05:21Fuarda gördüğü o silah hayatını değiştirdi! 77 yaşında 77 bin metrekareyi bağışladıTürkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu söyleyen ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Bekler, hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Tolga Bekler, yer bilimcilerin depremleri daha sağlıklı yorumlayabilmesi için daha çok imkan tanınması gerektiğine dikkat çekti.
Depremin zararlarından etkilenmemek için ise toplumun ve ülkenin hem ekonomik olarak hem de yapısal olarak bütünlüğü sağlaması gerektiğinin altını çizdi.
"TÜRKİYE'NİN HER BÖLGESİ YIKICI DEPREMLERDEN ETKİLENİYOR"
Türkiye'de belli zaman aralıklarında yıkıcı depremlerin meydana geldiğini söyleyen Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Bekler, "Türkiye'nin genel deprem haritasına baktığımızda ülkenin hangi bölgesine giderseniz gidin ana fay zonları üzerinde meydana gelen yıkıcı depremlerin oluştuğu hemen hemen tüm fayların oluşturduğu yıkıcı depremlerden mutlaka etkileneceksiniz anlamına geliyor. En son Kahramanmaraş depremleri, daha öncesinde İzmir depremi, Van depremi ve Kuzey Anadolu fay zonu diğer depremler var. Türkiye'de ortalama her 10-15 sene içerisinde 6,5 ve üzerinde depremle karşı karşıya kalabiliyoruz. Dolayısıyla bu fayların ne kadar aktif, ne kadar üretken depremler ürettiğine şahidiz. Türkiye'de 7 ve üzerindeki depremler neredeyse her 35-40 sende bir mutlaka farklı tektonik bölgelerde yıkıcı bir şekilde karşımıza çıkıyor" dedi.
"YER BİLİMCİLERE İMKAN SAĞLANMASI HALİNDE DAHA SAĞLIKLI DEPREM ANALİZLERİ ORTAYA ÇIKIYOR
Gözlem, araştırma ve analizler konusunda yer bilimcilere daha fazla imkan tanınması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tolga Bekler, "Ne kadar fazla gözlem elde edersek, bir bölgedeki deprem yoğunluğu, ki biz buna depremsellik diyoruz, deprem yoğunluğuna bağlı, o bölgenin deprem tehlikesini daha iyi tanımlamamız söz konusu. Sağlıkta da keza böyle. Herhangi bir ciddi rahatsızlığınız varsa, bunun birkaç tetkiki var. MR, tomografi çektirirsiniz veyahut farklı tetkik yollarıyla değerlerinize bakılır. Hastalarınızı daha iyi teşhis etme imkanınız, buna uygun olarak da tedavi imkanınız vardır. Şimdi biz yer bilimciler, özellikle de sismoloji alanında çalışan, ben de o alanın mensuplarından bir tanesiyim. Deprem gözlemlerine yönelik deprem istasyonlarının sayısını ne kadar fazla artırırsak, teşhisi ona göre koymamız çok daha kolaylaşıyor, daha sağlıklı hale gelebiliyor" ifadelerini kullandı.
"DEPREMDEN ETKİLENMEMEK İÇİN BİRLİK OLMAK GEREKİYOR"
Depremden etkilenmemek için toplumca hareket edilmesi gerektiğini aktaran Prof. Dr. Tolga Bekler, "Peki tedavisi? Tedavisi yer bilimcilerde değil. Tedavisi, yerin üstüne konuşlandırabilecek deprem kuvvetlerine karşı direnci olan, mukavemeti olan yapıları hayata geçirebilecek diğer mühendislik alanlar, inşaat mühendisleri olabilir, mimarlar olabilir. Bu birlikte çalışmayı gerektiren, çoklu disipline sahip bir programın ürünü olması gerekiyor. Bu programın içerisinde yasalar var, yönetmelikler var, toplumsal katkılar var. Yani toplumun, ülkenin hem ekonomik olarak hem yapısal olarak deprem kuvvetlerinden olabildiğince az zararla çıkması için bu bütünlüğü sağlamamız gerekiyor. Ülkemizde başta Kandilli Rashatanesi olmak üzere AFAD ve üniversitelerin bu alanda birçok deprem gözlemi yapan çalışmaları var. Ancak bunların geliştirilmesi, bu çalışmaların iyileştirilmesi hem ülke ekonomisine hem yerelde hem bilimsel ve teknik anlamda özellikle de insanlarımıza yapılaşmada ileriye yönelik daha sağlam yapı kültürünü oluşturmamız açısından destek gerektiren durumlar. Çünkü siz bir mühendislik hizmeti veriyorsunuz. Bu mühendislik hizmetinde bazı olmazsa olmaz alt elemanları var. Saha çalışmasının desteklenmesi, donanımların desteklenmesi. Kısaca ne kadar fazla gözlem yapabilirseniz, ne kadar fazla gözleme yönelik donanımınız varsa o kadar sağlıklı, ileriye yönelik çalışmaları yapmak söz konusu" şeklinde konuştu.
"DEPREMDEN KORUNMAK İÇİN ÜÇ AYAKLI BİR SİSTEM MEVCUT"
Depremlerden olumsuz etkilenmemek için birbirleriyle bağlantılı üç aşamanın olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bekler, şunları söyledi: "Bu bizim tarafımızdan bakıldığında, yani yer bilimcilerin tarafından bakıldığında. Bunu üç ayaklı bir sistem gibi düşünebilirsiniz. Sistemi, bu söylediğim unsurları rahat, sağlıklı bir şekilde ayakta tutabilmek için. İkincisi, yapıyla ilgili yapılacak olan çalışmaları hem yönetmeliklere uygun olarak hem de teknik anlamda sağlıklı bir şekilde hayata geçirebilecek önlemlere mutlaka alınması gerekiyor. Yani bugün yapı stoğu olarak adlandırdığımız, belirli büyüklükteki kuvvetli yer hareketi olarak nitelendirdiğimiz deprem hareketleri karşısında yapının ayakta kalabilmesi için ne gerekiyorsa, bunlar zaten yönetmeliklerle, kanunlarla, mevzuatlarla belirlenmiş durumda. Bunların uygulanabilirliği sadece inşaat mühendislerinin değil, yerel yönetimlerin de elinde, yapı denetim merkezlerinin elinde. Dolayısıyla bu sacın ikinci ayağı, üçüncü ayağı ise sokaktaki insandan geliyor. Yani o yapıyı, o hizmeti alacak olan bireyler de geliyor. Bireyler bu hizmeti almakta sağlıklarına ne kadar dikkat ediyorlarsa, çünkü bir gün, iki gün oturmuyorsunuz, birkaç gün, birkaç ay, birkaç yıl vermiyorsunuz o yapıya. Onlarca yıl ailenizle birlikte oturuyorsunuz. Veyahut da onlarca yıl ülke ekonomisine katkıda bulunacak olan bir sanayi kuruluşunu oluşturuyorsunuz, üretim yapıyorsunuz. O üretim sayesinde diğer unsurlarını iyileştirmeye çalışıyor. Dolayısıyla bunlar bir tümleşik bir hareketin alt parçaları. Dişleri ne kadar iyi çalıştırırsak, inanın bu gibi konuları konuşmak yerine çok daha farklı, çok daha etkin ya da zayıf kalan, zayıf gördüğümüz diğer konuları konuşuruz diye düşünüyorum."
00:34Kardeşini annesinin cenazesinde miras yüzünden öldürmüştü! Şoke eden savunma
01:05Tünelde motosikletin devrilip sürüklendiği kaza kamerada
00:21Yurt dışında yakalanan 15 suçlu Türkiye'ye getirildi
02:09Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşinin horonunu ilgiyle izlediği Talha: Çok mutluyum
00:36Meriç Nehri'nin taştığı köyde mahsur kalan 2 kişi kurtarıldı
01:11Kartal'da ambulans ile cip kafa kafaya çarpıştı: 2'si sağlık personeli 3 yaralı
01:24Sancaktepe'de silahlı çatışma! Yaşananlar güvenlik kamerasında
00:27Bakan Yerlikaya duyurdu! Otoyolda 324 km hız yapan sürücü yakalandı
01:02Sancaktepe'de silahlı çatışma! Polis ekipleri olay yerinde
01:48Özdemir Bayraktar’ın yaşam öyküsü belgesel oldu
00:14Günler sonra hasret giderdiler! Tarkan kızı Liya'ya kavuştu
02:21Dünyanın en şanssız benzerliği başa dert oldu! Kayseri'de ilginç olay
01:30Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ürdün Kralı 2. Abdullah ile bir araya geldi
01:10Tekirdağ'dan yola çıktılar... 650 Mehmetçik Almanya'ya gitti!
00:37Çorum'da kamyonet park halindeki araçlara çarptı
00:55Araç muayene istasyonunda polisi öldüren kavga! Görüntüler ortaya çıktı
02:06Bilim insanları şaşkın! Bulunur bulunmaz Ankara'ya getirildi: Dünyada örneği yok
02:06Bilim insanları şaşkın! Bulunur bulunmaz Ankara'ya getirildi: Dünyada örneği yok
01:33Yer: Kocaeli... Kaçırdılar, dövüp hastaneye kaldırdılar! Taburcu olunca yine kaçırdılar
06:14Dünyada ajan savaşının haritası! Kim, neyin peşinde? Nihat Uludağ değerlendirdi
02:39Bursa'da şaşkına çeviren olay: Sistem hatasıyla bedava ev sahibi oldum
01:02Beyaz'la Joker'de 3 milyonlu gece!
03:22Ticaret Bakanlığı'ndan zorunlu bahşiş adımı: Müsaade edilmeyecek
01:41TBMM Dilekçe Komisyonu'na şaşırtan başvuru: Takı törenleri değişiyor mu?
00:40Ses sanatçısı çete üyesi çıktı! Sevgiliye alınan araba planları bozdu
00:38İtalya'daki kış olimpiyatlarında Tel Aviv'e soğuk duş! İsrailli sporculara açılış töreninde protesto şoku
00:32Facia kıl payı atlatıldı! Karşı yönden hızla gelen araçlar...
01:01Kars’ın soğuğu kirpik dondurdu
01:01Kars’ın soğuğu kirpik dondurdu