mürekkebiyle kâğıtlar üzerine bir şeyler denedim, hoşuma gitmeye başladı. 150-200’e yakın, çoğunlukla kırmızı ıstampa mürekkebi ve dolma kalemiyle resim ürettim. İlk sergimi de öyle gerçekleştirdim Ankara’da… Sonra zaten kırmızı beni bırakmadı ben de onu bırakmadım.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

■ Bu serginizdeki işlerde de kırmızıya eşlik eden siyah ve beyaz var.

Haberin Devamı

Siyahı ve beyazı çok seviyorum. Siyah, kırmızının yanında bir başkalaşıyor, başka bir enerji veriyor. Siyahın kırmızıdan daha ağır bir anarşist yanı var, acayip iletişim kuruyor. Bazen de beyazdan yardım alıyorum. Üçü bütünleştikten sonra kendimden geçiyorum, gün ne zaman bitiyor, resim ne zaman bitiyor fark etmiyorum. Resimle üretim sürecim çok sıkıntılı geçer.

Haberin Devamı

‘Kırmızı beni hiç bırakmadı’

Sancılı mı üretim süreciniz?

Çok sancılı. Herkesin bildiğinin ötesinde bir şey. Yüzlerce, onlarca kez tekrar dönüşüyor resim. Ne zaman seni tatmin edeceği, nasıl bir yere varacağı hiç belli değil. Onları görememek hem güzel hem kötü. Sonu belli olan şeyleri sevmiyorum. Deneysellemeyi seviyorum. Süreç çok belirleyici oluyor, doğaçlamaya olabildiğince izin veriyorum. Bilinçaltına ancak böyle girebiliyorum. Gerçek sanatın da insanın kendi olabilmesinin de ancak bilinçaltıyla buluştuğunda olduğuna inanıyorum.

Haberin Devamı

Çok uzun zamandır sergi açmıyorsunuz, bunun özel bir nedeni var mı?

Evet, İstanbul’da da Ankara’da da sergilerim oldu, sonra sergi açmadım. İstiyorum ki sunumuyla, iletişimiyle, arşiviyle düzeyli bir galericilik yapılsın. Aç-kapa galericiliğini sevmiyorum. Geride iz bırakmayan sergiler yapmak istemiyorum. İllaki büyük mekânlar olmasına gerek yok, bendeki etkili izi önemli. Brieflyart bunların hepsini beni hiç yormadan yaptı.

Haberin Devamı

Bizim coğrafyamızın rengi

Kırmızının seyri zamanla nasıl değişti sizde?

Zaman zaman geriye çekildiği dönemler yaşadım. 2000’li yıllardan itibaren kırmızının iktidarı söz konusu oldu. Benim de algılayamadığım biçimde, kırmızı benimle bütünleşti. Yakın coğrafyamız sıkıntılı bir coğrafya. Bizim de rengimiz bana hep kırmızı gibi geldi. Her şeyi ifade edebiliyorsunuz, daha çok isyanın ve eylemin rengi gibiydi. Fakat sonraları sabrın, aşkın, sevginin aklınıza gelebilecek hayati sorunların rengi oldu. Kovid’i, depremi, dünyada, ülkemizde ya da yakın coğrafyada anlatabilecek herhangi bir sorunu neredeyse bu renk tek başına çözüyor. Bir gün inşallah kırmızıyla bütün derdimi anlatırım, ama henüz daha olmadı.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler