Geri Dön

Rahmi M. Koç Müzesi’nde ‘tuhaf objeler’le geçmişe yolculuk

Manş Denizi’ni geçen arabadan üç tekerlekli çocuk bisikletine, bilinen en eski gök küreden zoetropa kadar görenin bir daha görmek istediği objeler Rahmi M. Koç Müzesi’nin zengin koleksiyonunda yer alıyor. Ziyaretçilerini geçmişte kısa bir yolculuğa çıkaran müze; ulaşım, bilim ve teknoloji tarihini aktarıyor.

Rahmi M. Koç Müzesi’nde ‘tuhaf objeler’le geçmişe yolculuk

Türkiye’nin ilk ve tek sanayi müzesi olan Rahmi M. Koç Müzesi, sanayi, iletişim ve ulaşım tarihinin efsanelerinden oluşan 14 binin üzerinde objeyle 7’den 70’e her yaş grubuna hitap ediyor. Koleksiyonunu her yıl genişleten müze, ilgi çekici pek çok objeye de ev sahipliği yapıyor. 26 yıldır kültür ve eğlenceyi bir arada sunabilen tek adres olma özelliğini koruyan Rahmi M. Koç Müzesi, ‘tuhaf objeleri’yle ziyaretçilerine yeni ve farklı bilgiler kazandırıyor. Mustafa V. Koç/Lengerhane Binası ve Hasköy Tersanesi olmak üzere iki binada yer alan tuhaf ama eğlenceli objelerden bir kısmı şöyle:

 

Yüzen Araba Amphicar: Hem karada hem suda gidebilen Amphicar, 2. Dünya Savaşı sırasında Alman Hans Trippel tarafından 1957-58 yılları arasında tasarlandı. Önceleri Eurocar ismi verilen otomobil, iki kapılı, monokok, cabriolet, bağlantı yerleri elektrikle kaynaklanmış, kasa ve arkasında yer alan, arka tekerlekleri döndüren 1147 cc’lik Triumph Herald motora sahip. Arkadaki iki pervane suda itici kuvvet, öndeki tekerlekler ise dümen görevi görüyor. 1961-1968 yılları arasında 3 bin 878 adet üretilen Amphicar’lardan ikisi 1962’de Manş Denizi’ni geçmiş.

 Gök Küresi: 1383-1384 yılları arasında Cafer İbn-i Ömer İbn Devletşah el-Kırmani tarafından yapıldı. Bilinen en eski gök kürelerden biri… Gök küresinde yaklaşık bin 25 yıldız içeren takım yıldızların şekilleri, her birinin merkezine kakılmış gümüş noktalarla gösteriliyor.

 Curta Hesap Makinesi: Curta; küçük, elle ayarlanan mekanik bir hesap makinesi… 1948 yılında kullanılmaya başlandı. Toplama, çıkarma gibi basit işlemlerin dışında kök hesapları gibi işlemleri de yapabiliyor.

 Diktafon: Daktilograflar tarafından dikte edilen sözlü metinleri yazılı belgelere çevirmekte kullanılan eski bir kayıt cihazı. Amerikan Dictaphone Corporation tarafından imal edilen cihaz, sesleri, gramafon plağı yapımında olduğu gibi çelik bir iğne yardımıyla mumlanmış bir silindire kaydetmekte kullanılıyor.

 Bilyalı Saat: 1972 yılında, Thwaites & Reed tarafından William Congreve’in 1808’deki orijinal dizaynına göre yapılan saat, sarkaç veya zemberek yerine bir çelik bilyanın yokuş aşağı duran zikzak bir kanalda yuvarlanma süresine göre zamanı ölçüyor.

 Kule Saati: 1750’lere ait… Eski saatlerin kadranları yoktu, zamanı her saat başı çalan bir an belirtirdi. Genellikle kiliselerin kulelerinde bulunurlardı ve ağırlıklar, sık sık kurmaktan kaçınmak için uzun iplerle asılırdı.

 Harry Potter’ın Arabası: Harry Potter ve Sırlar Odası filminde Harry ile Ron'un okul trenini yakalayabilmek için kullandığı uçan arabanın bir kopyası olan 1966 model Ford Angelia müzede sergileniyor. Arabanın plakası da filminde kullanılan plakayla aynı…

 Zoetrop: Modern sinematografinin öncüsü sayılan zoetrop, 1834’te William Horner tarafından icat edildi. Zoetropun aralıklarından bakıldığında, içerisindeki silindirin üzerinde dönen resimler hareket ediyor izlenimini veriyor.

 Galvanometre: Elektrik akımındaki değişimin manyetik alan oluşturması prensibiyle çalışan bir tür test cihazı… Solenoid şeklinde sarılmış bir telden geçen elektrik akımı değiştiği takdirde etrafında oluşan manyetik alan ibreyi oynatıyor. Galvanometrenin adı; elektrik konusundaki öncü çalışmalarıyla tanınan İtalyan fizyoloji ve fizik bilgini Luigi Galvani'den geliyor.

 Ford N Runanout: Otomobil tarihinin en önemli kişilerinden biri olan Henry Ford, ‘N’ modelini, A ve C modellerinin ardılı olarak uygun fiyatlı, başlangıç seviyesi bir otomobil olarak 1906 yılında piyasaya sunuldu. Erken dönemde üretilmiş araçların en başarılısı kabul edilen Model N; küçük, hafif, dört silindirli.

 Penny Farthing: 1870’lerin başında İngiltere'de James Starley tarafından geliştirildi. Starley, ilk bisikletlerin ön pedalları tekerleğe sabitlenmiş olduğundan hızı artırmanın tek yolu olarak ön tekerleği büyütmek fikriyle Penny Farhing’i tasarladı. 19’uncu yüzyıl İngiltere’sinde 'penny' ve 'farthing' en düşük değerli para birimlerindendi. 'Farthing' değer ve boyut olarak 'penny'nin dörtte biriydi. Kocaman ana tekerlekleri olan, sabit vitesli bu inanılmaz icadın takma adı da buradan geliyor.

 Üç tekerlekli çocuk bisikleti: 1900’lü yıllarda çocuklar için üretilen koltuklu ve üç tekerlekli bisiklet Rahmi M. Koç Müzesi’ndeki koleksiyonun en değişik parçalarından.

 Sincap Kafesi: 19’uncu yüzyılın sonlarına ait… Kuleleri bir sincabın yuvası, ortasındaki kafes ise egzersiz alanı olarak tasarlandı. Kafes hareket ettikçe kulelerin üzerindeki tren ve dönme dolap dönüyor. Sincabın hareketi dışında elle, buhar ya da elektrik gücüyle de döndürülebiliyor.

 Minyatür Eczane: Müze içindeki minyatür objeler arasında eczane, dikiş makinesi, bisiklet, kuş kafesi gibi binlerce obje yer alıyor. 1700’lerden günümüze ince işçilikle yapılmış objeler, çeşitli ülke ve dönemlere ait.

 Nostaljik Sokak: Rahmi M. Koç Müzesi’ndeki eski dükkanların yeniden canlandırıldığı nostaljik sokak, ziyaretçileri 19’uncu yüzyılda gezintiye çıkartıyor. Tersane bölümündeki açık alanda yer alan ve bu yüzyıla ait dükkanların yer aldığı sokakta yeniden yaratılmış demirci, saat yapımcısı, eczane, kunduracı, fenni aletler dükkanı, gemi donatım ve oyuncakçı dükkanlarında müze koleksiyonunda bulunan ilgi çekici objeler sergileniyor.

Rahmi M. Koç Müzesi’nde ‘tuhaf objeler’le geçmişe yolculuk

Magazin Haberleri Bülteni 21 Şubat 2020İşte magazin gündeminin öne çıkan gelişmeleri...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber