Kültür Sanat‘Tenha’nın ayazına yakalanmış ruhlara övgü

‘Tenha’nın ayazına yakalanmış ruhlara övgü

08.03.2026 - 07:01 | Son Güncellenme:

Ali Volkan Erdemir, “Tenha” adlı kitabında kalabalık içinde tenhanın ayazına kapılmış ruhların şarkılarına, sözlerine, müziklerine ses veriyor

‘Tenha’nın ayazına yakalanmış ruhlara övgü

Efnan Atmaca - Ali Volkan Erdemir’i Murakami’den Mişima’ya, Kenzaburo Oe’ye yaptığı çevirileriyle tanıyoruz. Kenzaburo Oe’nin “Suda Ölüm” adlı kitabının çevirisiyle 2024’te Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’nü kazandığını da hatırlatalım. “Dağın Rüyası” adlı romanıyla beğeni toplayan Erdemir’in öykülerini bir araya getirdiği “Tenha”, Doğan Kitap’tan yayımlandı.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Erdemir’in öyküleri her ne kadar Japon edebiyatının kendine özgü imgeleme geleneğine selam gönderse de aslında okuru kalabalıklarla dolu tenhalara çekiyor. Kitaptaki her öykü farklı bir yolculuğa davet ediyor. Biraz Ankara, biraz İstanbul, çokça rock dolu günler, masumiyetin hâlâ var olduğu ve sosyal medyanın ‘sahte’ dünyasından uzak zamanlar var bu öykülerde. Kırık aşk öyküleri öne çıkıyor Erdemir’in satırlarında çünkü onun kahramanları yüreğine yoğun insanlar. Bazen gösteremeseler de sevgilerini, bazen yitirilmiş bir aşkı taşıyarak bugüne haksızlık etseler de duygulara, yaşanmışlıklara saygılı ve sadık her biri.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Unutulmaz rock çağı

Açılış öyküsü “İstenmeyen Çocuklar Adası” bir fedakârlık, bir tanışma ve bir veda hikâyesi. Ne varsa insana dair onu koyuyor önümüze Erdemir. Sonra “Galata Kulesi’nin Gölgesinde” kendini gerçekle hayal arasına sıkıştırıp aşktan kaçmaya çalışan bir adamın hayatıyla yüzleşmeye ortak ediyor. Her ne kadar “Nikâh Masası”yla Ümit Besen’e uğrasak da bu öykülerin müziği rock elbette. Scorpions’ın “Bana bir melek gönder” şarkısından ilhamla “Melek”, Japonya’dan masalsı ve dramatik bir öykü olarak kitaptaki yerini alıyor ama ben “Beklemek”te uzun bir mola veriyorum. Bir sevgiliyi ne kadar bekler insan? Kavuşma umudunu nasıl yaşatır yıllar boyunca? Siz de bu harala gürele içinde biraz mola verin gündelik çılgınlığa! Yeniden hissettiğinizde kavuşmaktan çok kavuşma ihtimalinin verdiği heyecanın keyfini, sıcacık bir gülümseme belirecek yüzünüzde. “Cumartesi Yalnızlığı”, çok yakın bir zaman önce kaybettiğimiz Selim İleri’nin zarafetinden ilhamla kaleme dökülmüş gibiyken ilk gençliğini geride bırakmışlar için nostaljik bir yaşanmışlık sunuyor. Erdemir’in öyküleri kalabalık içinde tenhanın ayazına kapılmış ruhların şarkılarına, sözlerine, müziklerine ses veriyor. Üşüyen ruhların içini ısıtırken günümüzün nezaketsizliğinden ve hoyratlığından yakınanlara yalnız olmadığını hatırlatıyor.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler