17.06.2026 - 04:13 | Son Güncellenme:
AHENK BAYAZIT - Güvenilirlik, sürdürülebilir kalite, özel hizmet ve zamanında teslim anlayışıyla üretim yapan NEA Metal, müşterilerine ‘Çelikten Bir Söz’ mottosuyla hizmet veriyor.
NEA Metal, enerji başta olmak üzere birçok sektörde büyümesini sürdürürken; dijitalleşme, yapay zekâ yatırımları ve ihracat odaklı vizyonuyla sektörde yeni bir dönüşümün öncülerinden olmayı hedefliyor. Şirketin gelecek planlarını konuştuğumuz NEA Metal’in Yönetim Kurulu Başkanı Evren Akar’a göre geleceğin kazananları yalnızca üretim yapanlar değil; teknolojiyle güçlenen, veri üreten ve müşterisine katma değer sunan şirketler olacak.
■ NEA Metal’i rakiplerinden ayıran en önemli ticari yaklaşım veya uzmanlık alanı nedir?
NEA Metal olarak demir-çelik kullanan şirketlerin güvenilir, yenilikçi ve stratejik çözüm ortağıyız diyebiliriz odak alanımız olarak. Çelik malzeme sektöründe bizi farklı konumlayan unsurlar: Sürdürülebilir kalite, özel hizmet ve zamanında teslim. Bu üç değerimizin baş harflerinden oluşan “Çelikten bir SÖZ” şeklinde bir mottomuz var hatta. Sektörde bu üçlünün adıyla anılmak için de emek veriyoruz.
■ Şirketin kuruluşundan bugüne en kritik büyüme kırılımı hangi dönemde yaşandı?
Şu dönemde büyüme kırılımı yaşadık diye cevap verirsek diğer dönemlere haksızlık etmiş oluruz. Sürekli bir büyüme trendi içerisindeyiz. Her yıl müşteri adedi, müşteri memnuniyeti ve pazar payı olarak sürekli büyüdüğümüzü söyleyebiliriz. Bunu desteklemek adına insan kaynakları, yönetim sistemleri, finansal altyapı ve teknolojik altyapı anlamında da yatırımlar yaptık. Yine de geriye dönüp baktığımda bazı dönemeçler özellikle akılda kalıyor. 2018 sonrası döviz dalgalanmaları döneminde pek çok firma içine kapanırken biz tam tersi yapıp ihracat odaklı müşterilere yöneldik. 2019-2020’de güneş enerjisi yatırımlarının hızlanacağını erken görüp bu alanda konumlandık. Şimdi de teknoloji altyapımıza yaptığımız yatırımlarla yeni bir dönem açıyoruz.
Yani büyüme bizim için bir tek anla değil, üst üste binen bilinçli tercihlerin toplamı. Bir de tedarikçi tarafında: Türkiye’nin en büyük üreticileriyle yıllar içinde inşa ettiğimiz güven ilişkisi belki de büyümemizin en görünmez ama en güçlü ayağı. Büyüme konusuna çok yönlü bakmaya çalışıyoruz ki pazarımız büyüdükçe, ürün ve hizmet kalitemizi düşürmeden sürdürülebilir bir biçimde desteğimizi sağlamaya devam edebilelim.
■ NEA Metal bugün ağırlıklı olarak hangi sektörlere tedarik sağlıyor ve talep tarafında en hızlı büyüyen alan hangisi?
Enerji, inşaat, otomotiv, beyaz eşya, iş makineleri, endüstriyel üretim, savunma sanayii ve tarım hizmet verdiğimiz başlıca sektörler. Bunlar içinde özellikle Güneş Enerjisi sektörünün ciddi biçimde öne çıktığını söyleyebiliriz.
Rakamla ifade edersek, 1 MW kurulu güç için yaklaşık 40 ton çelik gerekiyor. Türkiye’nin 2035 enerji hedefleri düşünüldüğünde bu talebin büyüklüğü çok net ortaya çıkıyor.
Ayrıca Türkiye’deki üreticilerin başarıları yurtdışında da çok takdir gördüğünden, iç piyasadaki talep kadar yurtdışından da talep gelmektedir. Biz de bu alana özel bir tedarik yapılanması kurduk. Otomotiv, beyaz eşya ve endüstriyel üretim de özel olarak üzerinde durduğumuz ve potansiyeline inandığımız sektörler, bunu da belirtmek yerinde olur. Savunma sanayii ise Türkiye’nin yerli ve milli projelerdeki hızlanmasıyla bizim için giderek stratejik bir alan haline geliyor.
■ Son dönemde müşterilerinizin satın alma alışkanlıklarında nasıl değişimler gözlemliyorsunuz? Daha hızlı termin, daha küçük stok veya farklı kalite talepleri öne çıkıyor mu?
Müşterilerimizin satın alma alışkanlıklarının dönemsel olarak değişen boyutları da var, hiç değişmeden aynı kalanları da var. Hızlı termin, ödeme yöntemlerinde esneklik, alternatif malzeme seçenekleri dönem dönem karşımıza gelebiliyor ama sürekli bir alışkanlık diyemeyiz müşteri portföyümüzü göz önüne alırsak.
Bizim müşterilerimiz biraz daha sürdürülebilirlik ve özel hizmet odağındalar, bu onların değişmeyen alışkanlığı diyebiliriz. Bunu biraz bizim gayretimiz ve farkı göstermemiz de sağlıyor tabii. Kendilerine özelleşmiş hizmet alacaklarını ve işlerini geliştirdiğimizi bilerek, bu alışkanlıkla geliyor müşterilerimiz.
■ Çelik fiyatlarındaki dalgalanmaları yönetirken NEA Metal nasıl bir risk ve stok politikası izliyor?
Bu sektörü gerçekten zorlayan konulardan biri, ama alıştık da artık. Öyle yaygın ve her yere nüfuz etmiş bir sektör ki çelik sektörü, herhangi bir ülkede bir kuş sürüsü yön değiştirse fiyatlara yansıyor öyle diyeyim yani size. Uluslararası düzlemde sürekli oynayan gümrük vergileri, savaşlar, deniz ulaşım yollarının kapanıp açılmaları, ana aktör ülkelerin ekonomik politika değişiklikleri hemen bizi etkiliyor.
Dolayısıyla dinamik olmak ve kalmak zorundayız. Müşterilerimizi de stratejik ortaklarımızı da bu dinamizmde tutmak zorundayız. Gözümüz kulağımız hep açık ve sektörde göreceli olarak proaktif oyunculardanız diyebiliriz. Bunu müşteriler ve stratejik ortaklarımız da sürekli dile getirirler. Yıllar içinde piyasayı bizim üzerimizden okuyan bir kitle bile oluştu. Bu da bizimle yol yürümenin bir ilave avantajına dönüştü.
■ Şirketin ihracat tarafındaki hedefleri neler? Şu anda hangi ülke veya bölgeler stratejik öncelik taşıyor?
İhracat bugün, hem mikro ölçekte şirketler olarak, hem sektör ve ülke ekonomileri olarak olmazsa olmaz bir dengeleyici, dünyayla uyumlaştırıcı ve stratejik rekabet kaldıracı oluşturan bir konu. Tabii ki biz de bunun dışında kalmıyoruz. Doğrudan yaptığımız ya da müşterilerimizin ürünleri üzerinde olarak gerçekleşen ciddi bir ihracat hacmimiz oluşmaya başladı.
Hizmet verdiğimiz sektörlerde lojistik olarak yakın EMEA (Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) ülkeleri ilk etapta radarımızda diyebiliriz. Özellikle Avrupa Birliği dışındaki Avrupa pazarları, Kuzey Afrika ülkeleri ve Doğu Avrupa son dönemde takip ettiğimiz coğrafyalar arasında. AB’nin yeni kota düzenlemeleri ve karbon mekanizması (CBAM) sonrası alternatif pazar arayışı sektörümüzün genelinde önemli bir konu.
Tabii bazen bir bakıyorsunuz bambaşka bir projeyle gelmiş size müşteriniz, onu da modelliyorsunuz destek oluyorsunuz. Önceliğimiz müşteri neredeyse orada olmak çünkü. “Çelikten bir SÖZ” felsefemizi coğrafya bağımsız müşteri faydasına sunmak gece gündüz ekipçe kafa yorduğumuz bir numaralı konu.
■ NEA Metal’in tedarik zinciri yönetiminde dijitalleşme ve veri kullanımı hangi seviyede? Operasyonlarda teknoloji yatırımları planlıyor musunuz?
Dijitalleşme konusuna epey farklı yaklaşıyoruz biz. Bu benim bilgisayar mühendisliği kökenli olmamdan da kaynaklanıyor olabilir. Diğer taraftan birlikte yol aldığımız ekip arkadaşlarımızın ve yönetim danışmanlarımızın, ki Silikon Vadisi’nde de faaliyet gösteren bir danışmanlık grubuyla yol alıyoruz, teknolojiyi sevmesinden ve içselleştirmesinden de olabilir. Ama her şekilde teknoloji bizim işimizin kalbinde.
ERP ve CRM benzeri uygulamalardan önemli ölçüde yararlanıyoruz. Bunlar dışında Yapay Zeka Olgunluk Analizi hizmeti aldık stratejik ortağımızdan. Önümüzde 3 yıllık teknoloji yol haritamız belli. Gerek yapay zeka eğitimleriyle, gerekse de iç süreçlerimizde kullanımla adım adım makine öğrenmesi veya derin öğrenme uygulamaları devreye girmeye başlayacak.
Hatta 2027 yılı içinde müşterilerimizin kullanımına sunmayı planladığımız Metal Yaka projemiz var.
Çok detay vermeyeyim, sürprizi bozmayalım, ama şu kadarını söyleyeyim: Müşterilerimize 7/24 dijital destek sağlayacak, sektörel bilgi birikimimizi yapay zekayla birleştiren bir asistan. Teknik sorulardan sertifika erişimine kadar pek çok konuda ekibimizin yanında olacak.
■ Önümüzdeki süreçte NEA Metal’i nasıl bir konumda görüyorsunuz? Büyüme stratejisinde yeni yatırım, yeni ürün veya yeni pazar hedefleri var mı?
NEA Metal kendini müşterilerinin verdiği SÖZ’ü tutan stratejik yol arkadaşı olmayı sürdürecek. Bunun için gerekli müşteri deneyimi, operasyonel, lojistik, insan kaynakları ve teknolojik altyapılara yatırım yapmayı sürdüreceğiz. Çelik Servis Merkezi, müşterilerimizle ortak üretim ve satış gibi pek çok seçenek masada. Uygun koşullar filizlendiğinde muhtemelen NEA Metal’i ilişkili birçok alanda görebileceğiz. CBAM konusunda gerekli adımları atarak yeni pazarlarda payımızı yükseltmek istiyoruz.