23.11.2025 - 02:00 | Son Güncellenme:
DİDEM SEYMEN - Göz çevresinin yalnızca estetik bir detay değil, yüzün tüm ifadesini belirleyebilen dinamik bir merkez olduğunu hatırlatan Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ufuk Askeroğlu, yeni nesil cerrahi yaklaşımlara dair merak edilen noktaları gündeme taşıdı.
Estetik alanında her yıl yeni bir kavram öne çıkıyor fakat bazıları yalnızca geçici bir akım olmaktan çıkıp yeni bir dönem başlatıyor. 2025’in en belirgin estetik eğilimi tam da bu kategoriye giriyor: Göz çevresine yapılan anatomik düzenlemelerle elde edilen daha dinamik, daha kalkık ve daha genç bakışlar. Bu yaklaşım, dünyada “Cat Eyes”, “Fox Eyes” gibi isimlerle bilinse de, Türkiye’de özellikle “Bella Eyes” ve “Trinity Lift” teknikleri de bu kavramlardan bazıları.
Bu tekniğin arka planında ileri cerrahi teknikler, endoskopik görüntüleme ve yüz anatomisine detaylı hâkimiyet yatıyor. Yani konu, filtreli fotoğrafların çok ötesinde; ciddi bir bilimsel yaklaşım ve teknik bilgi gerektiriyor.
Bilimsel yaklaşım
Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ufuk Askeroğlu, hem “Bella Eyes” tekniğini hem de “Trinity Lift” yaklaşımını bilimsel bir perspektiften şöyle anlatıyor:
“Bella Eyes, aslında yalnızca bir ‘çekik göz’ uygulaması değildir. Periorbital bölgenin doğal anatomik vektörlerini yeniden düzenleyen, göz çevresini destekleyen kas ve bağ dokularını daha dinamik bir pozisyona taşıyan bir cerrahi konsepttir. Amaç, o canlı ve diri ifadeyi yeniden kazandırmaktır.”
Orta yüz hattı da tasarlanıyor
“Endoskopik cerrahi teknikler sayesinde artık çok küçük kesilerle oldukça geniş bir alana hâkim olunuyor. Saçlı deriden yapılan yaklaşık 2 cm’lik kesilerle gözler şekillendiriliyor, orta yüz bölgesine kadar inerek gençliğin sembolü olan dinamik orta yüz hattı yeniden tasarlanıyor. Böylece düşük gözler doğal anatomisine uygun konuma getiriliyor, orta yüz yukarı doğru taşınarak bir gençleşme sağlanıyor.”
Gözün yapısı zorlanmamalı
“Bella Eyes ve Trinity Lift tekniklerinin ortak yönü, yüzü değiştirmeye çalışmak yerine kişinin kendi dinamiklerini ortaya çıkarmasıdır. Gözün yapısını zorlamadan, mimikleri bozmadan, yüzün genel oranlarına uyumlu doğal bir açıklık ve canlılık elde etmek hedeflenir. Bu nedenle kişiye özel planlama son derece önemlidir. Ayrıca bu operasyon erkeklere de uygulanabiliyor. Özellikle 30’lu yaşların ortasından itibaren göz çevresindeki yorgunluk ifadesi belirginleştiği için, 25–55 yaş aralığı en sık başvuran grup hâline gelmiş durumda.”
Orantılı sonuçlar
2025 estetiğinin ana karakteri “fazla yapılmış” görünümlerden uzaklaşarak daha doğal ama dinamik bir ifade yaratmak. Yüzün bütününe bakan, derin anatomiyi dikkate alan yaklaşım standart hâline geliyor. Göz çevresi ise bunun en güçlü başlangıç noktası. Yaşlanma belirtilerinin en erken göründüğü bu bölgede yapılan minimal ama sistemli dokunuşlar, kişinin görünümünü yenileyebiliyor. Yeni nesil endoskopik teknikler ile izler minimuma inerken, iyileşme süreci de geçmiş yıllara göre belirgin şekilde hızlanmış durumda.

Bir haftada sosyal hayata dönüş
Yaklaşık 1.5 saat süren endoskopik işlem, küçük kesilerle yapıldığı için hastaların çoğu ertesi gün günlük düzenine dönebiliyor. Sosyal hayata dönüş ise genellikle bir hafta içinde mümkün. Yine de cerrahi bir işlem olduğundan, ilk 10 gün yüz üstü yatmamak ve göz çevresini sudan korumak gibi kurallara dikkat etmek gerekiyor.