00:52TFF resmen duyurdu! Montella ile yollar ayrıldıHABER MERKEZİ- Türkiye-Azerbaycan Dostluk ve İşbirliği Vakfı (TADİV) tarafından düzenlenen anma töreni öncesinde Bakan Yaşar Güler tarafından Kafkas İslam Ordusu Anıtı’nın açılışı gerçekleştirildi. Anıtın açılışında konuşan Bakan Yaşar Güler şunları söyledi:
"BU ANITIN AÇILMASINI SON DERECE DEĞERLİ BULUYORUM"
"Bakü’nün kurtuluşunun 108’inci yıl dönümünde böylesine tarihî bir mana taşıyan Kafkas İslam Ordusu Anıtı'nı açmaktan büyük bir gurur duyduğumu da ifade etmek isterim. Bu anlamlı eserin Bakü'nün kurtuluşunun yıl dönümünde icra edilen kıymetli bir programla açılmasını da son derece değerli buluyorum. Bu vesileyle başta Prof. Dr. Sayın Aygün Attar Hocamız olmak üzere bu anıtın fikir aşamasından tamamlanmasına kadar katkı sunan mimarından, sanatçısına, ustasından, işçisine emeği geçen herkese canıgönülden şükranlarımı sunuyorum.
Kıymetli kardeşlerim, bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu anıt bizlere 108 yıl önce ortaya konulan büyük bir kardeşliği, fedakârlığı ve dayanışmayı bir kez daha hatırlatmaktadır. 1918 yılında Azerbaycan'ın istiklali ve Bakü'nün kurtuluşu için Anadolu'nun evlatları can gardaşlarının yardım çağrısına kayıtsız kalmamış, onların vatanını, kendi vatanları bilerek Kafkas İslam Ordusunun şanlı sancağı altında Azerbaycan'ın birlik ve bütünlüğü için mücadeleye koşmuşlardır. Bu uğurda toprağa düşen kahramanlarımız ise Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ezeli kardeşliğe nesiller boyunca yaşayacak mukaddes bir miras bırakmışlardır. Bugün açtığımız bu anıtın da onların aziz hatıralarını yaşatacağına ortak tarihimizin gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayacağına ve Türkiye Azerbaycan birlikteliğinin ebedî nişanelerinden birisi olacağına yürekten inanıyorum.
Bu vesileyle Nuri Paşa ve Kafkas İslam Ordusu kahraman mensupları ile Türkiye'nin ve Azerbaycan'ın istiklali uğruna mücadele eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Ruhları şad, Türkiye Azerbaycan kardeşliği daim olsun."
"KAFKAS İSLAM ORDUSU’NUN MÜCADELESİ, TARİHÎ BİR DÖNÜM NOKTASI OLDU"
Bakan Yaşar Güler, anıt açılışını ardından gerçekleşen törende ise şu konuşmayı yaptı: “Kafkas İslam Ordusu”nun icra ettiği tarihî harekât ile can Azerbaycan’ın göz bebeği Bakü’yü işgalden kurtarmasının 108’inci yıl dönümünde “Bir Millet İki Devlet: 1918’de Kanla Mühürlenen Kardeşlik” temasıyla düzenlenen bu anlamlı programda, sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Öncelikle bu önemli programı düzenleyerek böylesine tarihî bir mirasın akademik bir perspektifle yeniden değerlendirilmesine imkân sağlayan başta Sayın Vakıf Başkanı olmak üzere Türkiye Azerbaycan Dostluk, İşbirliği ve Dayanışma Vakfına, ayrıca panel oturumunda bildiriler sunacak olan kıymetli hocalarımıza ve programa katkı sağlayan herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Bu vesileyle Vakfımızın Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sosyokültürel bağları güçlendirmeye, Türk dünyasında barış ve toplumsal dayanışmaya katkı sunmaya yönelik yürüttüğü verimli çalışmaları da büyük bir memnuniyetle takip ettiğimizi özellikle ifade etmek isterim.
Bugün burada yıl dönümünü idrak ettiğimiz 15 Eylül 1918 tarihi, esasen bir harekâtın icrasından ve Bakü gibi kıymetli bir şehrin düşman işgalinden kurtuluşundan çok daha büyük anlamlar taşımaktadır. Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarında Kafkasya’daki dengelerin değiştiği, Azerbaycan Türklerinin ağır tehditlerle karşı karşıya kaldığı bir ortamda, 28 Mayıs 1918’de bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Cumhuriyeti, Osmanlı Devleti ile 4 Haziran’da imzaladığı Dostluk Antlaşması çerçevesinde kardeşlerinden yardım istemiştir. Bu çağrıya kayıtsız kalmayan Osmanlı Devleti tarafından Nuri Paşa komutasında Kafkas İslam Ordusu teşkil edilmiştir.
Kafkas İslam Ordusunun Azerbaycan millî kuvvetleriyle omuz omuza başlattığı harekât kapsamında Gence’den hareketle Gökçay ve Şamahı’da önemli başarılar elde edilmiş, ardından Bakü önlerine ulaşılmıştır. Nihayet 14 Eylül gecesi başlayan son taarruzun ardından 15 Eylül 1918’de Bakü işgalden kurtarılarak Azerbaycan millî devletine teslim edilmiş, böylece hükûmetin Gence’den Bakü’ye taşınmasının önü açılmıştır. Bu mücadele Bakü ile de sınırlı kalmamış, şehrin kurtarılmasından birkaç gün sonra harekât, Karabağ istikametinde genişletilmiştir.
Öyle ki Azerbaycan Türklerine yönelik vuku bulan Ermeni saldırıları üzerine, 5’inci Kafkas Tümeninden Albay Cemil Cahit Bey komutasında harekete geçen iki kahraman alayımızın Ağdam’dan başlattığı harekâtla Askeran, Şuşa ve Gerus gibi kritik yerler Ermeni çetelerinden temizlenmiş, böylelikle Karabağ’da da güven ve asayiş sağlanmıştır.
Dolayısıyla Kafkas İslam Ordusunun bu mücadelesi Azerbaycan’ın egemenliğinin güçlendirilmesine ve ülkenin toprak bütünlüğünün tesis edilmesine imkân sağlayan tarihî bir dönüm noktası olmuştur.
"KARDEŞLİĞİMİZ KANLA MÜHÜRLENMİŞTİR"
Şüphesiz bu harekâtın en kıymetli yönlerinden biri de kahraman Türk askeri ile Azerbaycan’ın yiğit evlatlarının köklü bağları, vatan sevgisi ve kardeşlik ruhuyla yan yana mücadele etmiş olmasıdır. Bugün bir kez daha Kafkas İslam Ordusunun 1132 şehidi ile aynı mücadelede can veren Azerbaycanlı kardeşlerimizi rahmet ve minnetle anarken, bir asırdan fazla zamandır nesilden nesile aktarılan bu büyük kardeşlik mirasını da saygıyla ve minnetle yâd ediyoruz.
Bakü’de Şehitler Hiyabanı’nda yan yana yatan kahramanlarımız, bizlere şu hakikati bir kez daha hatırlatmaktadır: Türkiye-Azerbaycan kardeşliği, yalnızca sözlerle ifade edilen bir yakınlık değildir. Bu kardeşlik, gerektiğinde aynı cephede omuz omuza verilmiş mücadelelerle, fedakârlıkla ve kanla mühürlenmiştir.
"KARABAĞ’DAKİ ZAFER, TÜM TÜRK DÜNYASI İÇİN GURUR KAYNAĞIDIR"
1918’de yazılan bu destanın ruhu, bugün de aynı heyecanla yaşamaya devam etmektedir. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik, köklü ve ortak geçmişimizin mirasıyla bugünümüzü anlamlandırırken, aynı zamanda gelecekteki birlikteliğimizin de en sağlam temelini oluşturmaktadır. Bu bağ kökü mazide olan, Kafkas İslam Ordusundan Tek Vatan Muharebesi’ne kadar verilen mücadelelerden süzülüp gelen, gönülden gönüle kurulmuş ezelî ve ebedî bir kardeşliktir.
Nitekim 1918’de Anadolu’nun evlatları Azerbaycanlı kardeşleriyle birlikte Bakü’nün kurtuluşu için nasıl omuz omuza mücadele etmişse, bir asır sonra Azerbaycan öz toprağı Karabağ’ı işgalden kurtarmak için harekete geçtiğinde Türk milletinin kalbi de can gardaşlarıyla birlikte atmıştır. Şanlı Azerbaycan ordusunun yüreği yurt aşkıyla çarpan kahraman askerleri, yaklaşık 30 yıl işgal altında kalan Karabağ’ı özgürlüğüne kavuşturmak üzere harekete geçmiş, 44 gün boyunca büyük bir azim, disiplin ve kararlılıkla destansı bir mücadele ortaya koymuşlardır.
Bu büyük zafer, büyük askerî mücadelenin yanında uzun yıllar boyunca hakkından vazgeçmeyen, vatanına kavuşacağı güne olan inancını kaybetmeyen Azerbaycan halkının sabrının, iradesinin ve kararlılığının da neticesidir. Ne mutlu ki bugün Şuşa’da, Hankendi’de ve Karabağ’ın tamamında üç renkli şanlı Azerbaycan bayrağı özgürce dalgalanmaktadır. Bu zafer, Azerbaycan için olduğu kadar, bütün Türk dünyası için de büyük bir gurur kaynağıdır.
Türkiye olarak bizler de Vatan Muharebesi’nin her anında desteğimizle ve bütün imkânlarımızla Azerbaycanlı gardaşlarımızın yanında olduk, o kutlu zaferin sevincini hep birlikte yaşadık. Zira Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimiz, acısı bizim acımızdır. Yeter ki vatanlarımız güvenli ve gülistan olsun, yeter ki ay yıldızlı ve üç renkli bayraklarımız semalarımızda ebediyen özgürce dalgalansın.
"TÜRKİYE-AZERBAYCAN İLİŞKİLERİ ÇOK KÖKLÜ, ÇOK GÜÇLÜ, ÇOK BOYUTLU VE DERİNDİR"
Hepinizin yakından takip ettiği üzere küresel ve bölgesel düzeyde risk ve tehditlerin çapı ve etkisi her geçen gün artmaktadır. Uluslararası sistemin kırılganlaştığı, krizlerin ve çatışmaların çoğaldığı, güvenlik, enerji ve ekonomik rekabetin giderek sertleştiği bir ortamda stratejik konuma sahip ülkelerimizin, her alanda güçlü olması ve caydırıcılığını artırması bir tercih değil, zorunluluktur. Bu kritik ortamda kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin hak ve menfaatlerini kararlılıkla korurken, aynı zamanda pek çok coğrafyada güvenlik, barış ve istikrara müstesna katkılar sağlamaktadır. Böylesine hassas bir güvenlik ortamında Türkiye ve Azerbaycan arasındaki yakın iş birliği her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır.
Şu bir gerçektir ki Türkiye-Azerbaycan ilişkileri çok köklü, çok güçlü, çok boyutlu ve derindir. Bizler klasik anlamda iki devlet arasındaki diplomatik ilişkilere sahip değiliz. Bunun çok ötesinde aynı coğrafyanın, aynı kültürün, aynı değerlerin ve ortak bir kaderin parçası olan “İki devlet, tek milletiz.” Çok şükür bugün Sayın Cumhurbaşkanlarımızın liderliklerinde ilişkilerimiz, tarihimizin en güçlü dönemlerinden birini yaşamakta, stratejik ortaklığımız hemen her alanda gelişmektedir.
Özellikle savunma ve güvenlik alanında ulaştığımız bu mümtaz seviye, birbirimize olan sarsılmaz güvenimiz ve geniş kapsamlı dayanışmamızın en somut göstergelerinden biridir. Silahlı Kuvvetlerimiz karşılıklı personel eğitimlerinden müşterek ve çok uluslu tatbikatlara, askerî tecrübe paylaşımından mayın temizleme çalışmalarına, savunma sanayisi projelerinden teknoloji ve kabiliyet geliştirmeye kadar çok geniş bir alanda müşterek faaliyetler icra etmektedirler.
Türk ve Azerbaycan orduları arasındaki birlikte çalışabilirliğin, koordinasyonun ve karşılıklı güvenin sürekli geliştirilmesi, iki ülkenin savunma kapasitesi kadar Kafkasya’nın güvenliği açısından da stratejik önemdedir. Bugün ulaştığımız bu güçlü askerî iş birliğinin temelinde ise 1918’de Bakü’nün kurtuluşu için omuz omuza mücadele eden askerlerimizin ortaya koyduğu silah arkadaşlığı ve dayanışma ruhu bulunmaktadır.108 yıl sonra şartlar ve imkânlar değişse de aynı kardeşlik ruhu, iki kardeş ordunun kader birliği içerisinde geleceğe yürümesiyle yaşatılmaktadır. Bu yüzden diyoruz ki Türkiye’nin gücü Azerbaycan’ın gücü, Azerbaycan’ın gücü de Türkiye’nin gücüdür.
"AZERBAYCAN VE ERMENİSTAN ARASINDA ATILAN OLUMLU ADIMLARI MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ"
Elde edilen her zafer ortaya çıkardığı barış ve istikrar ortamıyla daha büyük anlam kazanmaktadır. Vatan Muharebesi ve sonrasındaki gelişmeler, Güney Kafkasya’nın uzun yıllar boyunca maruz kaldığı çatışma ortamından çıkarak barış, istikrar, kalkınma ve bölgesel iş birliğiyle anılması için tarihî bir fırsat oluşturmuştur. Bu kapsamda Azerbaycan ve Ermenistan arasında geçtiğimiz yıl Vaşington’da kayda geçirilen iradeyi ve son dönemde barışın tesisi yönünde atılan olumlu adımları memnuniyetle karşılıyor, kapsamlı ve kalıcı bir barışın da bir an önce tesis edilmesini temenni ediyoruz.
Türkiye olarak sürecin sürdürülebilir, bölgesel istikrarı güçlendiren ve bütün bölge halklarının huzur ve refahına katkı sağlayan bir anlayışla sonuçlandırılmasına yönelik gayretleri destekliyoruz. Zira Kafkasya’nın artık çatışmalara değil güvene, iş birliğine, kalkınmaya ve refaha ihtiyacı vardır. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki güçlü dayanışmanın da bu yeni dönemin en önemli güvencelerinden biri olduğuna inanıyoruz.
"DAİMA CAN GARDAŞLARIMIZIN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Şu ana kadar ifade etmeye çalıştığım tarihî ve güncel ilişkilerimizin temelinde karşılıklı güven, güçlü bir emektaşlık ve atalarımızdan bizlere kalan köklü bir dayanışma mirası bulunmaktadır. Bu çerçevede 1918’de Gence’den Bakü’ye yürüyen kahramanlarımızdan devraldığımız bu kıymetli mirası bugün savunmada, diplomaside, ekonomide, enerjide, ulaştırmada, teknolojide ve her alanda daha güçlü bir birlikteliğe dönüştürmek zorundayız. Aynı şekilde bu anlayışla daha aydınlık bir geleceğe birlikte yön vermeliyiz.
Bugün gerçekleştirdiğimiz bu programın da tarihimizin önemli bir dönüm noktasını yeniden hatırlatmanın yanı sıra bu kardeşlik anlayışının ve ortak gelecek perspektifimizin bir kez daha ortaya konulmasına, aynı zamanda bu mirasın gençlerimize aktarılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.
Zira tarih yalnızca geçmişte yaşananları hatırlamak için değil, bugünü doğru anlamak ve geleceği sağlam temeller üzerinde inşa etmek için en önemli rehberlerimizden biridir. Bu kapsamda Türkiye ile Azerbaycan arasında sarsılmaz bir şekilde teşkil edilen kardeşlik köprüsünün bugün çok daha güçlü, kurumsal ve stratejik bir birlikteliğe dönüşmüş olması, şehitlerimizin bizlere bıraktığı mukaddes mirasa sahip çıktığımızın en somut göstergesidir. Türkiye olarak bundan sonra da aynı anlayışla Azerbaycan ile iş birliğimizi geliştirmeye ve daima can gardaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, başta kurucu liderlerimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Haydar Aliyev’i, Kafkas İslam Ordusu Komutanı Nuri Paşa’yı ve bu büyük mücadelede görev alan bütün kahramanlarımızı rahmetle ve şükranla yâd ediyorum. Kafkas İslam Ordusu ve Tek Vatan Muharebesi şehitleri başta olmak üzere ülkelerimizin istiklal ve egemenliği ve şanlı bayraklarımızın özgürce dalgalanması uğruna canlarını feda eden bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, hayatta olan gazilerimize şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum.
Bu anlamlı buluşmaya öncülük eden, ortak tarihimizin ve kardeşlik hafızamızın yaşatılmasına değerli katkılar sağlayan Türkiye Azerbaycan Dostluk, İşbirliği ve Dayanışma Vakfına, Programa ilmî katkılar sunan kıymetli akademisyenlerimize ve emeği geçen herkese bir kez daha teşekkürlerimi sunuyor; sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla."
03:10TFF'den karar çıktı! Seçim için kritik gelişme
05:02Bakan Kacır CNN Türk'e konuştu: Türkiye en fazla bilimsel başvurusu kabul edilen ülke
02:49Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan muhalefete tepki: FETÖ'cü alçaklardan öğrendikleri taktiklerle bize saldırıyorlar
02:1316 yaşındaki Elvan 11 gündür kayıp! Ailesinden yardım çağrısı
01:055 ilde uyuşturucu operasyonu! 5 milyar TL’lik mal varlığına el konuldu
05:52'Fon düzenlemesi' Meclis'te! İşte AK Parti'nin 9 maddelik teklifi
02:26Güllü davasında karar sonrası avukatlardan peş peşe açıklama: Yargılama sona ermedi
02:01Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan muhalefete tepki: FETÖ'cü alçaklardan öğrendikleri taktiklerle bize saldırıyorlar
01:21Kilosu 800 bin TL'den satılıyor! İlk ekildiği günde bile 15 tanesi açtı
00:53Yasak aşk kavgasında üç kız kardeş dayağı! Görüntüler ortaya çıktı
02:03Atilla Taş kızını son yolculuğuna uğurladı! Tabutuna sarılıp gözyaşı döktü
02:41Savunma sanayiinde yerlileştirme kritik malzemelere kadar planlanıyor
00:51İntihar iddialarıyla gündeme gelmişti! Herkes nerede olduğunu merak ediyordu: '322 gün sonra döndü'
02:03Silahla vurulmuş halde bulunan vali yardımcısının cenazesi memleketine uğurlandı
00:40Pansiyonda termal tedavi faciası: İki gün odalarından çıkmadılar! Yaşlı çift banyoda ölü bulundu
01:02Cuma akşamları 'Beyaz'a büründü
01:56214 kişi, 187 milyar lira! Bakan Gürlek fon soruşturmasının boyutunu duyurdu... Haber alıp sattılar
00:33Doğal gazda büyük dönüşüm! Erişimi sağlanan yerleşim yeri sayısı 1000'e çıkacak
00:26Kaldırımı aşıp markete daldı! Kontrolden çıkan araç...
00:54Meksika'da hapishanede ayaklanma! Silahlar ateşlendi: 10 ölü, 16 yaralı
02:37Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hukuk dışına çıkanlar hiçbir yerde huzurlu olmamalı
02:28İmamoğlu davasında 10 milyon TL'lik rüşvet iddiası! İş insanı Cüneyt Yakut'tan Murat Ongun'a tepki
01:46'Villa kent' beklerken başına gelenler: Ev hayalim, gerçekten hayal oldu
00:48AKINCI’dan MGK mühimmatıyla ilk atışta tam isabet
02:41Taksiciden yürek ısıtan hareket! Yanlışlıkla 11 bin TL gönderen müşterisine parayı iade etmek için kilometrelerce yol gitti
02:16Şarkıcı Güllü davasında karar bekleniyor! Kızı gözyaşlarını tutamadı... Mahkemede yeni iddia: Birlikte hareket etti
00:49ABD'de ICE dehşeti! Olay anbean kameraya yansıdı: 28 yaşındaki göçmen vuruldu
00:47Son vatandaş 25'inci saatte çıkarıldı! Maltepe'de 5 kişi hayatını kaybetti, geride enkaz kaldı
00:39Maltepe’den acı haber: Enkaz altındaki son kişinin de cansız bedenine ulaşıldı