;
Oynatma Listesi
HABERLER

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Savaş bir an önce sona ermeli, Türkiye her senaryoya hazır

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Alman mevkidaşı Wadephul ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında bölgesel meselelere dair son durumu değerlendirerek Türkiye'nin her türlü senaryoya hazırlıklı olduğunu söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran için ayrılıkçı senaryoların gündeme getirilmek istenmesine ilişkin, "İran'da iç savaş çıkarmayı ve etnik veya dinsel fay hatları üzerinden çatışmaları körüklemeyi hedefleyen her türlü plana sonuna kadar karşıyız. Bu tip maceralara karışmak isteyenleri şimdiden uyarıyoruz, hiç kimse böyle bir hayalin içerisine girmesin. Yanlış bir adım atılmasına izin vermemiz mümkün değil." dedi.

Fidan, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile Bakanlıktaki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Orta Doğu'da devam eden savaşın bir an önce sona ermesi gerektiğini vurgulayan Fidan, Türkiye olarak savaşın bitmesi için yoğun bir çaba içinde olduklarını belirtti.

Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çok sayıda liderle görüştüğünü ve görüşmeye devam ettiğini aktararak kendilerinin de yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğünü söyledi.

Çatışmanın sonlandırılması ve gerilimin azaltılması için komşular ve ortaklarla fikir alışverişinde bulunmaya devam ettiklerini anlatan Fidan, çoğunlukla hem Doğu'da hem Batı'da bütün ülkelerin hemen hemen aynı perspektifte olduğunu dile getirdi.

Bakan Fidan, ayrılıkçı senaryoların bu kez İran için gündeme getirilmek istendiğine dikkati çekerek "İran'da iç savaş çıkarmayı ve etnik veya dinsel fay hatları üzerinden çatışmaları körüklemeyi hedefleyen her türlü plana sonuna kadar karşıyız. Bu tip maceralara karışmak isteyenleri şimdiden uyarıyoruz, hiç kimse böyle bir hayalin içerisine girmesin. Yanlış bir adım atılmasına izin vermemiz mümkün değil." diye konuştu.

Savaşın gidişatına ve sonrasına dair her tür senaryoya Türkiye'nin hazırlıklı durumda olduğunu kaydeden Fidan, bölgede bulunan Türk vatandaşlarının güvenliğinin sağlanması için de gece gündüz çalıştıklarını ifade etti.

Fidan, hava sahası hala kapalı olan ülkelerdeki vatandaşların barınma ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli önlemleri aldıklarını dile getirdi.

Mevkidaşı Wadephul ile görüşmesinde iki ülkenin refah ve güvenliğini ilgilendiren tüm meseleleri masaya yatırma imkanı bulduklarını kaydeden Fidan, görüşmede, ikili ilişkileri, Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecini ve Orta Doğu'da devam eden savaş başta olmak üzere bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldıklarını dile getirdi.

Fidan, Wadephul'un Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da kabul edileceğini bildirdi.

Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin çok olumlu ilerlediğini vurgulayan Fidan, "İkili ticaret hacmimiz geçen sene 52 milyar doları aştı. Bunu 60 milyar dolara çıkarabileceğimize inanıyoruz." dedi.

Bakan Fidan, ekonomik işbirliğini daha üst seviyelere taşıyacak sektörlerden birinin de savunma sanayi alanı olduğunu belirterek, "Gerek Avrupa gerek Orta Doğu'da yaşanmakta olan gelişmeler, müttefikler arasındaki dayanışmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Eurofighter Typhoon savaş uçağı tedariki konusunda Almanya'nın sergilediği olumlu tutumdan da ayrıca memnuniyet duymaktayız. Bu politikanın savunma sanayi alanındaki diğer işbirliği başlıklarında da sürmesini açıkçası umut ediyoruz." diye konuştu.

Almanya ile ilişkilerin çok önemli bir boyutunu da bu ülkede yaşayan yaklaşık 3,5 milyonluk Türk toplumunun oluşturduğunu kaydeden Fidan, bugünkü görüşmede bu konuları da ele aldıklarını söyledi.

TÜRKİYE'NİN AB'YE ÜYELİĞİNDE "STRATEJİK KAZANIM" VURGUSU

Bakan Fidan, görüşmede, Türkiye'nin AB üyelik hedefini de ele aldıklarını belirterek, "Bölgesel ve küresel gelişmeler, Türkiye'nin üye olmasının AB'ye sağlayacağı stratejik kazanımları gözler önüne sermektedir. Unutulmamalıdır ki üyelik süreci sadece ülkemize değil iki tarafa birden sorumluluk yüklemektedir. Beklentimiz bu sürecin objektif kriterler temelinde yürütülmesidir. Almanya'nın AB içindeki konumu doğrultusunda ülkemizin üyelik sürecine katkı sunmasını bekliyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Mevkidaşına Gümrük Birliği'nin güncellenmesi konusundaki Türkiye'nin beklentilerini de bir kez daha aktardığını belirten Fidan, "Ülkemiz ürünlerinin Avrupa tercihi 'Made in EU' kapsamına alınmasına yönelik adımlardan memnuniyet duyuyoruz. Verdikleri destekler için de teşekkür ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Fidan, artık daha fazla sayıda Türk vatandaşının iş, eğitim ve turistik sebeplerle Avrupa ülkelerine seyahat etmeyi arzu ettiğini belirterek, vize serbestisi diyaloğunun sonuçlandırılmasının da Türkiye'nin AB ile bir diğer öncelikli gündem maddesini oluşturduğunu söyledi.

Bakan Fidan, "Bu sürecin de inşallah bir an önce tamamlanmasını ümit ediyoruz." dedi.

Avrupa güvenlik mimarisi konusunun da gündemlerinde yer alan en önemli başlıklardan birini oluşturduğunu belirten Fidan, "NATO'nun Avrupa Atlantik güvenliğinin temel taşı olduğuna inanıyoruz. Bu çerçevede beklentimiz, AB'nin savunma ve güvenlik alanındaki girişimlerinin NATO'nun çabalarını tamamlayıcı nitelik taşıması ve tüm müttefikleri kapsayan bir anlayışla yürütülmesidir. AB'nin güçlü bir NATO müttefiki olan ülkemizi bu girişimlerden dışlaması, Avrupa güvenliğini zayıflatma riski taşımaktadır." diye konuştu.

Fidan, Almanya'nın Türkiye'nin AB girişimlerine dahili yönündeki net tutumu ve desteğinden ötürü mevkidaşı Wadephul'a teşekkür etti.

"İSRAİL, MEVCUT SAVAŞTAN İSTİFADE İLE KİRLİ SAVAŞI LÜBNAN'A DA TAŞIMAKTA"

Görüşmede ayrıca güncel, bölgesel ve uluslararası meseleleri de ele aldıklarını aktaran Fidan, şöyle devam etti:

"(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu hükümeti, bölgedeki her savaşın ve her insani krizin şu anda merkezinde yer almakta. Uluslararası hukuku ve insani değerlerimizi korumak istiyorsak bu gerçeği kabul etmeli ve açıkça dile getirebilmeliyiz. Yayılmacı politika izleyen İsrail, mevcut savaştan istifade ile kirli savaşı Lübnan'a da taşımakta. Bir milyona yakın kişinin evlerinden sürülmesi asla kabul edilemez."

Bakan Fidan, İsrail'in Lübnan'a saldırılarının son bulması gerektiğine işaret ederek, "Lübnan devleti yıkılma noktasına gelmeden İsrail'in saldırıları sona ermeli. Lübnan'ın çökmesi başta komşu ülkeler olmak üzere tüm bölgeyi derinden etkileyecektir." ifadelerini kullandı.

Öte yandan "uluslararası toplumun dikkatinin Gazze'den uzaklaşmaması" gerektiğini de vurgulayan Fidan, "Netanyahu'nun Gazze ve Batı Şeria'da işgal ve yıldırma politikalarını hayata geçirmesine göz yumulmamalıdır. Mübarek ramazan ayında ve soğukların devam ettiği bu dönemde Gazzelilerin yaşam koşullarının daha da kötüleşmemesi öncelikli bir meseledir." değerlendirmesini yaptı.

Fidan, Gazze Barış Kurulu'nun ve bağlı mekanizma alanının Gazze'de etkin şekilde faaliyete geçmesinin, istikrar ve barışın tesisi için hayati önem taşıdığını belirterek, barış çabaları devam ederken İsrail'in kutsal mekanlara yönelik hukuka aykırı ve provokatif eylemlerine de devam ettiğine dikkati çekti.

GÜNCELLEME
DETAYLARI GÖSTER