00:29MSB, yerli mühimmat atışlarına ilişkin görüntüleri paylaştıAdalet Bakanı Yılmaz Tunç, CNN Türk canlı yayınında TBMM 28. Dönem 4. Yasama Yılı'nın açılışını ve gündemi değerlendirdi. Konuşmalarından öne çıkan başlıklar şöyle; CHP'nin böyle bir günde Meclis’e katılmaması, millî iradeye saygısızlıktır. Milletvekillerine saygısızlıktır. Burada özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’nin izlediği siyaset doğru siyaset değildir. Cumhuriyet Halk Partisi evet, Atatürk’ün kurduğu bir partidir ama bugünkü Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ün kurduğu parti değildir. Uygulamalarıyla bunu görüyoruz.
Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk tarafından kurulduğunda içinde idama mahkûm edilen, sonrasında Adnan Menderes de, Celal Bayar da vardı; herkes vardı. Ama sonrasında maalesef, özellikle bugün itibarıyla baktığımızda milletin değerlerine uzak kalmaya çalışan, milletin değerleriyle barışık olmayan bir siyaseti izleyen ve özellikle yeni sistemi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni de tam anlamıyla idrak edemeyen bir yapıyı görüyoruz.
"CHP’NİN MECLİS’İ PROTESTOSU MİLLİ İRADEYE SAYGISIZLIKTIR"
Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik sürekli eleştirinin de ötesine geçen hakaretler, karalama siyaseti maalesef Cumhuriyet Halk Partisi’nin yöneticileri ve siyasetçileri tarafından sürdürülüyor. Yasamayı da millet belirler, kanunları yapar. Yürütmeyi de millet belirler, Cumhurbaşkanını seçer. Bu sistemde yargı da bağımsız ve tarafsız bir şekilde, yasamanın aldığı kanunlar çerçevesinde yürütmeyi denetler. Bu, demokrasinin gereğidir.
Dolayısıyla burada hem parlamentoya gelmeyerek Meclis’e karşı bir saygısızlık hem de Cumhurbaşkanı, yürütmenin başı ve milletimiz tarafından seçilen kişinin anayasa gereği olarak ilk gün açış konuşmasını yapmak zorunda olduğu husus görmezden gelinmektedir. Anayasanın gereğini tamamen göz ardı ederek, birtakım siyasi düşüncelerle “Biz Meclis’e gelmeyeceğiz, Meclis’i protesto edeceğiz” demek, milletimiz tarafından tasvip edilecek bir durum değildir.
Parlamento, Meclis her şeyin konuşulacağı yerdir ve konuşuluyor. Burada herkes düşüncelerini ifade edecektir. Eleştiriler de olacaktır ve o eleştirilerden yola çıkarak bir takım kararlar alınacaktır. Dolayısıyla iktidarı ile muhalefeti ile Meclis’in, özellikle millî iradenin tecelligâhı olan bu çatı altında muhalefet kendi görevini yapacak; iktidar da tabii birinci parti, ikinci parti şeklinde yeni sistemde görevlerini yapacaktır.
Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin özellikle izlediği politika; yargıya yönelik eleştiriler, yasamaya yönelik bugünkü tavrı, Cumhurbaşkanımıza ve yürütmeye yönelik karalama siyaseti milletimiz tarafından görülüyor ve yeri ve zamanı geldiğinde de millet, geçmişte olduğu gibi yine buna cevabını verecektir.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ KAZASIZ İLERLİYOR"
Terörsüz Türkiye, Türkiye için çok önemli ve hayati bir konudur. Yani yüzyılın projesi diyoruz. 41 yıldan bu yana bu ülkenin kalkınmasını ve gelişmesini engelleyen, trilyonlarca maddi kayba yol açan ve binlerce insanımızın, askerimizin, polisimizin şehit olmasına, manevi kayıplara neden olan bir beladan kurtulmak hepimizin temennisi, milletimizin büyük bir beklentisidir.
Tabii son bir yıldır, Terörsüz Türkiye hedefiyle önemli çalışmalar yapılmakta, önemli adımlar atılmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen yıl Ahlat’ta yaptığı konuşmada “Birlik ve Beraberliğimizi Güçlendirelim” vurgusuyla başlayan ve Sayın Devlet Bahçeli’nin grup konuşmasındaki çağrısıyla devam eden süreç; İmralı’dan yapılan terör örgütünün feslinin açıklanması ve terör örgütünün silahları yakmasıyla belli bir noktaya gelmiş, Meclis’te de bu konuda bir komisyon kurularak, bu komisyonun yaz boyunca yapmış olduğu çalışmalarla bugünlere kadar gelinmiştir.
Tabii bu sürece kolay gelinmedi. Bu sürece, son bir yılda yapılan çalışmalara zemin hazırlayan geçmişteki 41 yıllık terörle mücadele ve 23 yıldan bu yana teröre zemin hazırlayan unsurların ortadan kaldırılması süreci de dahildir. AK Parti iktidara gelir gelmez, 2002 yılında ilk iş olarak olağanüstü hâli kaldırmakla başlamıştır. Sonrasında, 2005 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır konuşması tarihi bir konuşmaydı. Ardından demokratikleşme adımları atıldı. Sadece Kürt vatandaşlarımız için değil, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan bütün vatandaşlarımız için temel hak ve özgürlükleri güçlendiren önemli adımlar atıldı. Ayrımcılık ortadan kaldırıldı. 81 vilayete eşit hizmet götürüldü. Hakkâri’ye, Yüksekova’ya da havalimanı yapıldı; Zonguldak’ın Çaycuması’na da, Sinop’a da, Şırnak’a da üniversite yapıldı. Hiçbir ayrım yapmadan, barajlarıyla, üniversiteleriyle, şehir hastaneleriyle, hızlı trenleriyle 81 vilayet eserlerle donatıldı.
Fiziki kalkınmada ayrımcılık yapılmadığı gibi, temel hak ve özgürlükler de güçlendirildi. Kürtçenin yasak olduğu bir dönemi bu ülke yaşadı. Kürtçe devlet televizyonu, Kürtçe enstitüler, ana dilde savunma hakkı ve siyasetçilerin kendi diliyle kendi bölgesinde seçmenlerine hitap edememesi gibi uygulamalar vardı. Bunların hepsi aşıldı. Dolayısıyla teröre zemin hazırlayan unsurlar ve güvenlik güçlerimizin terörle kararlı mücadelesi sayesinde, bugün Terörsüz Türkiye’yi artık konuşur hale geldik ve terör örgütü kendini fes etti.
Fes sonrası tabi yapılabilecekler vardır. Bu konuda, özellikle devletimizin; başta Milli İstihbarat Teşkilatımız ve ilgili bakanlıklarımız tam bir koordinasyon içerisinde bu süreci yürütmektedir ve bugünlere kadar da çok şükür kazasız bir şekilde gelinmiştir.
"BU SÜRECİN AKAMETE UĞRAMASINA GAYRET GÖSTERENLERE FIRSAT VERMEMEK GEREKİR"
Tabii bu süreçte süreci baltalamaya veya sekteye uğratmaya yönelik, hem içte hem dışta, Türkiye’nin huzura kavuşmasını istemeyen şer şebekeleri vardır. Bunlara fırsat verilmemelidir. Özellikle bu sürecin akamete uğraması noktasında gayret gösterenlere fırsat vermemek gerekir. Yapılabilecekleri bugüne kadar kurumlarımız yapmanın gayreti içerisinde oldu.
İdari uygulamalarla çözülebilecek hususlar, yasal düzenlemelerle ilgili olarak geçtiğimiz yasama yılında 10. Yargı Paketi ile bazı düzenlemeler yapılmıştır. İnfaz kanunu ile ilgili konut ve özel infaz usulleri, terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyenlerle ilgili Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda düzenlemeler yapılmıştır.
Bundan sonra da Meclisimiz, takdir milletvekillerimizin, şu anda Terörsüz Türkiye ile ilgili Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokratikleşme Komisyonu’nda; bütün partilerin katılımıyla, birkaç parti hariç genel bir konsensusla ve yaz boyunca yapılan görüşmelerle, geniş kesimleri dinleyerek çalışmalarına devam etmektedir. Şehit ailelerinden İnsan Hakları Derneklerine kadar geniş bir platformda konular Meclis’te tartışılmaktadır. Bu tartışmalar ışığında, bir takım tavsiye kararları ortaya çıkacaktır. Bu tavsiye kararları doğrultusunda yasal düzenleme gerektiren hususlar olursa, Meclisimiz bu konuda adımlar atacaktır.
Adalet Bakanlığı olarak biz de teknik destek noktasında her zaman kanun taslaklarında Meclis’e katkı vermeye, özellikle hukuki ve cezai alanlarda çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz. Mevzuat Genel Müdürlüğümüz bu noktada en güncel tecrübeye sahiptir."
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR İÇİN DÜZENLEME
Çocukların yargılanması ve çocuk hukuku çok önemli bir konudur. Burada özellikle bu konunun hem bilimsel açıdan değerlendirilmesi hem de uygulamadaki sorunların uygulayıcılardan dinlenerek ele alınması önem taşımaktadır.
Çocuk yargılamalarında asıl amaç, çocukları suça sürükleyen nedenleri ortadan kaldırmaktır. Bunun yanı sıra, suç mağduru çocukların korunması ve çocukların tekrar suç işlemelerinin önlenmesi önemlidir. Suç işleyen çocuklar hakkında ise ıslah edici tedbirlerin alınması ve onları yeniden topluma kazandırmak gerekmektedir.
Maalesef son zamanlarda, özellikle internet ve bilişim suçlarının artması nedeniyle çocuklarımızın internetteki tehlikelerden korunması gerekmektedir. Özellikle çocukları suça teşvik eden bazı yayınlardan onları korumak önem taşımaktadır. Çocukların psikolojisi de bu noktada büyük bir öneme sahiptir.
Bizim Ceza Kanunumuzda 31. maddede çocukların nasıl yargılanacağı belirlenmiştir. Dünyadaki birçok ülkede de uygulamalar birbirine yakındır. Ülkemizde 12 yaşın altındaki çocuklar suç işlediğinde cezalandırılmamaktadır; onlara özgü tedbirler, eğitim tedbirleri uygulanmaktadır.
12-15 yaş arası çocuklar suç işlediğinde, yetişkinlere göre cezanın yarısı uygulanmaktadır. 15-18 yaş grubundaki çocuklar için ise ceza üçte bir oranında indirilir. Yeni düzenlemede, 15-18 yaş arasındaki çocuklar hakkında verilen üst sınırda cezanın değişip değişmeyeceği konusu gündemdedir.
Bu konuyu akademisyenlerimiz, ceza hukukçularımız ve çocuk mahkemelerinde görevli hakim ve savcılarımızla geniş toplantılarda ele aldık. Yabancı ülke uygulamalarını da inceledik; özellikle Avrupa ülkelerindeki duruma baktık. Bazı ülkelerde 13 yaşın altında sorumluluk yoktur, bazılarında ise 14 yaş sınırı vardır. Ülkemizde ise sorumluluk yaşı 12 olarak belirlenmiştir ve bu konuda bir düzenleme yapılması ihtiyacı söz konusu değildir.
15-18 yaş arasındaki çocuklar için de durum, 12-15 ve 15-18 yaş grupları şeklinde ayrılmıştır. Bazı ülkelerde bu yaş grubu ikiye ayrılırken, bizde üç gruba ayrılmıştır. Burada özellikle 15-18 yaş grubunda, suçun işleniş şekli, çocuğun defalarca suç işleyip işlememesi, kasten işlenen suçlarda tekerrür durumu ve suçun yoğunluğu gibi kriterler göz önünde bulundurulmaktadır. Kasten öldürme gibi ağır suçlarda ise hâkime, yetişkinler gibi indirim yapmama yetkisi tanınabilecektir.
MECLİS'TE İLK GÜNDEM MADDESİ 11. YARGI PAKETİ
Şimdi gündemde 11. Yargı Paketi var. 11. Yargı Paketi’nde özellikle toplumsal huzur ve barışı bozmaya yönelik suçların önlenmesi bakımından hem soruşturma hem kovuşturma açısından yapılabilecek düzenlemeler bulunmaktadır. Yine bilişim suçlarının, özellikle vatandaşları mağdur eden sanal bahis ve sanal kumar gibi hususların önlenmesine yönelik; mobil hatlarla dolandırıcılık ve bilişim yoluyla dolandırıcılığın önlenmesine yönelik önemli taslaklarımız vardır. Bunları Meclis grubumuza arz ettik.
Yine hukuk yargılamalarında da 11. Yargı Paketi olarak değerlendirilebilecek düzenlemeler yer almaktadır. Ceza hukukunu ilgilendiren 11. Yargı Paketi’nin hemen ardından da 12. Yargı Paketi ile hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmaya ve yargının hızlandırılmasına yönelik önemli düzenlemeler yapılacaktır. Burada avukatlarımızdan, hakim ve savcılarımızdan, vatandaşlarımızdan gelen talepler doğrultusunda, özellikle yargıdaki gecikmeyi önleyecek birçok tedbir bulunmaktadır.
Bugüne kadar yargı reformları strateji belgesinde planlı bir çalışma yürütüldü; geçmiş yasama dönemlerinde de bu çalışmalar devam etti. Dördüncü Yargı Reformu Strateji Belgesi de bu sene başında Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanmıştı. O doğrultuda 10. Yargı Paketi yasallaşmıştı. Şimdi 11. ve 12., ardından da 13. Yargı Paketi’nde aile hukuku ve tebligat kanunu gibi, yargıda gecikmeyi önlemek için önemli maddeler yer alacaktır.
Tüm bunlar, hem yargının daha etkin olması, hem vatandaşlarımızın adalet hizmetlerinden memnuniyetini sağlamak, hem de Meclisimizin alacağı kararlar doğrultusunda Terörsüz Türkiye’yi daha kalıcı hâle getirmek ve yeniden terörün hortlamaması için alınması gereken tedbirler bakımından yapılabilecekleri kapsamaktadır. İnşallah bu yasama yılında bunlar süratle hayata geçirilecektir.
02:02Haysiyet'teki o sahne gerçek mi, yapay zekâ mı?
00:37İstanbul'da orman yangını! Alevlere havadan müdahale başladı
01:44Piyasalarda haftanın kazananı ve kaybedeni belli oldu! Altın yatırımcısı dikkat
02:05AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Özgür Özel’e sert tepki: Kendisini siyaset adabına davet ediyoruz
02:33Teoman gerçeği öğrenecek mi? İki kardeş kavuşacak mı?
01:02İstanbul Havalimanı’nın yeni pisti için geri sayım...
00:25Vanlı Kara Haydar'ın eşi Çağla Öz'le ilgili yeni gelişme
03:59Serhat kaderini kendi çizdi
00:52İstanbul’da kiralık TOKİ evleri için başvurular yarın başlıyor! Bakan Kurum’dan örnek daire paylaşımı
00:59Yeni eğitim öğretim yılı öncesi güvenlik önlemleri! 81 ilde 31 bin okul bahçe görevlisi
00:18Kontrolsüz şekilde tali yola dönen otomobile arkadan gelen motosiklet çarptı
01:27Vanuatu açıklarında feribot battı: 1 ölü, 30 kayıp
01:25Okulların açıldığı güne dikkat! İstanbul’da hava değişiyor: AKOM saat verdi
02:49Dev çekirgeler Van’ı sardı! Boyları 20 santimetreye yaklaşabiliyor: Bizi tedirgin ediyor
01:08Genel müdürünün sözleriyle hayatı değişti! Kurumsal kariyerini bıraktı, Ironman şampiyonu oldu
00:452026 Yılı Kırsal Kalkınma Yatırım Programı başvuru sonuçları açıklandı
00:12'Ailem Güvende' operasyonu! 15 ilde düğmeye basıldı: 162 şüpheli hakkında adli işlem
00:43Deniz Türüç, TFF Temsilcisiyle tartıştı
00:13Sanal medya ünlüsü Semih Varol gözaltına alındı
03:10100 yaşındaki Ali Gül uzun yaşamın sırrını açıkladı! 'Ömrümde doktora sadece bir kere gittim'
00:25Tarım işçilerini taşıyan minibüs, park halindeki traktöre çarptı! 10 kişinin yaralandığı kaza kamerada
00:09'Vanlı Kara Haydar’ Mehmet Fatih Tançalan’ın eşi Çağla Öz İstanbul’da gözaltına alındı
00:57AK Parti'nin 25. yılına özel 'Türkiye Bülteni' yayımlandı
03:57Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin soruşturma! Tanıktan şoke eden ifade: Beni belki de zehirlerler
02:42İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan: İyiliğin egemen geleceği bir dünyada yaşamak mümkün
00:27Mardin’de TEKNOFEST İnsansız Kara Aracı Yarışması tamamlandı
03:01Kiracıları tarafından öldürülen ev sahibi çift son yolculuğuna uğurlandı: Geride 5 yetim çocuk bıraktı
01:40İstanbul Bahçelievler'de 5 katlı binanın istinat duvarı çöktü
01:53Cemre Baysel: İlk bölümümüz şahane