00:25Messi sevgisi kaosa dönüştü! Tribünler karıştı, sandalyeler havada uçtu: 'Büyük hayal kırıklığı'Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Özay Şendir, yaklaşık sekiz aylık bir süreçte örgütün silahlı kadrosunun Türkiye’den tamamen çekildiğini ve artık hareket kabiliyetlerinin kalmadığını söyledi. Önemli bir noktanın ise açıklamanın içine gizlendiğine dikkat çeken Şendir, “Sınır hattında da gerekli önlemleri alıyoruz” ifadesinin, örgütün Türkiye’nin Irak’taki askeri üst bölgelerinden geriye, Irak’ın içine doğru çekildiğini gösterdiğini belirtti.
Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Özay Şendir'in açıklamaları şöyle;
Şimdi birkaç şeyin altını çizmek lazım. Bu açıklama neden geldi? Yani silah bırakmış bir örgüt, niçin Türkiye'deki elemanlarını çektiği açıklamasını yapıyor? Bu, sürecin devamına dair bir kararlılık mesajıdır. Çünkü yaklaşık sekiz aylık bir zaman dilimi geçti.
Peki, sürece dair ne oluyor? Süreçte gevşemeler mi var? Kararsızlık mı var? Vesaire. Bununla ilgili bir kararlılık mesajı var. Metnin içine çok iyi saklanmış; bakınca orada çok önemli bir nokta göze çarpıyor.
Şimdi, biz Türkiye’den çekilen silahlı kadroyu konuşuyoruz ama şunun altını çizmekte fayda var: PKK’nın iki tür kadrosu vardır. Birincisi, silahlı militan dediğimiz kadro; ikincisi ise şehirlerde normal günlük hayatı olan kadro. Eylemlere katılan, vesaire, daha çok milis diyebileceğiniz gruplardır.
"SINIR HATTINDA DA GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALIYORUZ' MESAJI ÖNEMLİ"
Silahlı kadronun tamamının Türkiye’den çekildiğini biliyoruz. Zaten bir hareket kabiliyeti kalmamıştı. Burada asıl önemli olan açıklamanın içine saklanmış olan bir parçadır: “Sınır hattında da gerekli önlemleri alıyoruz.”
Peki, sınır hattı dediği ne? Irak’ın kuzeyinde Türkiye’nin yüzün üzerinde askeri üst bölgesi var. Türk askeri sadece bu üst bölgelerde durmaz; her üst, kendi çevresindeki sahada mağara arar ve alana hâkimiyet sağlar. Dolayısıyla terör örgütü, açıklamanın içine şunu söylüyor: Türkiye’nin üst bölgelerinden, geriye doğru, Irak’ın içine doğru çekiliyorlar.
Bu neyi sağlayacak? Bu, bir çatışmasızlığı sağlayacak. Yani Türkiye, bu süreç başladı diye tavrından ya da terörle mücadelede uyguladığı yöntemlerden vazgeçmiş değil. Dolayısıyla terör örgütü üyeleri, herhangi bir karşılaşma ve çatışma imkânı doğurmamak için meydandan, alandan çekiliyorlar.
Şimdi, çok fazla Öcalan vurgusu var. Bunun sebebi şu: PKK, yapısı itibarıyla bir numara Öcalan’dır; ondan sonra iki, üç, dört, beş numara yoktur. İki yüz, üç yüz numaradan bahsedebilirsiniz ancak Kandil’deki kadro, aslında Öcalan’a bağlılık üzerinden siyaset üretir.
"ÖCALAN, ŞU ANDA BÜTÜN SPOT IŞIKLARININ KENDİSİNDE OLMASINI İSTİYOR"
PKK, kurulduğu günden beri hep bu şekilde gelişmiştir. Örgütün durmadan Öcalan vurgusu yapmasının sebebi de şudur: Öcalan’ın şu anki isteği İmralı’dan çıkmak, sivil hayata geçmek ya da afla serbest kalmak değildir. Öcalan, şu anda bütün spot ışıklarının kendisinde olmasını istiyor. Nasıl istiyor? İmralı’da duracak, oraya heyetler çağıracak, yurt dışından misafirler gelecek, Türk medyasından isimleri davet edecek vs. Ve durmadan orada konuşan, yöneten, süreci yönlendiren bir adam görüntüsüne bürünmek istiyor. Şimdi PKK da Kandil’de bu görüntüye destek vermek adına, bol Öcalan vurgulu bir metinle ortaya çıkmış durumda.
Metinde olmayan Diyarbakır anneleri kısmına gelince. Bakın, şunu biliyorum; bunu bilgi olarak aktarayım size: Türkiye, Diyarbakır’daki annelerin evlatlarının örgüte katılış tarihini, nereden katıldığını vs. içeren bilgileri PKK’ya iletti. PKK bununla ilgili iki sebepten dolayı adım atmamış olabilir.
Bu sebeplerden birincisi şu: Karşınızda çok düzenli bir yapı yok. Dolayısıyla PKK hâlâ kod adları kullanır. PKK’ya katılan herkesin bir kod adı vardır. Ya bulamıyorlar, bilgilere ulaşamıyorlar. Çünkü bunların bir kısmı yıllar önce PKK’ya katılmış insanlar. Bu birinci ihtimal.
İkinci seçenek şu: Belki de o ailelerin beklediği evlatlardan bir kısmı zaman içinde hayatını kaybetti. Ve bu sayı yüksek olduğu için, bölgede tepki çekmemek adına terör örgütü bunu açıklamıyor, konuyu diğer tarafa çekiyor olabilir.
Ama şunu unutmayalım: Burada Türkiye süreci takip ediyor. Asıl amaç, “terörsüz Türkiye” hedefine ulaşmak. Evet, elbette o ailelerin acısını dindirmek de önemli ama asıl amaç üzerinde çalışıldığı için şu anda Irak’ın kuzeyine ilişkin pozisyon bu. Açıklama metnine baktığımızda da bunu görüyoruz.
"TÜRKİYE, İŞİN WASHİNGTON AYAĞINI DA MİT ÜZERİNDEN YÜRÜTÜYOR"
Ancak ekstra şu bilgiyi de vermekte fayda var. Türkiye, bu süreçte Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) sorumluluk verdi. MİT, Suriye’deki meseleye de bakıyor ve orada bir güven ortamı yaratmaya çalışıyor. Sonuçta şöyle bir tabloyla karşı karşıyayız: Suriye’de 15-16 ay önce HTŞ adıyla SDG ile çatışıyorlardı. Bugün Şam yönetiminde olanlar, bu ortamda bir güvensizlik yaratmış durumda.
Bir: Milli İstihbarat Teşkilatı, bu güvensizliği aşmak için uğraşıyor. İki: Suriye’de YPG bir şey yaparken sorduğu yer Washington. Türkiye, işin Washington ayağını da MİT üzerinden yürütüyor.
Üçüncü ve farkına varmamız gereken önemli nokta şu: Süreç, bir provokasyonla karşı karşıya. Deniyor ki, “Türkler, Kürtlerin bütün kazanımlarına karşı.” Oysa hiç öyle bir durum yok.
"ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE BİR HAREKETLENME GÖRECEĞİZ"
Aslında Türkiye şunu söylüyor:“Toprak bütünlüğü olsun, Suriye’nin bütünlüğü içinde kalın. Sizin içinizden bakan çıkabilir, vatandaşlık haklarınızı müzakere edip alabilirsiniz. Anayasada vatandaşlık hakkını koruyan düzenlemeler olsun. Ama bizim kırmızı çizgimiz, biz tek bir Suriye taraftarıyız.” Yani Türkiye’nin derdi, Kürtlerin kazanımlarıyla ilgili değil. Verilen diğer mesaj da bu.
Dolayısıyla bugün yapılan açıklama bize şunu gösteriyor: Önümüzdeki günlerde bir hareketlenme göreceğiz. Nasıl bir hareketlenme? Birincisi, Meclis’te komisyon dinlemelerinin sonuna gelindi. Şimdi, yasal yapılacak değişikliklerle ilgili tavsiye kararı alınmadan önce, daha önce MİT Başkanı İbrahim Kalın’a bir davet yapılmıştı. Ancak İbrahim Bey, bir yandan Gazze, bir yandan Afganistan-Pakistan barışıyla ilgileniyor; öte yandan Meclis’te dinlemeler sürüyordu.
Yani MİT Başkanı’nın, o anlamda gidip en son konuşması ve komisyonu bilgilendirmesi gerekiyor. Dolayısıyla önümüzdeki günlerde hem Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir heyeti kabulünü göreceğiz hem de muhtemelen MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın, komisyonun davetine uyarak önümüzdeki bir hafta, on gün içinde Meclis komisyonuna gittiğini görebiliriz. Böyle bir süreç var.
Şunu da söyleyeyim: Hepimiz aynı görüntüleri kullanıyoruz, bu “silah yakma” meselesinde. Burada şunu da belirtelim: Sadece silah yakma değil, bir de mağara teslimi var beraberinde. Bir daha böyle bir görüntü olmayacak.
Ne demeye çalışıyorum? Şunu demeye çalışıyorum: Bir gün gelecek, “Silah teslimi ve mağara teslimi süreci sona erdi.” denilecek. Buna dair herhangi bir görüntü ya da açıklama bir daha yer almayacak. Bu, sürecin başladığını göstermek için yapılan bir işti.
Yani “devam ediyor mu, etmiyor mu” sorusuna cevaben; belirli yerlerde belirli ölçüde devam eden süreçler var. Tabii bu arada terör örgütü, kendi elinde tutmak istediği bir alan var. Burada bahsettiğim coğrafi bir alan değil; biraz da müzakere gücü anlamında bir alan. Bir taraftan Suriye’yi, bir taraftan da silah teslimi takvimini buna göre şekillendirmek istiyor.
Peki, şu anda sona gelindi mi? Hayır, sona gelinmedi. Bitti mi? Hayır, bitmiş de değil. Önemli dönemlerden geçiyoruz. Şunu söyleyeyim: Bu iş için yola çıkanların kafasındaki takvim, on-on beş yıllık bir takvim."
01:06İftira ortaya çıktı! Katilin 'cinsel saldırı' iddiası böyle çürütüldü
00:42Tüm işlemlerini yaptırdı, 'kartımı arabada unuttum' deyip kaçtı! Kuaför dolandırıcılığı kamerada
00:57Pendik sahilinde 100 metre arayla iki gizemli ölüm
01:06Bakan Kurum’dan deprem bölgesinde ‘yerinde dönüşüm’ paylaşımı
01:21Kuryeden Atatürk portresine çirkin saldırı! Yaşananlar kamerada
04:46Konya'dan Bursa'ya... Uydudan izleniyor! Dev çukurların bir sırrı daha ortaya çıktı
03:28Erdoğan'dan bahis ve şike soruşturmasıyla ilgili son dakika açıklaması: Gelişmeler bizi üzdü, şaşırttı
01:16Kastamonu'da kar yağışı etkili oldu
00:43Sanayide yeni devrim: Mega endüstriyel bölgeler kurulacak
00:36Masaj salonunda 'taciz' numarasıyla gasp!
03:32Kentte hava kirliliği zirveye çıktı! Göz gözü görmüyor
00:30Arabanın altında kalmaktan son anda kurtuldu! Dengesi kaybolunca...
02:58Evcil hayvan sahipleri dikkat! Çip için son tarihi kaçıranları para cezası bekliyor
01:00Güller ve Günahlar 10. Bölüm Fragmanı
00:12Güller ve Günahlar’ın tehlikeli ikilisi! ‘Şeytanın avukatları’ iş başında!
00:33Gençleri zehirleyeceklerdi! Bakan Yerlikaya duyurdu: Milyonlarca uyuşturucu hap ele geçirildi
04:45Mesleğinden vazgeçti, üretimine başladı! Gramı 700 liradan satılıyor: Risklerle karşı karşıyasınız
03:34Sisteme dayanamadı kariyeri 'sıfır'ladı: Almanya'da robot olacağıma köyümde çoban olurum
00:31Sultangazi'de yangında can pazarı! Su borusuna tutunarak kaçmak istedi, başaramadı
00:32Güllü'nün ölümüne ilişkin soruşturmada kızı Tuğyan tutuklandı
04:51Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklandı
00:38Tuğyan Ülkem Gülter: Gerçekler çıkacak ortaya
01:59Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklandı
04:25Emekli başçavuş kapıcının karısını vahşice öldürdü! Boşanma aşamasındaki eşi korkunç detayları anlattı
00:29Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in avukatları davadan çekildi: Yeterli şüphe oluştu
00:21Minibüsün çarptığı küçük Miraç kurtarılamamıştı! Yürek yakan kazanın görüntüsü ortaya çıktı
00:29Ukrayna'da Türk gemisine saldırı! Dışişleri'nden açıklama geldi
01:32Ukrayna'da Türk gemisine saldırı! Dışişleri'nden açıklama geldi
00:26Ankara'da toplu ulaşıma zam yapıldı