13.10.2025 - 01:14 | Son Güncellenme:
SERVET YILDIRIM
SERVET YILDIRIM- Dünyada bir yandan ticaret savaşları sürerken, diğer yandan bilim, araştırma ve teknoloji alanlarında kıyasıya bir “yetenek savaşı” yaşanıyor. Bu mücadelede geçen ay iş dünyasını yakında ilgilendirecek dikkat çekici bir gelişme oldu... ABD Başkanı Donald Trump’ın sürpriz kararı, yetenek savaşlarının yönünü değiştirdi ve ülkenin rakiplerinin elini güçlendirdi.
Trump, H-1B vizesi başvuru ücretini 100 bin dolara yükseltti. Yürürlüğe giren kararnameye göre, nitelikli yabancı çalışanları istihdam etmek isteyen şirketler bu astronomik bedeli ödemek zorunda kalacak.
Bu sürpriz karar, Amerikan şirketlerini telaşa düşürdü. CNBC’deki bir programda paylaşılan verilere göre ABD’li e-ticaret devi Amazon haziran sonu itibarıyla 14 binden fazla H-1B çalışanı istihdam ediyor. Microsoft, Meta, Apple ve Google ise 2025 mali yılında her biri 4.000’den fazla H-1B vizesine sahipti.
Dolayısıyla yeni uygulama, devler için maliyet baskısını artıracak; fakat asıl darbe, sermayesi sınırlı start-uplara ve yenilikçi küçük şirketlere vuracak. Bu da uzun vadede, yüksek bedeli göğüsleyebilecek büyük şirketler lehine rekabeti bozabilir.
Ayağına kurşun mu sıktı?
Kararın etkisi yalnızca ABD’yle sınırlı değil; küresel yetenek savaşında dengeleri değiştirme potansiyeli taşıyor. Bu adım, özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Asya’daki küresel yetenek merkezleri için önemli bir fırsat penceresi açabilir. Çünkü H-1B vizeleri uzun yıllardır finans ve teknoloji şirketlerinin Hindistan ve Çin gibi ülkelerden yüksek vasıflı çalışanları istihdam etmesinde önemli rol oynuyordu.
Karar Trump’ı iktidara taşıyan anti-göçmen seçmen tabanına yönelikti ama bu kararla birlikte ABD kendi ayağına kurşun sıkmış oldu; rakiplerine ciddi bir fırsatı sundu. CNBC’deki programda konuşan bir uzman “Bu durum Birleşik Krallık, Avrupa, Dubai ya da belki de Çin için bir fırsat olabilir... Çünkü ABD daha kısıtlayıcı hale gelirse, bu ülkeler için denizaşırı uzman ve çalışanlara kapılarını açmak altın değerinde bir fırsat olur” diyordu.
Aslında yeteneklerin ABD’ye kaçması Avrupa’dan Çin’e Türkiye’den Dubai’ye kadar birçok ülkenin sorunuydu. ABD’ye olan beyin ve yetenek göçü diğer ülkelerde inovasyonu kısıtlayan önemli bir faktördü.
Diğerlerine fırsat doğdu
ABD’nin bu hamlesi tam da birçok ülke “yetenekleri çekmek için hangi kolaylıkları sağlamalıyım” diye düşünürken geldi. Örneğin İngiltere’nin üst düzey profesyoneller için vize ücretlerini kaldırmayı değerlendirdiği konuşuluyor. Şimdi pek çok ülke, ABD’deki vize engeline takılan uzmanları çekebilmek için göçmen dostu programlar devreye sokmaya hazırlanacaktır.
Kısacası, önümüzdeki dönemde bu alanda birçok yeni adım görebiliriz. Kesin olan şey varsa o da vize ücretinin bu ölçüde artırılması kararının stratejik bir hata olduğudur. İç politik hesaplarla atılan bu adım, ABD’nin teknoloji ve bilimdeki liderliğini orta ve uzun vadede aşındırabilir; küresel rekabet gücünü zayıflatabilir. Bu nedenle Washington’dan önümüzdeki dönemde kararı yumuşatacak ya da tamamen geri alacak bir düzenleme gelirse şaşırmamak gerekir.
Türkiye ise yeteneklerine sahip çıkmalı; bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında eğitime; Ar-Ge’ye, yaşam kalitesi ve hukuki öngörülebilirliğe yatırım yaparak hem kendi yeteneklerini hem de küresel yetenekleri çekim gücünü artırmalıdır.