Molatik Gündem: Bu hafta nelere Molatik olduk? (16 Nisan 2021)

Molatik Gündem’in ikinci bölümüyle karşınızdayız. Malum her hafta karşınıza o hafta nelere Molatik olduğumuzu yazıyoruz. Bu hafta da hangimiz hangi konuya Molatik oldu? Gelin bakalım gündemde neler varmış…

Molatik Gündem: Bu hafta nelere Molatik olduk? (16 Nisan 2021)

Çile bile çekse izleriz

Çile bile çekse izleriz
Bu hafta Altın Portakal'da yarışan Türk filmlerine Molatik oldum. Eskiden, mesela şöyle bir 10 yıl önce çok daha fazla takip ediyordum bu filmleri. Uzun bir aradan sonra şimdilerde tekrar Altın Portakal filmlerini merak ettim. İlk olarak Yeşim Ustaoğlu'nun 'Tereddüt'ünü izledim. 'Pandora'nın Kutusu' ile etkileyici bir aile hikâyesi anlatan, son sahneyle izleyiciyi can evinden vuran Ustaoğlu birçok ödül kazanan 'Tereddüt'te bence vermek istediği mesajı çok da güçlü bir şekilde verememiş. Bir psikiyatrist ile travmatik şeyler yaşayan, küçük yaşta evlendirilen bir genç kadın karakter başrolde. Terapi sahnesindeki tiyatrallık beni çok rahatsız etti maalesef. Altın Portakal'da 'En İyi Kadın Oyuncu' ödülünü kazanan Ecem Uzun'a öyle çok bayılmadım ama elbette filmi götüren de onun performansı. 'Tereddüt'ün genelini mesela 'Pandora'nın Kutusu'na göre pek parlak bulamadım. Ama Yeşim Ustaoğlu kıymetli yönetmenlerimizden biri. Dolayısıyla çile bile çekse izleriz...

Mayk Şişman
 

Kripto paralar nereye gidiyor?

Kripto paralar nereye gidiyor?
Son yıllar da hayatımıza giren ve hızla fenomen haline gelen kripto paralara Molatik oldum. “Nasıl çıktı, ne diye çıktı, çıkma amacı neydi?” gibi soruları gündeme getirmesinin yanı sıra asıl sorulan soru “Kripto paralar nereye gidiyor?” sorusu oldu. Cidden kripto paralar nereye gidiyor? Eskiden “Altın güvenli liman” deyip altın alır, “Döviz de almak lazım” deyip döviz alırdık şimdilerde ise çevremizdeki herkes parasını kripto paralarda değerlendiriyor. Bir kesim “Hiç bulaşmayayım yakında patlar” diyerek uzak duruyor bir taraf da kendini kaptırdı gitti. Bu kadar çok tutulması haliyle herkes gibi bende de bir şüphe oluşturdu ama teknoloji bu, son on yılda hayatımız nasıl değişti baksanıza. Önümüzdeki on yıla da kripto paralar damga vuracak gibi. Hayatımızı da kökten değiştirecek sanırım…

Not: Yatırım tavsiyesi değildir.

Selçuk Bulut
 

İnsan ilişkileri çok kırılgan

İnsan ilişkileri çok kırılgan
Ben bu hafta "Birçok şeye Molatik oldum" desem yeridir. Kırılgan insan ilişkileri, psikolojimiz, beynimiz, memlekette olan gerginlik derken bir sürü şey... Ama en çok hayatlarımızın ve insan ilişkilerimizin ne kadar kırılgan olduğuna Molatik oldum. Tek bir söz, tek bir davranış, tek bir hareket ilişkilerimizi yıkmakla kalmıyor bazen hayatlarımızı da mahvedebiliyor. Hem bu kadar basit hem de bu kadar detaylı yaratıklar olmamız gerçekten çok garip. Beynimiz, ruhumuz anlam verilemeyecek bir derinliğe sahip ama aslında da çok basitiz. Bu ince tezatlığın arasındaki kırılganlığın üzerine çokça durdum bugün. Sanki ince bir cam üzerindeymişiz gibi. "Çıt" bitti.  Her şey bir anlık. Bir anda bir sürü şey değişiyor ama bir o kadar da anda kalamıyoruz. Garip. Daldan dala bir yazı oldu. Bu hafta da öyle daldan dala birçok şeye Molatik oldum.

Fazilet Şenol
 

'Love love baby'

'Love love baby'
Evde oturarak en Molatik olduğum konu tabii ki ‘pandemi’. Özellikle de hayatımızın tamı tamına 2 senesinin bomboş geçmesi. Evet, kendimizle baş başa kaldık, yalnızlığı sevdik belki kimimiz, kitaplar okuduk, belki hiç izleyemediğimiz kadar film-dizi bile izlemiş olabiliriz hatta birileri sporu hayatında alışkanlık haline getirmiş bile olabilir. Ama inanın bi’ Yay burcuysanız yalnız başına yaptığınız her aktivitenin boğucu etkisini göz ardı edemiyorsunuz. Gezmek, görmek, sohbet, konserler, tiyatrolar, sinemalar kısacası kalabalık hayat o kadar özlendin ki kardeşim… Gelelim asıl konuya!

Aşk, evet aşk! 'Love sektörü' bitti arkadaşlar. İlişkiler çok garip haller almaya başladı. Yaşlarımız geçiyor heey! Kimse kusura bakmasın ama ben bu beni 25 yaşımdayken 55 yaşında hissettiren 2 seneyi hayatımdan silip atmak istiyorum. Sayılmasın, yaş olarak kazanılmasın efendim. Sizin de benimle aynı fikirde olduğunuzu biliyorum. Biliyorum, yalnız değilim! Teşekkürler.

Selin Nur Ceylan

Az iş çok laf!

Az iş çok laf!
Siz de ona rastladınız mı? En iyi maili ben atarım. Bir cümle içinde en az üç İngilizce kelime kullanılan toplantılar yaparım, setler ederim pardon. Yetti beeh. Ben işlerin neden zorlaştığına Molatik oldum bu hafta. Yanıtı basit; ilk 15 dakikasından sonraki saatlerde, sadece çenelerin tükendiği toplantılar. Her işi ben bilirim şöyle de set ederim böyle de toparlarım. Sonra bir toplantı özeti mail yoluyla herkese update! Sonuç az iş çok laf.

Bilge Şenel

 
Bu makaleye ifade bırak