02.11.2025 - 07:01 | Son Güncellenme:
Müjde Işıl- “V for Vendetta”da Natalie Portman’ın saçlarını kazıtmasından beri benzer merak duygusunu yeniden yükseltti Emma Stone “Bugonia” ile. Bu tür heyecanları katmerlemekte Yorgos Lantimos’un üzerine yok doğrusu. Hep özgün tarzıyla bildiğimiz Lanthimos bu kez bizi fazladan şaşırttı çünkü bir Güney Kore yapımının yeniden çevrimine imza attı “Bugonia”da.
Söz konusu film, 2003 tarihli “Save the Green Planet!” Dünyayı uzaylıların yok edeceğine kafayı takmış bir arı üreticisinin, ip cambazı sevgilisi ile birlikte bir kimya şirketinin yöneticisini kaçırmasını anlatıyor. “Bugonia”yı izlemeden önce “Save the Green Planet!”i izlemekte yarar var. Lanthimos’un bu hikâyeyi neden sevdiğini ve kendi bakış açısına nasıl uyarladığını görmek için… Will Tracy’nin senaryosunu yazdığı yeniden çevrimde orijinaline göre epeyce değişiklik var. Öncelikle kaçırılan yönetici erkek değil, kadın. Orijinal filmdeki erkek şiddetinin önü kesilmiş böylece. Kadın karakterin diyalogları ve karşı tarafı ikna çabaları öne çıkmış. Tam da Lanthimos filmlerindeki kadın karakterler gibi…
Orijinal filmdeki sevgili çiftin yerini bu sefer iki kuzen almış. Yerleri değişen her iki karakterin de ortak özelliği ‘alık’ oluşları ve yönlendirilebilmeleri. Lanthimos, akıbetleri benzer olsa da kendi filminde daha ‘sert’ bir yol çizmiş karakterine. Orijinal filmle yeniden çevrim arasındaki en önemli değişimlerden biri de polisiyenin neredeyse yok olması. Güney Kore yapımında çift koldan ilerleyen polisiye örgü, “Bugonia”da yok. Bunun yerine polis karakterinin, başkahramanımız Teddy’nin geçmişinde bıraktığı acı iz var.
İnsanlığın gidişatı
Güney Kore filminde başkarakterin delirmesi, çocukluğundan beri maruz kaldığı toplumsal şiddete bağlanıyor. “Bugonia”da ise böyle bir politik geçmişe yer verilmemiş. Belli ki Lanthimos, Teddy kadar kaçırılan Michelle karakterinin duygusal mücadelesine de alan açmak istemiş. Dolayısıyla şiddet savaşı yerine zihin mücadelesine evrilmiş hikâye de. Bu yüzden orijinal filmin absürtlüğü törpülenirken Lanthimos’un gerçeküstücülüğü ve bireyciliği öne çıkıyor. Onun bu hikâyeyi neden sevdiği ise en çok finalde kendisini belli ediyor. Lanthimos önceki filmlerine göre daha düz görünse de yine kendi dünyasını ve insanlığın gidişatı üzerine kasvetli bakışını sunuyor “Bugonia”da. Filmin finali orijinalinden daha etkileyici bu nedenle. Lanthimos verimli bir iş birliği oluşturduğu Emma Stone ile beşinci kez çalışıyor “Bugolia”da. Stone, her filmde kendine bu kadar farklı rol biçen bir sinemacı ile çalıştığı için imrenilecek bir konumda. Ama “Bugonia”da Jesse Plemons, Stone’dan fazlasıyla rol çalıyor, filmin yıldızına dönüşüyor.
Küçük bir mola
Son üç yılda üst üste üç film çeken ve ödül sezonlarında sürekli adı geçen Yorgos Lanthimos, “Bugonia”nın ardından sinemaya ara veriyor. Lanthimos “Artık bu tempoda devam edemem. Bu kesin. Küçük bir mola vermem gerekiyor. Daha önce de ‘Poor Things’ ve ‘Kinds of Kindness’ sonrasında bunu söylemiştim ama bu kez ciddiyim. Gerçekten kısa bir ara vereceğim” dedi.