05.07.2026 - 02:01 | Son Güncellenme:
GÖRKEM EVCİ - Çin, biraz ekonomi ve dış politika haberi okuyan herkes için “Dünya ekonomisindeki yeri gittikçe artan büyük bir güç.” Belki bundan birkaç sene öncesine kadar Çin’e dair algımız ‘ucuz ürünler’den ibaretken bugün birçok kişinin elinde gördüğümüz Çin malı cep telefonu, kulaklık, tablet, akıllı saat gibi ürünler Çin’in teknoloji ve dijitalleşme alanında ulaştığı düzeyin işaretlerinden. Ancak Çin’deki yaşamı yerinde görmek, bu konuda yepyeni ve şaşırtıcı pencereler açıyor.

Çin -biraz abartılı söylemek gerekirse- hem kültürel farklılıklar hem de gündelik yaşamda göze çarpan ilginç uygulamalar nedeniyle ‘farklı bir ülke’den ziyade ‘farklı bir gezegen’ hissi uyandırıyor. Bunda hiçbir şekilde yakınlık kuramadığınız alfabenin, güçlü dil bariyerinin, farklı yemek kültürünün de payı var şüphesiz. Çin’in ‘farklı bir gezegen’ kadar uzak oluşu, Batı ülkelerinin Türkiye’de yaşayanlar için en azından popüler kültürden aşina olduğu, tercih edilmese bile maruz kaldığı, küreselleşmede ağır basan taraf olmasıyla da ilgili. Ancak gözden ve ülkemizden ırak bu ülkeyi benim için ilginç kılan asıl şey teknoloji, dijitalleşme ve bunun gündelik yaşamda kullanımı oldu.
Çin’in dijital dünyasının bizden en önemli farklı “süper uygulamalar”ın yaygın kullanımı. Türkiye’de mesajlaşma için ayrı, etkinliklere bilet almak için ayrı, ulaşımda ayrı, yemek siparişi için ayrı mobil uygulamalar kullanılırken Çin’de tüm bunları bir arada sunan “süper uygulamalar” var. Tek bir uygulama ile bir gün içinde gereken her işinizi halledebiliyor; izlediğiniz videodaki bir eşyayı, o uygulamadan çıkmadan satın alabiliyorsunuz.

Şanghay’da iki cep telefonu ve mikrofonla sokakta canlı yayın yapan bir genç.
Sokak müzisyeni bile QR kullanıyor
Süper uygulamaların içindeki ödeme hizmeti ise fiziksel parayı neredeyse tamamen ortadan kaldırmış. Çin’de nakit para pek kullanılmadığı gibi kredi kartları da tercih edilmiyor. Ödemeler, bu süper uygulamalar aracılığı ile yapılıyor. Bu uygulamalara ‘e-cüzdan’ gibi para yüklemek de mümkün, doğrudan banka ya da kredi kartını bağlamak da… Sonra ödeme için tek yapmanız gereken telefonunuzdan QR kod okutmak.
Bu durum, nakit paranın hiç kullanılamadığı anlamına gelmiyor. Ancak para kullanan birini görmek de neredeyse imkânsız. Kasiyerlere nakit para verdiğinizde de çoğu zaman pek kullanılmayan bir bölmeden para aldıklarını ya da paketlenmiş olarak duran paraların içinden para üstü vermeye çalıştıklarını görüp kimseyi böyle büyük bir zahmete sokmamak için Çin’e ayak uydurmaya başlıyorsunuz.
Nakit para ya da kredi kartı, Çin’e başka bir gezegenden geldiğinizin işareti gibi… Başkent Pekin’de bir metro çıkışında, yanında yaşlı babasıyla dilenen birinin boynunda asılı kağıtta kocaman bir QR kod, altında da ödeme uygulamalarının logolarını gördüğümde durumun ciddiyetini daha iyi kavradım. Aynı şekilde sokak müzisyenleri de dinleyiciler arasında ‘şapka dolaştırmak’ yerine önlerine QR kod yazılı bir tabela koyuyor. Müzisyenlerden ‘istek şarkınız’ varsa, bunun yolu da yine QR’dan geçiyor: Şanghay’da nehrin kenarında müzik yapan gençleri dinleyenler, tabeladaki kodu okutup bağlandıkları sitede şarkıyı seçiyor, böylece sıraya alınıyordu. Bu gençlerden birinin sokakta bateri çalıyor oluşu da başka bir ilginçlik.

Pekin’de bisikletlere geniş yollar ayrılmış
Elektrikli araç sessizliği
Metroya binmek ya da taksi çağırmak için de süper uygulamaları kullanıyorsunuz. Özellikle Pekin’de taksi çağırdığınızda çok büyük çoğunlukla elektrikli araçlar geliyor. Çin’de elektrikli araçlar plakalarıyla da ayrılıyor. Bu nedenle yollarda elektrikli araçlara verilen yeşil plakaları daha sık görüyorsunuz. Çinli firmaların ürettiği otomobillerin yanı sıra Tesla başta olmak üzere ithal otomobiller de dikkat çekiyor. Elektrikli araçların yaygınlığı, motor gürültüsünü ortadan kaldırdığından trafiği oldukça sessiz bir hâle getiriyor.
Sürücülerin kullandığı navigasyon uygulamaları da dikkat çekici. Bunlar da diğer uygulamalar gibi Çinli firmalara ait. Basit bir haritadan daha detaylı ve okuması kolay bir görselliği olan bu uygulamalara, şehirdeki trafik ışıkları da gerçek zamanlı olarak yansıyor. Böylece varış süreci nokta atışı bir tahmine ulaşırken henüz varmadığınız bir ışığa göre hazırlık da yapabiliyorsunuz.
Trafikteki bir diğer dikkat çekici nokta yol kenarlarında bisiklet ve motosikletlere ayrılmış geniş bölümler. Şahsi bisiklet ve motosikletlerini kullananlar olduğu gibi bu araçları anlık olarak kiralamak da mümkün. Özellikle başkent Pekin’de, düz bir şehir olmasının da avantajıyla bisiklet kullanımı çok yaygın. Kiralık olanlar belli bölgelerde yol kenarlarında park hâlinde duruyor ve kiralama işlemi elbette yine cep telefonunuzdaki süper uygulamalar aracılığıyla yapılıyor. Bisikletlerin farklı renkleri, farklı uygulamalara ait olduklarını gösteriyor.
Dil bariyeri kalkıyor
Çin’de temel düzeyde de olsa İngilizce iletişim pek mümkün değil. Taksiciler ve diğer esnaf bu sorunu da teknoloji ile çözüyor. Sesli çeviri uygulamalarının kullanımı yaygın. Konuştuğum bir otel görevlisi de İngilizcesi yetersiz kaldığında sohbeti sadece çeviri için kullanılan bir cihaz aracılığıyla sürdürdü. Çinli medya yetkilileri de çeviri konusunda yapay zekânın sunduğu imkânın büyük kolaylık sağladığını vurguluyor. Bu sayede Çinli firmalar tarafından özellikle sosyal medya için üretilen ‘kısa videolar’da yalnızca Çince seslendirme yapılıyor. Yapay zekâ, bu metni onlarca farklı dile çeviriyor ve seslendirmeyi de yine aynı ses üzerinden kendisi yapıyor. Çinliler, böylece Çin dışında geniş kitlelere ulaşmanın maliyet, zaman ve emek açısından çok kolaylaştığını belirtiyor.
Çin’de medya alanında çalışanlar, internet yayınlarının gücü ve önemine vurgu yaparken, sokakta da benzer bir manzara var. Şanghay’da bir bankta oturup mikrofon ve cep telefonu ile sosyal medyada canlı yayın yapan bir gence ya da gece Hangzhou’da bir yandan el ürünü hediyelikler üretip satış yaparken bir yandan da bu görüntüleri canlı olarak yayınlayan bir esnafa rastlayabiliyorsunuz.
Her yer ‘şarj otomatı’
Her şeyin cep telefonuna bağlandığı bu “evren”de şarjın bitmesi, kulağa bir felaket senaryosu gibi gelebilir. Ancak Çinliler bunu da düşünmüş. Sokaklarda hemen her köşe başında, dükkânların girişinde ‘powerbank otomatları’ var. Bu cihazlar sayesinde cep telefonunuzla bir powerbank kiralayıp işiniz bittiğinizde yine bu otomatlara bırakabiliyorsunuz.
Kamera sadece görmüyor, yorumluyor
Hangzhou’da ziyaret ettiğim bir teknoloji şirketi ise teknoloji ve yapay zekânın çok daha ciddi alanlarda kullanımı üzerine çalışıyor. Örneğin yapay zekâ destekli güvenlik kamerası, bir yerin görüntüsünü kaydetmekle kalmıyor, görüntüye dair her veriyi yorumluyor. Görüntüdeki kişilerin fiziksel özelliklerini ayırt edebiliyor, verilen komuta göre “elinde su şişesi bulunan” insanları işaretleyebiliyor. Bir otoparktaki arabaları rengine ayırıp seçebiliyor. Kameranın çektiği kalabalık bir parkta acil bir durumda insanların nasıl tahliye edilebileceğiyle ilgili senaryolar oluşturabiliyor.

Uzaktan sağlık hizmeti
Aynı firma, özellikle yaşlılar için uzaktan sağlık hizmeti sunan bir uygulamaya da sahip, gerçekte üzerinizi değiştirmeden kıyafet seçebildiğiniz teknolojik ‘ayna’ya ya da el hareketleri ile kontrol edebildiğiniz küçük bir robota da…
İnsansız ekipmanlar
Yine Çin’de medya şirketleri ‘artırılmış gerçeklik’ (AR) teknolojisi ile stüdyoları, dolayısıyla başta haberler olmak üzere yayınları daha ilginç kılma konusunda iddialı. Stüdyolar, fiziksel dekorlar yerine ekranlar aracılığıyla dijital olarak oluşturuluyor; haberdeki helikopter, aniden spikerin yanına inebiliyor. Bu yayınlardaki ekipmanlar da robotik. Örneğin insansız kameralar, stüdyoda hareket eden sunucuya göre açısını ve konumunu değiştirebiliyor.

Her köşede bulunan ‘powerbank otomatları’
Robot polis ve servis elemanı
Çin’de gündelik hayatın içinde kullanılan robotlar görmek mümkün. Çin’in teknoloji ve e-ticaret merkezi Hangzhou’da (Hancu) bir otelde odalara yemek götürmek için küçük bir robot kullanılıyor. Otel dışından yemek sipariş ettiğinizde kuryenin getirdiği paket, otelin girişindeki bu robota bırakılıyor. Kendi kendine asansöre binip doğru katta inecek şekilde programlanan robot, kapınızın önüne geldiğinde de size sesleniyor. Yine Hangzhou’da robot polise de rastladım. Bir polis noktasının önünde duran bu robot asayiş olaylarına müdahale etmese de bilgilendirme amacıyla kullanılıyor.