Milliyet ExecutiveSu kaydırağından imparatorluk kurdu

Su kaydırağından imparatorluk kurdu

14.12.2025 - 05:25 | Son Güncellenme:

Yerel bir kompozit atölyesinden 120 ülkeye uzanan bir teknoloji devine... Polin Group dünyada su parkı standartlarını belirliyor, Türk mühendisliğini çöllerden okyanuslara taşıyor

Su kaydırağından imparatorluk kurdu

AHENK BAYAZIT  Yerel bir kompozit atölyesini dünyanın en prestijli su parklarında imzası bulunan küresel bir teknoloji devine dönüştüren bir başarı hikâyesi bu... Polin Group, sadece su kaydırağı üretmiyor, dünyada eğlence endüstrisinin standartlarını da belirliyor. Polin Group Yönetim Kurulu Başkanı Barış Pakiş ile şirketin yerelden evrensele uzanan dönüşümünü, Carnival ve Royal Caribbean gibi kruvaziyer devleriyle okyanus ortasında gerçekleştirdikleri zorlu mühendislik projelerini ve sektörün “dijital” geleceğini konuştuk...

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Şirketiniz 1976’da yola çıktığında, Türkiye’de ‘su parkı’ kültürü oluşmamıştı. İnşaat veya otomotiv gibi sektörler yerine, ‘eğlence endüstrisine’ girme fikri nasıl doğdu?

Polin’in temeli atıldığında, babamız Enver Pakiş’in elinde aslında çok yönlü bir malzeme vardı. O dönemde buna Türkiye’de ‘polyester’ deniyordu. Malzemenin şekil verilebilir ve yenilikçi yapısı, Enver Bey’e su depoları, yüzey kaplamaları veya izolasyon gibi klasik alanların ötesine geçme fikrini verdi. Ailemiz sürekli yeni kullanım alanlarını araştırırken Avrupa’daki kataloglarda su kaydıraklarını gördük. Avrupa’da gelişmekte olan bu sektör, malzemenin yapısına uygundu ve Türkiye’de yeni yeni açılmaya başlayan tatil köyleri için heyecan verici bir fırsat sunuyordu.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Yani rota değişimi tamamen, yenilikçi bir malzemeyi doğru sektörle buluşturma sezgisinden doğdu. Türkiye’de henüz olmayan bir şeyi yaratma motivasyonu, bizi su parkı üretimine yönlendirdi.

Özellikle ilk yıllarda uluslararası pazarda ‘Türk mühendisliği’ algısını kabul ettirmek zor oldu mu?

İlk yıllar gerçekten zordu. Türkiye’de henüz su parkı kültürü yoktu, yerli oteller bile konuya mesafeli yaklaşıyordu. Ancak Polin’in kaderini değiştiren kırılma noktası, çok erken bir dönemde Almanya, Avusturya, İsviçre üçgenine açılmamız oldu. O zamanlar Avrupa’da su parkı için standartlar bile yoktu ama Alman pazarının son derece katı güvenlik normları, bizi en üst düzey mühendislik disiplinine adapte etti. Bu sayede Polin, Avrupa su parkı standartlarını belirleyen ekiplerden biri haline geldi. Hatta ASTM standartlarında Amerikalı olmayan tek üretici olarak yer aldık ve ‘standartları belirleyen’ firma konumuna yükseldik. Uluslararası pazarda Türkiye algısını değiştiren şey de buydu: Alman disipliniyle tasarım ve üretim yapabilen bir Türk şirketinin hızla kabul görmesi. Bu mühendislik yetkinliği, şirketimizin global açılımının temelini attı ve Polin’i bugünkü konumuna taşıdı.

Türk su parkı sektörü için bir sonraki hayaliniz nedir?

Türkiye’de su parkı sektörünü neredeyse sıfırdan inşa ettik ve bugün 120 ülkeye ihracat yapan bir şirket haline geldik. Artık sadece kaydırak üretmiyoruz, tasarım ve teknoloji geliştiriyor, park temaları yaratıyor ve sektör standartlarını belirliyoruz. Bundan sonraki vizyonumuz ise çok daha iddialı: Global ölçekte bilinen bir eğlence imparatorluğu kurmak; Fantastic Park, Polin Aquarium gibi yan markaları çoğaltmak ve dünyanın dört bir yanında işletilen Türk eğlence tesisleri yaratmak. Kısacası, sektörün bir sonraki büyük hayali, Disney veya Universal gibi küresel bir eğlence ekosistemi yaratmak.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Su kaydırağından imparatorluk kurdu

Dijitalleşen dünyada, fiziksel su kaydıraklarına VR veya interaktif oyunlaştırma öğeleri eklemek gündeminizde mi?

Aslında sadece bir su kaydırağı üretmiyoruz, mutluluk ve eğlence deneyimleri tasarlıyoruz. Bu yüzden teknoloji entegrasyonu bizim için ayrı bir alan değil, işimizin çok doğal bir parçası.

VR, AR, oyunlaştırma, kişiye özel puanlama sistemleri, hatta sosyal paylaşım odaklı deneyimler... Bunların hepsi şu an aktif olarak üzerinde çalıştığımız ve çok yakın gelecekte daha sık göreceğimiz bir gelişim alanı. Bizce su kaydıraklarının geleceği, fiziksel heyecanın dijital dünyayla birleştiği hibrit bir eğlence modeli olacak.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

TÜRK MÜHENDİSLİĞİNİ DÜNYAYA KABUL ETTİRDİ

King Cobra, 12 yıl ‘Avrupa’nın En İyisi’ seçildi, şimdi ise bayrağı Stingray devraldı. King Cobra’dan Stingray’e geçiş sürecinde Ar-Ge ve tasarım ekibini motive eden temel dinamik neydi?

King Cobra, 12 yıl boyunca “Avrupa’nın En İyisi” olarak sektördeki çıtayı belirledi ve bu başarı ekibimiz için büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Stingray’in geliştirilmesi sürecinde ise motivasyonun temelinde, sadece yeni bir su kaydırağı tasarlamak değil, misafir deneyimini daha üst seviyeye taşımak ve her açıdan yenilikçi bir ürün ortaya koymak yatıyordu. Aynı zamanda, kaydırağa kendine özgü bir karakter kazandırmak, onu sadece bir yapı değil, adeta kendi hikayesi ve ruhu olan bir deneyim haline getirmek de sürecin en önemli hedeflerinden biriydi.

Ekip olarak sürekli ‘Kayarken insanlar ne hissedecek?’ diye sorduk, fikirlerimizi birleştirdik ve yaratıcılığı ön plana çıkararak geliştirdik. Sonuç olarak Stingray, misafirleri kendi maceralarının kahramanı yapan, yenilikçi ve hikaye odaklı bir deneyim olarak ortaya çıktı.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Fransa’daki O’Gliss Park ile 2018’de başlayan iş birliği, 2024’teki büyüme yatırımında da devam etti. Küresel pazarda Çinli ve Batılı çok güçlü rakipler varken, bir Avrupa parkının ikinci faz yatırımında da ısrarla ‘Türk mühendisliğini’ tercih etmesini sağlayan unsur nedir?

O’Gliss Park ile 2018’de başlayan iş birliğimiz, yıllar içinde güven, kalite ve tutarlı performans temelleri üzerine inşa edildi. 2024’te ikinci faz yatırımlarında da bizi tercih etmelerinin nedeni, sadece teknik becerilerimiz değil, projeye gösterdiğimiz bütüncül yaklaşım, yaratıcılık ve çözüm odaklı mühendislik anlayışımız oldu. Küresel pazarda güçlü rakipler varken bir Avrupa parkının Türk mühendisliğini seçmesi, ekip olarak her aşamada sunduğumuz güven, yenilik ve misafir deneyimini merkeze koyan tasarım yaklaşımımızın bir sonucu. Bizim için önemli olan, sadece kaydırak üretmek değil, parkın vizyonuna ve misafirlerinin beklentilerine uygun, özgün ve sürdürülebilir çözümler sunmak. Bu yaklaşım, müşterilerimizin gözünde bizi güvenilir ve tercih edilebilir kılıyor.

Stingray’in yüksek kapasitesi sektördeki yeni bir eğilime mi işaret ediyor? Artık bireysel kaydıraklardan ziyade, heyecanın paylaşılabildiği ‘sosyal eğlence’ deneyimlerine doğru kalıcı bir geçiş mi var?

Stingray gibi yüksek kapasiteli kaydıraklar, sektördeki yeni eğilimi de net şekilde gösteriyor. Artık misafirler sadece bireysel bir deneyim yaşamak istemiyor, kaydıraklarda heyecanı sevdikleriyle paylaşmayı, birlikte eğlenmeyi tercih ediyorlar. İşte bu eğilim, Stingray ile daha da ileriye taşındı. Başlangıçta 8 kişilik olan Stingray’in kapasitesi 10 kişiye çıkarıldı ve artık 10 kişilik kapasitesiyle sorunsuz bir şekilde kullanılıyor. Üstelik bu sadece daha fazla kişiyi aynı anda kaydırmak anlamına gelmiyor; yüksek kapasite aynı zamanda bekleme sürelerini azaltarak misafir memnuniyetini artırıyor ve parkların operasyonel verimliliğini ciddi anlamda yükseltiyor. Bugün, aynı anda 10 kişiyi ağırlayabilen, dünya çapında operasyonel olarak kanıtlanmış tek su kaydırağı olarak bu yaklaşımın ne kadar doğru olduğunu görebiliyoruz.

Carnival ve Royal Caribbean gibi dev kruvaziyer şirketlerinin projelerinde imzanız var. Sabit bir kara parkına kurulum yapmakla, okyanusun ortasında hareket eden, rüzgar ve denge hesaplarının kritik olduğu bir gemiye kaydırak tasarlamak arasında ne gibi mühendislik farkları bulunuyor?

Sabit bir kara parkına kurulum yapmak ile okyanusun ortasında, sürekli hareket eden bir gemiye kaydırak tasarlamak arasında oldukça büyük mühendislik farkları var. Gemilerde rüzgar, dalga ve geminin sürekli hareketi gibi zorlu koşulları hesaba katmak gerekiyor. Dünyanın en büyük kruvaziyer firmaları için dev gemilerin güvertelerinde su parkları inşa edebilmek, ileri mühendislik ve inovasyon becerimizin bir kanıtı. Royal Caribbean International, Carnival Cruise Line, MSC Cruises ve P&O Cruises gibi sektör devleriyle gerçekleştirdiğimiz projeler, sınırlı alanlarda dahi en yüksek güvenlik ve eğlence standartlarını sunabilme yeteneğimizi gösteriyor.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler