19.07.2026 - 03:12 | Son Güncellenme:
ZEYNEP AKTAŞ - Finansal piyasaların karmaşık labirentinde, borsada işlem gören şirketler arasında belirlediğimiz kriterleri sağlayabilen 22 hisse bulunuyor. Reel üretim gücü, döviz girdisi ve iskontolu çarpanlarla desteklenen bu şirketler, fırtınalı ekonomik iklimde güvenli bir sığınak inşa edebilirler mi?
Para trafiğini gösteren ekranlara sırayla bakıyorum. Piyasa oyuncularının kısa vadeli fiyat hareketlerinin peşinden coşkuyla veya korkuyla koştuğu bu günlerde, verileri mercek altına alıyorum. TÜİK’in verilerine göre, inşaat maliyet endeksi nisan ayında önceki aya göre yüzde 2.73 artarken, yıllık bazda yüzde 28.58 seviyesine ulaştı. Bu tırmanış, maliyet baskısı altındaki şirketlerin gerçek değerini bulmanın önemini hatırlatıyor. Gürültülü kalabalıkların heyecanlı çığlıklarından uzaklaşıp, bilançoların satır aralarına saklanan asıl gücü araştırıyorum.
Bilançoları incelerken, önümdeki karmaşık veri yığınını anlamlı kılmak için belirlediğim filtreleri devreye alıyorum. Spekülasyonun kör noktasını elemek adına, F/K oranı 30’un altında kalan ve PD/DD çarpanı 3 seviyesini aşmayan şirketleri ayıklıyorum. Bu kriterlere yatırımcısını enflasyon karşısında korumuş olan yüzde 20’lik asgari yıllık getiri şartını ve net kâr üretkenliğini belgeleyen 1 TL üzerindeki hisse başına kâr sınırını ekliyorum. En kritik hamle ise makroekonomik fırtınalara karşı dalgakıran görevi üstlenen, ihracat yetisine sahip olma koşulunu arıyorum.
Döviz izini takip
Bu sert eleme sürecinin sonunda listeye sadece 22 şirket girebildi. Tesadüfi rüzgârlardan uzak, operasyonel gerçeklerle ayakta kalan bu firmaları şimdi biraz daha yakından inceleyelim.
Listeye girmeyi başaran 22 şirketin dış pazarlarda kazandıkları direnç yeteneği oldukça önemli. İç pazardaki daralma sinyallerine karşı küresel pazarlara satış yapabilen firmalar, döviz bazlı nakit akışları sayesinde kurdaki artışı avantaja dönüştürme yeteneğine sahip olabilmekte.
Daralan sektörde kapasite
ODMD tarafından yayınlanan haziran raporu, toplam otomotiv pazarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11.4 daraldığını söylüyor. Bu süreçte otomobil pazarı yüzde 10.4 ve hafif ticari araç pazarı yüzde 15.5 küçüldü. Mayıs ayındaki yüzde 22.5’lik sert çöküşün ardından haziranda gerilemenin hafiflemesi teselli olsa da, sektörün ciddi talep daralmasıyla sınandığı gözleniyor.

Cam sektöründe iskonto
Şişecam’ın haziranda tamamlanarak devreye alınan Tarsus’taki kaplamalı cam hattı yatırımı, toplam 25 milyon euro yatırım bedeline sahip. Yıllık 7 milyon metrekare brüt üretim kapasitesi sunarak Türkiye’deki toplam yerleşik kaplamalı cam üretim kapasitesini 21 milyon metrekareye taşıdı. Bu hamleyle birlikte küresel kaplamalı cam üretim gücü yüzde 17 artış göstererek 48.1 milyon metrekareye ulaştı. Genel müdürün güneş enerjisi camları tarafında rotayı ABD pazarına çevirdiklerine yönelik beyanı, gelecekteki döviz girdilerinin stratejik yönünü ortaya koyuyor. Fiziki varlıkların bu denli akıllıca büyütülmesi, geçici borsa fiyatlarının ötesinde değer yaratıyor.

Enerjide dönüşümün şifreleri
Yenilenebilir kaynakların, özellikle de hidroelektrik santrallerinin tüm zamanların en dominant seviyesine ulaştığı 2. çeyrekte, toplam elektrik üretimi yatay seyrederken üretim kompozisyonu değişti.
Yenilenebilir kaynakların toplam üretimdeki payı yüzde 50 seviyesinden yüzde 67’ye çıkarken, tek başına hidroelektrik payı yüzde 27’den yüzde 46’ya yükseldi. Bu durum, portföyünde hidroelektrik varlıkları bulunduran firmaların üretimini daha güçlü artırmasını sağladı. Doğa koşullarına uyum sağlayan mali yapılar, bu dönemi hasarsız atlattı.
Büyüklerin nakit döngüsü
Tüpraş’ın yüksek ölçeği ve hantallık riskine rağmen yıllık yüzde 97.64 getiri oranına imza atmış olması, paranın neden bu hisseye sığındığını açıklıyor. Büyük ölçekli sanayi firmalarının hantal yapılardan sıyrılarak yüksek operasyonel getiri sunabilmesi, piyasada nadiren rastlanan cinsten başarı hikâyesidir. Tüpraş ile ilgili yakın tarihli gelişme ise ana ortak Koç Holding’in yüzde 2.1 payı kurumsal yatırımcılara toplam 9.32 milyar TL’ye satması oldu. Satış sonrası ana ortak Koç Holding, yüzde 50.7’lik hakimiyet payını koruyor.
Çarpan sınırındakiler
Reel ekonomi ayak izi
Değer yatırımcılığının pusulası
Belirlediğimiz kriterleri sağlayan bu şirketler, dönemsel kâr sıçramalarının aldatıcı cazibesine kapılmadan, ana faaliyet alanında sürdürülebilir nakit akışı üretirken küresel pazarlarda döviz geliri inşa ediyorlar. Değer yatırımcılığının kurucusu Benjamin Graham’in fiyattan ziyade değer arayışına yönelik öğretisi, bu şirketlerin sunduğu güvenli alanda tam anlamıyla vücut bulmuş görünüyor. Yatırım gurusu Peter Lynch’in belirttiği gibi bilançosu sarsılmaz, kârı ve ihracatı güçlü olan bir şirket borsa hengamesinde bir süreliğine gözden kaçsa da, sonunda yatırımcısı tarafından keşfedilmesi kaçınılmazdır.