Geri Dön

Türkülerin görkemli gerçekliğine yolculuk

İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Zeynep Halvaşi ile Türk Halk Müziği’nin değerli isimlerinden Cengiz Özkan İş Sanat’ta buluşacak. 5 Şubat’ta “Kalbe Dolan Şarkılar” ve 6 Şubat’ta Özkan ile “Bulut Bulut Üstüne” başlıklı konserde sahne alan Halvaşi ile konser öncesi sohbet ettik. Saat 20.30’dan itibaren İş Sanat’ın sosyal medya hesaplarından ve internet sitesinden yayımlanacak iki konser sezon boyunca ücretsiz izlenebilecek.

Türkülerin görkemli gerçekliğine yolculuk

İlk kez izleyicisiz bir salonda konser verdiniz. Dinleyicilerle iletişim olmadan sahnede nasıl bir enerji oluştu?

Daha öncesinde kayıt amaçlı seyircisiz konserler yapmıştım ancak tabii ki aynı duygu değil. Birkaç gün sonra dolu salonlarda temsil yapacağınızı bilmek veya yüzlerce, binlerce kişilik muhteşem seyirci korolarıyla şarkı söyleyeceğinizi bilmek duygusal bir rahatlama sağlıyordu. Şimdilerde tüm ezberlerimiz değişti, değişiyor. O duygusal alışverişi yaşayamamak, göz temasını kuramamak büyük bir boşluk yaratıyor. Eksik kalma, tamamlanamama hali aslında… Ağırlığı ve etkisi çok büyük.

Türk Halk Müziğinin değerli isimlerinden Cengiz Özkan ile sahne birlikteliğinizin ilk temsili İş Sanatta gerçekleşti. Bu iş birliği nasıl gelişti? Kendisiyle birlikte aynı sahneyi paylaşmak nasıl hissettirdi?

Öncelikle Cengiz Özkan’ın sanatsal anlamda hayran olduğum bir isim olduğunu belirtmeliyim. Kıymetli dostum, besteci, orkestra şefi ve albümün yaratıcısı Oğuzhan Balcı’nın hayali ve girişimiyle bu sanatsal birliktelik kuruldu ve iyi ki gerçekleşti. Türkülerin görkemli gerçekliğinde Cengiz Bey’in “sadeliğin zenginliği” olarak tanımlayabileceğim şarkıcılık tavrı, yorumu eşsizdi. Çok mutlu ve heyecanlıydım. Alanında üstat bir isimle türküleri tecrübe etmek çok kıymetli.

İzleyiciler şubat ayında hem Zeynep Halvaşi Kalbe Dolan Şarkılar” hem de Zeynep Halvaşi ile Cengiz Özkan Bulut Bulut Üstüne” başlıklı iki konseri İş Sanat’ın sosyal medya hesaplarından ücretsiz izleyebilecek. Nasıl bir repertuvar hazırlandı?

Her iki konserin repertuvarını Maestro Oğuzhan Balcı hazırladı. Tüm şarkılar ve türkülerin düzenlemeleri de yine kendisine ait. Parçası olmaktan çok mutlu olduğum ve onur duyduğum bir müzik yolculuğu oldu. Prensip olarak maestronun da önerisiyle benim şarkıcılık alanlarımı ortaya koyan ve bu alanlara sınır koymayan bir anlayış hakimdi. Opera sanatçısı olarak başladığım profesyonel meslek yaşamımda, opera şarkıcılığımın meslek prensiplerini de örneklendiren ve beraberinde sınırları genişlettiğimiz bir çalışma oldu.

Orkestrada size kimler eşlik etti?

İş Sanat için gerçekleştirdiğimiz konserlerde Türkiye’de eşine az rastlanır muhteşemlikte bir ekip ile beraber olma imkanı bulduk.  Oğuzhan Balcı’nın müzik direktörlüğünde bir araya gelen bir nevi muhteşem kadroda Rüstem Mustafa konzertmeisterliğindeki değerli yaylılar grubumuzda Başak Erdem Atasoy (1. keman), Yaren Budak (2. keman), Beste Gökay (2. keman), Hakan Polat (viyola), Verda Gül (viyola), Jülide Alpergin (viyolonsel), Çağlayan Çetin (viyolonsel) ve İlker Cankara (kontrbas) yer aldı. Piyanoda Sarper Kaynak, udda Enver Mete Aslan, kanunda değerli dostum Serkan Halili, bağlamada usta isim dostum Erdem Şimşek, gitarda Hakan Kuralay ve perküsyon da Türker Çolak ile beraber bu konseri gerçekleştirdik.

Albüm çalışmanızın hazırlık süreci nasıl geçti? Ne zaman çıkacak ve hangi platformlar üzerinden dinleme imkânımız olacak?

Pandemi süreci doğal olarak bazı gecikmelere sebep oldu. Ancak bu gecikme daha detaylı ve titiz bir hazırlık sürecini de sağladı. “Hazan Kadını” Oğuzhan Balcı’nın müziğiyle, besteleriyle, düzenlemeleriyle,  sözleriyle ortaya çıktı. Emeği çok büyük, ne kadar teşekkür etsem az kalır. İçime, içimize sinen bir albüm oldu. Ada Müzik etiketiyle, ekibiyle ve sevgili dostum Ceylan Karaca’nın profesyonel desteğiyle mart ayında dinleyiciyle buluşacak. Albüm tüm dijital platformlarda ve müzik marketlerde olacak.

Pandemi nedeniyle her birimizin hayatı, alışkanlıkları değişti. Siz bir sanatçı olarak bu zorlu günleri nasıl geçiriyorsunuz?

Kısmen zorlandığımı söyleyebilirim. Yoğun bir tempodan sonra durağan bir ev hayatı unuttuğum bir alandı. Diğer yanıyla kendimle kaldığım bu süreç “Hazan Kadını”nı yarattı, sesim, nefesim oldu. Motivasyonumun düştüğünü hissettiğim her an şarkı söyledim. Sanırım daha iyi bir çıkış yolu bilmiyorum.

Detaylı bilgi için tıklayın.

Bu bir ilandır.

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber