26.07.2026 - 02:00 | Son Güncellenme:
DİDEM SEYMEN - Her yıl 28 Temmuz’da farkındalık amacıyla kutlanan Dünya Hepatit Günü, viral hepatitlere karşı farkındalığın artırılması, erken tanının teşvik edilmesi ve korunma yöntemleri konusunda toplumun bilinçlendirilmesi amacıyla gerçekleştiriliyor. Uzmanlar, hepatitin çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çekerek, özellikle risk grubunda yer alan bireylerin düzenli tarama yaptırmasının ve aşı ile korunulabilen hepatit türlerine karşı bağışıklık durumlarını kontrol ettirmelerinin büyük önem taşıdığını vurguluyor.
Hepatit, karaciğer dokusunda iltihaplanmaya neden olan ve dünya genelinde önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam eden hastalıklar arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl milyonlarca kişi viral hepatit nedeniyle tedavi görüyor ve yüz binlerce kişi hastalığın neden olduğu siroz veya karaciğer kanseri nedeniyle yaşamını yitiriyor. Pek çok kişide uzun yıllar hiçbir belirti vermeden ilerleyebilen hastalık, bu nedenle "sessiz salgın" olarak da tanımlanıyor.
Medicana Kadıköy Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Demet Yalçın, viral hepatitlerin erken dönemde fark edilmesinin hem bireysel sağlık hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Karaciğer hasarı belirli bir seviyeye ulaşıncaya kadar birçok kişide herhangi bir şikâyet görülmeyebilir. Bu nedenle risk grubunda bulunan bireylerin düzenli tarama yaptırması ve aşı ile korunulabilen hepatit türlerine karşı bağışıklık durumlarının değerlendirilmesi önem taşır" dedi.

Birçok farklı türü bulunuyor
Hepatit; virüsler, bazı ilaçlar, alkol kullanımı, toksik maddeler veya bağışıklık sistemi hastalıkları nedeniyle gelişebilse de en sık viral enfeksiyonlar sonucu ortaya çıkıyor. Özellikle Hepatit A, B, C, D ve E virüsleri farklı bulaş yolları ve klinik seyirleriyle birbirinden ayrılıyor.
Uzm. Dr. Demet Yalçın, hepatit türleri arasındaki temel farkları şöyle açıkladı:
■ Hepatit A: Genellikle kirli su ve gıdalar yoluyla bulaşır. Çocukluk çağında daha sık görülür ve çoğunlukla kronikleşmeden iyileşir. Aşı ile korunmak mümkündür.
■ Hepatit B: Kan ve vücut sıvılarıyla bulaşabilir. Doğum sırasında anneden bebeğe geçiş de görülebilir. Kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanseri riskini artırabilir. Etkin aşısı bulunmaktadır.
■ Hepatit C: En sık kan yoluyla bulaşır. Uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebilir. Günümüzde yüksek başarı oranına sahip antiviral tedaviler uygulanabilmektedir.
■ Hepatit D: Sadece Hepatit B enfeksiyonu bulunan kişilerde görülür ve hastalığın daha ağır seyretmesine neden olabilir.
■ Hepatit E: Daha çok hijyen koşullarının yetersiz olduğu bölgelerde kirli su aracılığıyla bulaşır. Çoğu vakada kendiliğinden iyileşse de gebelerde ciddi seyredebilir.
Viral hepatitlerin erken döneminde çoğu zaman belirgin bir yakınma görülmediğine dikkat çeken Uzm. Dr. Demet Yalçın, hastalık ilerledikçe halsizlik, iştahsızlık, mide bulantısı, karın ağrısı, koyu renk idrar, cilt ve gözlerde sararma gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini söyledi.
Şikâyetlerin başka hastalıklarla karıştırılabilmesi nedeniyle yalnızca belirtilere göre değerlendirme yapılmasının yeterli olmadığını ifade eden Yalçın, özellikle sağlık çalışanları, sık kan ürünü alan hastalar, diyaliz hastaları, kronik karaciğer hastalığı bulunan bireyler ve riskli temas öyküsü olan kişilerin düzenli olarak tarama testlerinden geçmesinin önem taşıdığını vurguladı.
Aşılama ve tarama toplum sağlığını koruyor
Viral hepatitlerin önemli bir bölümünün korunabilir hastalıklar arasında yer aldığını belirten Uzm. Dr. Demet Yalçın, alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:
■ Aşı takviminin tamamlanması: Özellikle Hepatit A ve Hepatit B’ye karşı geliştirilen aşılar, hastalığın önlenmesinde etkili koruma sağlar.
■ Güvenli kan ve tıbbi uygulamalar: Kan ürünlerinin uygun şekilde taranması ve steril tıbbi malzemelerin kullanılması bulaş riskini azaltır.
■ Kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmesi: El hijyeni ile temiz su ve güvenilir gıda tüketimi özellikle Hepatit A ve E enfeksiyonlarından korunmada önem taşır.
■ Risk grubundaki bireylerin düzenli taranması: Erken tanı sayesinde hastalık ilerlemeden uygun takip ve tedavi planlaması yapılabilir.
Düzenli tarama komplikasyonu azaltır
Son yıllarda özellikle Hepatit C tedavisinde önemli gelişmeler yaşandığını belirten Uzm. Dr. Demet Yalçın, günümüzde birçok hastada başarılı sonuçlar elde edilebildiğini ifade etti.
Yalçın, "Viral hepatitlerle mücadelede en önemli unsur, hastalığın erken dönemde tespit edilmesidir. Düzenli taramalar, uygun aşılama programları ve toplumun bilinçlendirilmesi sayesinde hem karaciğer hastalıklarının hem de hepatite bağlı ciddi komplikasyonların azaltılması mümkündür. Dünya Hepatit Günü, bu konuda farkındalığın artırılması açısından önemli bir fırsat sunmaktadır" dedi.