PazarBeyin piliyle yeniden hayat

Beyin piliyle yeniden hayat

19.04.2026 - 02:00 | Son Güncellenme:

Psikiyatrik hastalıklar, özellikle tedaviye dirençli vakalarda bireyin günlük yaşamını önemli ölçüde kısıtlayabilen klinik tablolar arasında yer alır. Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) gibi durumlarda, temel günlük aktivitelerin sürdürülmesi dahi zorlaşabilir. Derin beyin stimülasyonu ise uygun hastalarda sinirsel devreleri düzenlemeyi hedefler

Beyin piliyle yeniden hayat

DİDEM SEYMEN - Psikiyatrik hastalıkların bir kısmı, uzun süreli tedavilere rağmen kontrol altına alınamayabilir. Özellikle obsesif kompulsif bozukluk, tekrarlayan düşünceler ve bu düşünceleri azaltmaya yönelik davranışlarla karakterizedir. Zamanla bu durum, bireyin sosyal yaşamdan iş hayatına kadar pek çok alanda kısıtlanmasına neden olabilir.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Bu noktada Medicana Kadıköy Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Hakan Şimşek, tedaviye dirençli vakalarda multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çekerek, ileri tedavi seçeneklerinin belirli hasta gruplarında değerlendirilebildiğini ifade ediyor.

Uzun yıllar süren OKB’nin etkileri

Obsesif kompulsif bozukluk, uzun yıllar devam ettiğinde bireyin yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürebilir. 40 yaşındaki Emrah Gelen de yaklaşık 20 yıl boyunca bu hastalıkla mücadele etti.

Bu süreçte kişisel bakım, toplu taşıma kullanımı ve sosyal ortamlara katılım gibi günlük aktiviteler ciddi şekilde zorlaştı. Farklı ilaç tedavileri uygulanmasına rağmen belirgin bir iyileşme sağlanamadı. Zamanla artan semptomlar, psikolojik yükü de beraberinde getirdi.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Beyin piliyle yeniden hayat

Multidisipliner değerlendirme süreci

Haberin Devamı

Tedaviye dirençli psikiyatrik hastalıklarda, doğru yaklaşımın belirlenmesi için farklı uzmanlık alanlarının birlikte değerlendirme yapması önem taşır. Psikiyatri, nöroloji ve beyin cerrahisi ekiplerinin ortak kararıyla tedavi seçenekleri şekillendirilir. Op. Dr. Hakan Şimşek, bu sürecin önemini şu sözlerle ifade ediyor: “ Cerrahi tedaviler her hasta için uygun değildir. Bu nedenle hastanın geçmiş tedavi öyküsü, mevcut durumu ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir.”

Haberin Devamı

Derin beyin stimülasyonu, beynin belirli bölgelerine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla uygulanan bir yöntemdir. Bu sistem üzerinden verilen elektriksel uyarılar, bozulmuş sinirsel devrelerin düzenlenmesini hedefler.

Op. Dr. Şimşek, yöntemin temel prensibini şöyle açıklıyor: “Bu uygulama, beyindeki işlevsel dengenin yeniden düzenlenmesine yardımcı olmayı amaçlar. Hastalığa bağlı belirtilerde azalma sağlanabilir.”

Haberin Devamı

Yöntemin geri dönüşümlü olması ve hastaya özel ayarlanabilmesi, tedavi sürecinde esneklik sağlayan unsurlar arasında yer alır.

Uygulama süreci ve değişim

Gerçekleştirilen cerrahi müdahale sonrasında cihazın aktive edilmesiyle birlikte süreç kademeli olarak ilerler. Klinik gözlemler, bazı hastalarda birkaç ay içinde günlük yaşam aktivitelerinde belirgin değişiklikler görülebildiğini ortaya koymaktadır. Emrah Gelen, yaşadığı süreci şu sözlerle anlatıyor:

Haberin Devamı

“Uzun yıllar boyunca hayatım çok kısıtlıydı. En basit şeyler bile benim için büyük bir engeldi. Tedavi sonrası yavaş yavaş değişimi fark etmeye başladım. Artık tek başıma dışarı çıkabiliyorum, toplu taşıma kullanabiliyorum. Sosyal hayata yeniden katılabildim. Hayata yeniden başladığımı hissediyorum.”

Psikiyatrik hastalıklarda yeni bir seçenek

Derin beyin stimülasyonu, yalnızca nörolojik değil, psikiyatrik hastalıklarda da belirli durumlarda uygulanabilen bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Obsesif kompulsif bozukluk, tedaviye dirençli depresyon ve tourette sendromu gibi hastalıklarda kullanım alanı bulunmaktadır.

Bilimsel çalışmalara göre, obsesif kompulsif bozuklukta tedaviye yanıt oranlarının %50–70 arasında değiştiği bildirilmektedir. Bu oranlar, standart tedavilerden yeterli fayda sağlanamayan hastalar için alternatif bir yaklaşımın değerlendirilebileceğini göstermektedir.

Haberin Devamı

Beyin piliyle yeniden hayat

Doğru hasta seçimi ve beklenti yönetimi

Cerrahi tedavi seçeneklerinde en önemli unsurlardan biri, uygun hasta seçiminin yapılmasıdır. Her hastanın bu tür bir uygulama için uygun olmadığı ve kararın detaylı değerlendirme sonucunda verilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Op. Dr. Hakan Şimşek, sürece ilişkin şu değerlendirmeyi paylaşıyor: “Temel hedef, hastanın yaşam kalitesini artırmaktır. Bu nedenle tedavi sürecine dair gerçekçi beklentilerin oluşturulması büyük önem taşır.”

Günümüzde gelişen tıbbi yaklaşımlar, tedaviye dirençli psikiyatrik hastalıklarda farklı seçeneklerin değerlendirilmesine olanak tanımaktadır. Ancak her hastada bireysel değerlendirme yapılması ve uygun tedavi yönteminin belirlenmesi, sürecin en önemli adımlarını oluşturur.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler