Kültür SanatKültürel dönüşüm mü geçici trend mi?

Kültürel dönüşüm mü geçici trend mi?

24.07.2025 - 07:01 | Son Güncellenme:

Deniz, kum ve güneşin ötesine geçen bir yaz deneyimi… Bodrum’dan Alaçatı’ya, Kaz Dağları’ndan Kuşadası’na uzanan bu yeni sanat rotasında, oteller galeriye, köyler üretim alanına dönüşüyor. Peki bu sanatın kültürel dönüşümüne mi işaret ediyor?

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Kültürel dönüşüm mü geçici trend mi

Melisa vardar - Yaz aylarında kültür-sanatın adresi büyük şehirlerden kıyı beldelerine kayıyor. Bodrum, Alaçatı, Kuşadası, Kaz Dağları, Datça gibi bölgeler yalnızca deniz ve güneşle değil, açılan sergiler ve kurulan kültür merkezleriyle de adından söz ettiriyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki oteller ve yeni açılan kültürel yapılar, tatil anlayışını dönüştüren sanatsal buluşmalara ev sahipliği yapıyor. Bodrum Torba’daki Casa dell’Arte, 11 genç sanatçının eserlerinden oluşan “Birlikte Geleceğe” sergisiyle sezonu açarken, Zai Yaşam’daki Anna Laudel Bodrum galerisi “Yerle ‘Bir’ Olmak”la sanatseverleri ağırlıyor. Bodrum’un bir diğer dikkat çekici durağı olan Bobo By The Stay, bu yaz “Earth Remembers” adlı açık hava heykel sergisine ev sahipliği yapıyor. Zeynep Koçal’ın Onno Mare’deki “Tellere Dokunan Düşler” sergisi de açık havada sanatın bir başka buluşma noktası. Kuşadası’nda Ada Modern Sanat Galerisi, Cenk Mısırlıoğlu’nun “Adanmış Zamanlara Bir Dönüş” sergisiyle geçmişin izlerini tuvale taşıyor. Kaz Dağları’nın eteğindeki Simurg Inn, İstanbul merkezli x-ist işbirliğiyle düzenlediği “Walls Embraced”la taş duvarlarını çağdaş sanatla dönüştürüyor. Son yıllarda tatil beldelerinde açılan sergilerin sayısı kadar çeşitliliği de artıyor, peki bu artış kalıcı bir kültürel dönüşümün habercisi mi, yoksa geçici bir yaz trendi mi? Sanatçı Gökçe Çelikel, “KıraARThane” sanat köyünün kurucularından Simay Dinç ve küratör Melike Bayık okurlarımız için yanıtlıyor. 

Haberin Devamı
Haberin Devamı

“Sanat kıyılarda nefes alıyor”

Simay Dinç: Sanatın tatil beldelerinde görünür hâle gelmesinden çok, bu bölgelerin yerel kültürüyle ve antik yaşamın izleriyle harmanlanmasını kıymetli buluyorum. Benim için ‘tatil’ sadece dinlenmek değil; ilham almak, üretmek ve kendini beslemek anlamına da geliyor. Ayvalık, Assos, Bodrum, Datça gibi kıyı bölgelerinde bir sanatçının bir köye yerleşip üretmesi, sergi açması, köy çocuklarıyla deneyimlerini paylaşması... Biz de Küçükköy’de kurduğumuz KıraARThane ile sanatı galeri duvarlarından çıkarıp yaşamın tam ortasına, köyün içine taşıdık. Genç sanatçılar burada üretim yaparken köy halkı ve ziyaretçilerle doğal bir etkileşim kurabiliyor. Amacımız, tarihi kapılar ardında sanata yeni alanlar açmak. Bu geçici bir trend değil; bizim için bir yaşam ve üretim biçimi. Yeni nesil tatil anlayışında artık sergi gezmek, bir atölyeyi ziyaret etmek ya da performansa tanıklık etmek de var. İnsanlar doğayla ve kültürle aynı anda temas etmek istiyor. Sanat, kıyılardan uzaklaşmıyor; aksine oralarda yeniden nefes alıyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

“Sanatın izleyicisi önemli”

Haberin Devamı

Melike Bayık: Türkiye’de sanat alanındaki çoğu sanat ve kültür profesyoneli ile birlikte koleksiyonerler de güney bölgelere seyahat ediyor ve otellerde ya da alternatif alanlarda açılan yaz dönemindeki bu sergiler seyahat eden, orada bulunan izleyiciler için belirli bir sanat destinasyonu oluşturuyor. Kısa süreliğine giden ya da orada olan sanatseverler bu sergileri ilgiyle takip ediyor. Elbette özellikle otellere ve bu bölgelere yurt dışından tatil için gelen kişiler için de Türkiye’deki sanat üretimini görmesi açısından çok yönlü bir durum olduğunu düşünüyorum. Açıkçası tatil bölgelerinde kısa sürede, sadece yaz döneminde sergilerin yapılmasının tatil anlayışına dair bir dönüşümden ziyade hangi bölgelerde yapıldığı ve bu bölgenin izleyicisi ile ilişkili olduğunu düşünüyorum. Sanatın hangi kitle ile nerede buluşturulduğunun ilişkisi burada ön plana çıkıyor bana kalırsa.

Haberin Devamı

“Albenili eserler, elit açılışlar”

Haberin Devamı

Gökçe Çelikel: Pandemi sonrası Bodrum’a yönelen göçle birlikte, burada hem sanatçı hem de sanatseverlerden oluşan kitlenin büyüdüğünü görüyoruz. Büyük şehir galerilerinin koleksiyoner kitlesi yazın Bodrum’da zaman geçirince, şehir curcunasından uzak, yeme içme sektörünü de kapsayan yazlık galeriler cazip bir pazara dönüştü. Bazı sergilerde görsel bir şov gibi sunulan albenili sanat eserlerinin lüks tüketim biçiminde ayrıcalıklı bir kitlenin görebileceği ve erişebildiği bir elitizme büründüğüne tanık oluyoruz. İçerik olarak buradaki coğrafyaya ya da burada yaşayan kitleye gerçekten ne kadar büyük bir katkısı var; yoksa bu çabalar duvarları sanat eserleri ile doldurup dekorasyona bir nebze katkıda bulunmaktan öteye geçebiliyor mu tartışılır. Tatil beldelerin sanat anlamında daha fazla söz sahibi olması, yerli ve yabancı ciddi bir sanatsever kitleyi buraya çekmesi ve halkın sanata yakınlaşıp dahil olması için yerel ile merkezi kültür politikalarına ihtiyaç var. Bu etkinlikler yazın sadece ayrıcalıklı bir sanat kitlesinin görkemli ve elit açılışları dışında burada yaşayan, üreten sanatçıları içine katabiliyor mu, onlara kültürel ve ekonomik anlamda katkı sağlayabiliyor mu tartışılmalı. 

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler