;
Oynatma Listesi
HABERLER

Nusaybin-Kamışlı sınır hattında bayrak indirme provokasyonu!

Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü YPG yandaşları tarafından Türk bayrağına hain bir saldırı gerçekleştirildi.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında yaşananlara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

"Nusaybin-Kamışlı sınır hattında, Suriye tarafındaki terör örgütü YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yapılan hain saldırı, milletimizin huzuruna yönelmiş, terörle mücadele kapsamındaki gelişmeleri hedef alan açık bir provokasyondur. Bu tür eylemleri planlayan ve icra edenler bilmelidir ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliğine yönelik her tehdit ve mukaddesatımıza yönelik her alçaklık, en kararlı şekilde karşılık bulacaktır.

CEZASIZ KALMAYACAK

Söz konusu saldırıyla, terörsüz Türkiye hedefini sabote etmeye yönelik karanlık odakların bir kez daha devreye girdiği görülmektedir. Bu girişimler, ne devletimizin kararlılığını zayıflatabilecek ne de milletimizin birlik ve beraberliğine zarar verebilecektir. Olayla ilgili olarak ilgili kurumlarımız tarafından derhal soruşturma başlatılmıştır. Bu hain teşebbüsün failleri ve arkasındaki yapılar, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde tespit edilerek gerekli tüm adli ve idari işlemler gecikmeksizin uygulanacaktır. Hiçbir saldırı ve provokasyon cezasız kalmayacaktır." 

 

Yaşanan olayla ilgili açıklamalarda bulunan Terör ve Güvenlik uzmanı Coşkun Başbuğ şu ifadeleri kullandı;

"Suriye’de en az 8 Aralık kadar tarihi bir gün yaşanıyor. Bunun ispatını, bütün tuşlara basan, bu süreci şu ana kadar destek veren başta İsrail ve şer odaklarda rahatlıkla görebilirsiniz. Bakın dikkat edin, bütün tuşlardan kastım oydu.

Oyuncu dışı ne varsa harekete geçirmek için bir akıl devreye girdi, harekete geçti. Ve Tel Aviv merkezli bu akıl şu an Türkiye’yi, bölgeyi ve gelişmeleri çaresizce, acizce engellemenin derdinde.

Burada, o sürece rağmen, biraz daha sinsi bir dönem bekliyordu Suriye’yi, bölgeyi ve bizleri. O da şuydu: Senden gibi görünen, Kürtmüş gibi davranan ya da bölge insanıymış gibi hareket eden ama aslen İsrail’e çalışan, aslen Ermeni olan, aslen kaynağı belirsiz bir yapıdan oluşan bir oluşum. Sanki Kürt haklarını savunuyormuş ve Kürtmüş gibi davranarak sinsice bir oyun planlıyorlardı. Sıkıntı buydu. Yani en tehlikeli ve en kötü oyun, senden gibi görünen, anlayamadığın bir yapının devreye alınmasıdır.

Bu bahsetmiş olduğumuz yapının Kürtlerle, Kürtlükle uzaktan yakından ilgisi yok. Tamamen Yahudi mantığıyla düşünüp İsrail’e hizmet eden, İsrail’in değirmenine su taşıyan ve bugüne kadar gelinen süreçte de artık son noktaya gelindiğinde şuursuzca saldıran bir akla dönüşmüş durumdalar.

Sadece Suriye’de mi? Değil. Elbette bizde de İsrail’e hizmet eden, bizim eski FETÖ kalıntısı yapılarda sıkça görmeye alıştığımız, onların değirmenine su taşıyan yapılar var. Onların da aktif edilmesi lazımdı ve düğmeye basıldı.

Şimdi işte bayrak, sonrasında yaşanan hadiseler, bir takım açıklamalar… Bunlar dikkat ederseniz hep Batı ağzıyla ve aynı kelimelerden oluşan ortak cümlelerle dillendirilen hususlar ve bunları dillendiren kesimler.

Bu bize şunu gösteriyor mu? Bütün bunların hepsi bir yerden emir-komuta ediliyor, bir yerden güdülüyor. Dolayısıyla bu yapılan saldırılar, bu provokatif eylemler zaten bizim beklediğimiz türden eylemler ve söylemler.

Ama şunu belirtmekte fayda var: Kuduzun sonu ölümdür. Buna hiçbir çare yok. Süreci geçirdin mi, aşı da fayda etmez. Bunların hiçbir çaresi yok."

GÜNCELLENME
DETAYLARI GÖSTER