22.03.2026 - 02:01 | Son Güncellenme:
PROF. DR. HALUK ÇOKUĞRAŞ - Bununla birlikte bazı durumlarda daha ciddi hastalıkların ilk işareti de olabilir. Bu nedenle ateşi doğru değerlendirmek, doğru ölçmek ve hangi durumlarda doktora başvurulması gerektiğini bilmek büyük önem taşır.
Çoğu zaman ateş; enfeksiyonlara, iltihabi süreçlere veya vücuda giren yabancı maddelere karşı bağışıklık sisteminin verdiği bir yanıttır.
Mikropların önemli bir kısmı normal vücut ısısında çoğalabildiği için vücut ısısını yükselterek bu mikroorganizmalarla mücadele etmeye çalışır. Bu nedenle ateş çoğu zaman vücudun mikroplarla savaşının bir göstergesidir. Ancak ateş her zaman masum olmayabilir. Basit bir üst solunum yolu enfeksiyonundan kaynaklanabileceği gibi menenjit gibi ciddi hastalıkların da habercisi olabilir.
Ateşli havale: Ailelerin en büyük korkusu
Anne babaların ateşli hastalıklarda en çok korktuğu durumlardan biri ateşli havaledir. Ateşli havaleler genellikle 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda, en sık da 12-18 ay döneminde görülür. Erkek çocuklarda biraz daha sık rastlanır ve bazı ailelerde genetik yatkınlık olabilir. Vakaların yaklaşık üçte birinde tekrar görülebilir.
Çoğu ateşli havale beyinde kalıcı hasar bırakmaz. Ancak bazı durumlarda mutlaka tıbbi değerlendirme gerekir. Özellikle havalenin 5 dakikadan uzun sürmesi, çocuğun 6 aydan küçük olması, 24 saat içinde tekrar etmesi durumlarında acil tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
Çocukluk çağında ateş oldukça sık görülen bir durumdur ve çoğu zaman vücudun enfeksiyonlarla mücadele ettiğini gösteren doğal bir savunma mekanizmasıdır.
Önemli olan ateşi doğru ölçmek, çocuğun genel durumunu iyi değerlendirmek ve riskli belirtileri tanıyabilmektir.
Unutulmamalıdır ki; ateş çoğu zaman zararlı değil, vücudun verdiği önemli bir uyarıdır. Önemli olan bu uyarıyı doğru okumaktır.
Ateş yükselirken vücutta neler olur?
Ateş yükselmeye başladığında çocuklarda bazı belirtiler ortaya çıkar. Çocuk genellikle üşüme ve titreme hisseder. Vücut ısısındaki her 1 °C’lik artış kalp hızını dakikada yaklaşık 20 atım artırır. Aynı şekilde solunum da hızlanır.
Ateşli dönemlerde vücudun sıvı ihtiyacı artar. Ateş yükseldikçe eller ve ayaklar soğuyabilir ve ciltte mermer taşını andıran benekli bir görünüm oluşabilir. Çocuk terlemeye başladığında ise ateş düşme eğilimine girmiş demektir.
Ateşi doğru ölçmek paniği önler
Sadece elle dokunarak ateş değerlendirmesi yapmak doğru değildir ve gereksiz endişelere ya da tetkiklere yol açabilir. Çocuğun başının veya yanaklarının sıcak olması her zaman ateş olduğu anlamına gelmez.
Ateş ağızdan, koltuk altından, rektal yolla veya kulaktan ölçülebilir. Koltuk altından ölçüm yapılacaksa bölgenin temiz ve kuru olması gerekir. Bu yöntemle 37.7 °C üzeri ateş olarak kabul edilir. Ağız içi ve rektal ölçümlerde değerlerin 0.5-1 °C daha yüksek olabileceği unutulmamalıdır. Günümüzde güvenlik nedeniyle civalı termometreler artık daha az tercih edilmektedir.
En sık yapılan hata fazla giydirmek
Ateş yükselirken yapılan en sık hatalardan biri çocuğun üstünü kalın şekilde örtmektir. Oysa bu durum ateşi daha da artırabilir.
Ateşi olan çocuklar ince kıyafetler giymelidir. Bebeklerde bir zıbın, daha büyük çocuklarda tişört ve ince pijama yeterlidir. Çocuğun fazla giydirilmesi ateşin yükselmesine, sıvı kaybına ve hatta havale riskinin artmasına neden olabilir.
Hastalığı ortadan kaldırmaz
Ateşli dönemde sıvı ihtiyacı arttığı için çocuklara bol miktarda sıvı verilmesi önemlidir. Doktor önerisi varsa ateş düşürücü ilaçlar çocuğun kilosuna uygun dozda kullanılabilir. Ancak ateş düşürücülerin amacı yalnızca çocuğu rahatlatmaktır; ateşe neden olan hastalığı ortadan kaldırmazlar.
Çocukluk çağında ateşin en sık nedeni kendiliğinden geçen viral enfeksiyonlardır. Bu nedenle genel durumu iyi olan, rahat uyuyan ve oyun oynayabilen çocuklarda ateş 38 °C’nin altında ise ateş düşürücü verilmesi genellikle önerilmez.
Farklı ateş düşürücülerin birlikte kullanılması ya da ateş düşmedi diye aynı ilacın sık aralıklarla tekrarlanması toksik etkilere yol açabilir. Ateş düşürücülerin de yan etkileri olabileceği unutulmamalıdır.
Bu belirtiler varsa hemen doktora!
, Çocuğun belirgin şekilde bitkin olması
, Beslenmeyi reddetmesi
, Nefes darlığı
, Şiddetli baş ya da göğüs ağrısı
, Kırmızı-mor döküntüler
, Kusma
, Boyun hareketlerinde kısıtlılık
, Kol veya bacaklarda hareketsizlik
, Havale
, Bilinç bulanıklığı
, Şiddetli karın ağrısı
, Balgam çıkarma
, İdrar yaparken zorluk, idrar renginde bulanıklık
, Kulak ağrısı
, Kanlı ishal
, Çocuğun kalp, böbrek veya akciğer hastalığı gibi kronik bir hastalığı varsa ya da ateş 2-3 günden uzun sürüyorsa hemen doktora başvurulmalıdır.
Sağlıklı günler dilerim.