14.09.2025 - 07:00 | Son Güncellenme:
Müjde Işıl- 20 Ağustos 1922 tarihli Hakimiyet-i Milliye gazetesinde ‘Çay Ziyafeti’ başlıklı bir haber yayımlanır. Mustafa Kemal Paşa’nın köşkte bir çay ziyafeti vereceği yazılıdır bu haberde. Herkes çay partisine odaklanmışken Atamız, Büyük Taarruz’u başlatmak üzere Ankara’dan ayrılmıştır bile. 26 Ağustos sabahı Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, yanında Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile birlikte Kocatepe’den Büyük Taarruz’u başlatır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasını sağlayan Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Muharebesi, senaristliğini ve yönetmenliğini Ramazan Ekmekçi’nin, yapımcılığını Serkan Semiz’in üstlendiği “Tehlikeli Bölge”nin çıkış noktasını oluşturuyor. Asıl mevzu ise uzaylı istilası. Yani film ‘tarihi bilim kurgu’ türünde…

Birlik-beraberlik vurgusu
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’dan gelen emir üzerine bir grup asker gizli bir görevle yola çıkar. Hedefleri, düşman hattının ilerisine gitmektir. Ancak bir uzay gemisinin düşmesi sonucu bölgeye inen yaratıkları fark ettiklerinde kendilerini ikili bir harbin içinde bulurlar. “Er Ryan’ı Kurtarmak” ve “Predator” karışımı diye özetlenebilecek bir tarzı var “Tehlikeli Bölge”nin. “Abraham Lincoln: Vampir Avcısı”ndaki gibi tarihi bir karakteri ve olayları temel yapıyor. Ama burada izlediğimiz tüm karakterler kurmaca. Mustafa Kemal Atatürk ise hiç gösterilmiyor; ordusunun ona bağlılığında, ruhu ve gücü hissettiriliyor.
Filmin genel tarzı, adını andığımız popüler yapımlar üzerinden oluşturulmuş. Büyük Taarruz öncesinde geçmesi ise filme tarihsel açıdan dönem filmi özelliği kazandırmış ki en büyük avantajı da bu. Maliyetli savaş sahneleri olmadan savaş filmi yapılmaya çalışılmış. Kostümler ve teçhizatla açık alanda 1922 Ağustos’u canlandırılmış. Ama “Harbi mi?”, “Bir daha olmasın” gibi bugüne dair konuşma kalıplarının kullanılması, dönem filmi konseptine uymamış.
Kadir Parlak, Ozan Turan, Hasan Şenbayrak, Aykut Yavuz, Sevim Oyar, Seyfi Azrak ve Abdurrahim Demir’den oluşan oyuncu kadrosu elinden geleni yapmış. Farklı etnik kökenlerden gelen askerler nezdinde yapılan birlik-beraberlik vurgusu dışında karakterlere bir derinlik kazandırılmamış senaryoda. Bu yüzden biraz hamaset biraz amatörlük hissediliyor performanslarda. Kuvâ-yi Milliyeci karakterin kadın olması ise Kurtuluş Savaşı’nda cansiperane savaşan kadın kahramanlarımıza şık bir saygı duruşu olmuş.
Filmde Yabaniler olarak adlandırılan yaratıkların tasarımı tamamen Türk sanatçılardan oluşan bir ekip tarafından gerçekleştirilmiş. Ekip, olabildiğince pratik çözümler bularak yaratıkları korkunç göstermeyi başarmış.

Ümit veren bir yapım
“Tehlikeli Bölge” sinemamız adına ümit veren bir yapım. Büyük Taarruz sürecinde geçen bir uzaylı istilası filmi yapmak, fikir olarak bile çok dikkat çekici. Tıpkı yabancı türdeşleri gibi keşke büyük prodüksiyon olarak, yüksek bütçelerle çekilebilseymiş. Hem daha korkutucu hem de daha sürükleyici bir film çıkabilirmiş ortaya. Ama mevcut koşullardaki çabasıyla ve sinemamıza getirdiği yeni solukla izlenmeyi hak ediyor. Devam filminin geleceği de anlaşılan yapım, sonrasında daha büyük bir prodüksiyonla ve belki Mustafa Kemal Paşa’yı da hikâyeye dahil ederek salonların yeniden dolması umutlarını yeşertebilir.