13.07.2025 - 04:30 | Son Güncellenme:
ZEYNEP AKTAŞ
ZEYNEP AKTAŞ- Borsa İstanbul’da 2025’in ilk yarısında yüzde 100’ün üzerinde getiri sağlayan 27 hisse var. Bu güçlü performanslar ağırlıklı olarak Ana ve Alt Pazar şirketlerinden gelirken, BIST 30 endeksinden yalnızca bir şirket bu eşiği aşabildi. Getiri ile ölçek arasındaki ayrışma yatırım stratejilerinin yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor.
2025’in ilk altı aylık döneminde yüzde 100’ün üzerinde getiri sağlayan 27 şirketin yer aldığı grupta ortalama getiriler yüzde 222’ye ulaştı. Buna karşılık, BIST 30 endeksinde yer alan şirketlerin aynı dönemdeki ortalama getirisi yalnızca yüzde 5 seviyesinde kaldı. Bu tablo, ölçek ve pazar farklılıklarının yatırımcı açısından yalnızca fiyatla değil, aynı zamanda davranışsal beklentilerle de şekillendiğini gösteriyor.
*Piyasa değeri ile hareket kabiliyeti arasındaki çatışma: Yüksek getirili hisselerin ortalama piyasa değeri 45 milyar TL civarındayken, BIST 30’daki ortalama piyasa değeri 213 milyar TL’yi aşıyor. Bu fark, yalnızca büyüklüğe değil, fiyatlama esnekliğine de işaret ediyor. Düşük piyasa değerli şirketler, yatırımcı ilgisindeki artışı daha doğrudan ve sert fiyat hareketlerine dönüştürebiliyor.
*Kurumsal hisselerde sınırlı kazanç: BIST 30 şirketlerinin 16’sı altı ayı pozitif getirilerle kapatsa da, bu artışların sadece 6’sı yüzde 10’un üzerinde gerçekleşti. Bu hisselerde temettü beklentisi, defansif sektör yapıları ve bilanço etkileri daha çok öne çıktı.
*Yüksek getiri sağlayan hisselerde anahtar sektörler: Altı ayda yüzde 100’ün üzerinde getiri sağlayan 27 hisse senedinin dağılımı, yatırımcının yöneldiği sektörlere dair önemli sinyaller içeriyor. Bu hisselerin 6’sı “holding ve yatırım” alanında yer alırken, aracı kurumlar (2 şirket), enerji (2 şirket), iletişim - savunma (2 şirket), ulaştırma (2 şirket), gayrimenkul ve lojistik (2 şirket) gibi alanlar da dikkat çekti. Yatırımcının özellikle sermaye piyasası ile bağlantılı alanlara ve yüksek sermaye verimliliği taşıyan iş modellerine yöneldiği görülüyor.
Tera Yatırım yüzde 699, Dagi Yatırım yüzde 496 ve Sümer Varlık Yönetim yüzde 437, bu dönemde fiyatlama açısından yatırımcının dikkatini çekmeyi başardı.
*Beklentilerin fiyatlandığı alanlar: Fiyat performansı, çoğu zaman şirketin gerçek finansal yapısından ziyade geleceğe dair algılarla şekilleniyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli şirketlerde, yatırımcının zihinsel olarak “bir sonraki fırsatı” arama eğilimi öne çıkıyor. Bu durum, fiyat ile temel değer arasındaki geçici ayrışmalara neden olabiliyor.
*Öngörü arayışı: Yüksek getiri sağlayan hisselere yönelimde, yatırımcının geçmişte kaçırdığı fırsatları telafi etme arzusu da rol oynayabiliyor. BIST 30 hisselerinde ise daha rasyonel, veri odaklı ve defansif portföy tercihlerinin belirleyici olduğu görülüyor. Bu iki psikolojik yaklaşım, yatırım davranışlarındaki çeşitliliği artırıyor.
*Enerji ve elektrik şirketlerinde dikkatli fiyatlama: Esenboğa Elektrik ilk altı ayda yüzde 223 ve Emek Elektrik yüzde 174 gibi şirketler, enerji alanında yatırımcıların ilgisini çekmeyi başardı.
*Turizm ve lojistikte sezonsal etki: Gezinomi yüzde 231 ve Pasifik Eurasia yüzde 198, hizmet sektöründeki dönemsel canlanmayı fiyatlarına yansıtan örnekler oldu.

Fiyatlar konuşur ama hikâye anlatır
İlk 6 ay sonunda ortaya çıkan tablo, yalnızca kazançların dağılımı değil; yatırımcının neye inandığını ve hangi rotaya yöneldiğini de gösteriyor. Endeksin içindeki ve dışındaki şirketler, bu dönemde yatırımcının algı haritasını yeniden çizdi. Uzun vadeli değer ve kısa vadeli ivme, birbirinden beslenen ama aynı potada erimeyen iki farklı stratejiyi temsil ediyor.

* Sabit getirinin tercih edildiği portföyler: BİM, Migros, Koç Holding gibi hisseler, fiyat artışında sınırlı kalmasına rağmen hâlen portföy çeşitlendirmesinde önemli rol oynuyor. Özellikle uzun vadeli yatırımcı için değer koruma önceliği, bu tür hisselere yönelimi artırıyor. Bu durum, her fiyatlamanın getiri arayışıyla açıklanamayacağını gösteriyor.

* BIST 30’da negatif tarafa düşenler: BIST 30’da altı aylık dönemde Sasa Polyester yüzde 24.8, Anadolu Efes yüzde 21.2, Gübre Fabrikaları yüzde 20.4 değer kaybı yaşadı.
* Küçük ölçekli hisselerde fiyatlama riski: Bazı hisselerdeki hızlı yükselişler, yüksek oynaklık ve haber etkisine dayalı olarak gerçekleşti. Bu da yatırımcının risk algısını kısa vadeli kazanç uğruna göz ardı etmesine yol açabiliyor. Hızlı artışların sürdürülebilirliği, her zaman tartışmalı kalıyor.
* Beklentiyi okumak ve fırsatı tartmak: Altı aylık getiriler, tek başına yatırım kararları için yeterli bir gösterge değildir. Ancak yatırımcının psikolojisini, fiyat davranışlarını ve pazarın yönelimlerini anlamak açısından değerli bir veri sunar. Beklenti ile gerçek arasındaki dengeyi kurabilen yatırımcı, hem volatilitenin sunduğu fırsatlardan hem de endeksin sunduğu güvenlikten faydalanabilir.
İşte 6 aylık getirilerde öne çıkan 20 madde
1.Altı ayda yüzde 222 ortalama getiri sağlayan 27 şirket, BIST 30’a kıyasla oldukça yüksek performans sundu.
2.BIST 30 hisselerinde ortalama getiri yüzde 5 düzeyinde kaldı.
3.Tera Yatırım (TERA), yüzde 699 ile en yüksek getiriyi sağlayan şirket oldu.
4.Aselsan (ASELS), BIST 30’da yüzde 100’ün üzerinde getiri sunan tek hisseydi.
5.Yüksek getirili şirketlerin piyasa değeri ortalaması, BIST 30’un dörtte biri kadar.
6.Küçük ve orta ölçekli şirketler yatırımcı ilgisini daha hızlı fiyatlayabiliyor.
7.Enerji ve elektrik hisseleri, dönemsel olarak yatırımcı ilgisi gördü.
8.Turizm ve lojistik sektörü hisselerinde sezonsal etki belirginleşti.
9.Gayrimenkul ve finansal hizmet şirketleri, beklentilerle öne çıktı.
10.Endeks dışı hisselerdeki getiri, büyük ölçüde beklenti fiyatlamasına dayalıydı.
11.Kurumsal yatırımcı oranı yüksek olan hisselerde fiyat dalgalanması daha sınırlı kaldı.
12.BIST 30’da bazı büyük hisseler değer kaybı yaşadı.
13.Temettü politikası, getiri potansiyelinin önüne geçebiliyor.
14.Haber akışı, küçük şirketlerde yüksek fiyat oynaklığı yaratıyor.
15.Düşük işlem hacmine sahip hisselerde yüksek getiri görülmesi dikkat çekici.
16.Piyasa değeri ile getirinin ters yönde hareket ettiği örnekler çoğaldı.
17.Altı aylık veriler, yatırımcının getiri arayışındaki çeşitlenmeyi gösterdi.
18.Beklentiyi fiyatlayan yatırımcı davranışı, veri ile rasyonalite arasındaki çizgiyi zorluyor.
19.Kısa vadeli stratejilerde pazar segmentasyonu belirleyici rol oynuyor.
20.Fiyatlar değişken, fakat yatırım kararları çok katmanlı okumayı gerektiriyor.